boomer yönetmenlerin hala tarihi istedikleri gibi değiştirdiklerini gösteren bir garip film. wikipedia'nın, her şeyi en ince detayına kadar anlatan youtube kanallarının olmadığı 90'lar ve 2000'ler de yaşasak bir noktaya kadar yiyeceğiz de 2023 yılında hangi cesaretle tarihi bu şekilde değiştirebiliyor bu yönetmenler, anlayamıyorum.
filmdeki bütün tarihi saptırmaları geçtim, napoleon'un hayatında büyük önem arz eden insanlar yok; kardeşleri yok, o kardeşlerden biri ispanya, biri hollanda, biri de italya kralı, generalleri yok, o generaller kız kardeşleriyle evli ve savaşta bağlılıkları ve cesaretleriyle napoleon'a savaş kazandıran (bazen kaybettiren) adamlar. kim var? belki de en nefret ettiği talleyrand var.
tamam 2.5 saatte bütün avrupa'nın kaderini etkileyen bir kariyeri sığdıramazsın, ama sığmayacağı için de tek film olarak çekme o zaman? "nasıl olsa sığmaz" diye gidip kıta avrupasının en önemli anlaşmalarının yapıldığı yerleri atlayamazsın. kaldı ki josephine'le koltuk muhabbetlerine zaman var ama bir peninsular war, war of the fourth coalition'a zaman yok? bir de azıcık gemi sahnelerinin çoğunda h.m.s victory modelini kullanmışlar ama battle of trafalgar yok?
--- spoiler ---
bütün italya seferini atlamışlar mesela. kardeşim adamın kariyerinin esas başladığı yer orası; tuğgeneral olmasına rağmen parasızlıktan bilardo salonunun arkasında kiraladığı odada (zaten o dönem ortam sirk gibi, devrimci meclis herkesi general yapıyor) ortada hiç bir görev ya da emir yok iken, sırf antik roma merakından italya'nın dağ, tepe, ova her yerini inceleyip haritalamış, güney ordusunun başına geçtiğinde o kadar hazır ki, geçilmez denilen alp dağlarında unutulmuş geçitleri kullanıp hızıyla düşmanı şaşırtıyor. papa'yı anlaşmaya zorlaması bile film konusu: "italya'ya 20 bin (perperişan) askerle girdim ancak dağların arkasında bekleyen iyi tahkimli 40 bin askerim daha var" diyerek korkutuyor ama dağların arkasında asker falan yok, blöf yapıyor ve o anlaşmaya imzayı attırıyor.
bir de mısır seferi sırasında piramitlere ateş ederken göstermişler, ayıptır ulan, napoleon'un mısır seferi, antik mısır'ın anlaşılmasını, hiyerogliflerin çözülmesini sağlayan seferdir, napoleon bilim adamlarını bizzat kendi gemisinde birer aristokrat gibi ağırlayarak çıkmıştır o sefere. ayrıca josephine aldatıyor diye dönmüşlüğü falan yok, amiral horatio nelson fransız donanmasını yenilgiye uğratarak fransız ordusunun bütün tahkim hatlarını kesiyor, napoleon'un dönme kararı bu yüzden, zaten mısır'a giderken yanında paris'in çok ünlü opera sanatçısı olan metresini de getiriyor, josephine'e mektup atmaya devam ediyor ancak yana yakıla aşık olduğu italya seferi dönemlerinden çok farklı artık işler.
hırsım geçmedi bak, ekleyeyim dedim: austerlitz savaşı neredeyse tamamen fantezi olmuş. savaş karlı bir ortamda gösterilmiş. kimse tüfekle ateş etmiyor. herkes amaçsızca süngü hücumuna kalkıyor. sonrasında bütün avusturya ordusu donmuş gölün üstünde kalmış gibi gösteriliyor.
gerçeğinin bununla alakası yok, bir kere ortamda kar yok, yaklaşık 12 kilometreye yayılan bir alanda oluyor, beyoğlu'ndan zeytinburnu'na kadar bir alan gibi düşünün.napoleon'un savaştaki stratejisi, pratzen tepelerine konuşlanmış koalisyon kuvvetlerini bilerek zayıf bıraktığı (ve davout'un geleceği zamanı doğru hesaplayıp güçlendireceği) sağ kanadına doğru çekmek, bu sırada ana kuvvetleriyle pratzen tepelerine saldırıp, merkezi ele geçirmek. netekim savaş napoleon'un tam da hesapladığı şekilde gerçekleşir; davout zamanına gelerek zayıf sağ kanadı tahkim eder, napoleon ana kuvvetleriyle merkezde pratzen tepelerini ele geçirir ve sonrasında sağ kanadı çembere alır. işte bu sağ kanadın bir kısmı güneye doğru geri çekilirken, donmuş gölün ortasından geçmeyi dener, bu sırada top atışlarıyla kırılan buzun içinde 200 kişi kadar ölür. yani öyle bütün ordu falan kalmaz. austerlitz'in sonrasında olanlar daha da önemlidir ama şimdi üşendim yazmaya...
--- spoiler ---
kısacası yine napoleon sinema perdesine sığmamış, otobiyografi izlemeye geliyoruz, yönetmenin kafasında canlandırdığı, gerçeğiyle hiç ilgisi olmayan garip bir karakter izliyoruz. otur sıfır!
26.11.2023 · 48. sıra
songan
25.11.2023 00:42 ~ 13:08