kadıköy belediyesindeki grevden sonra maltepe, kartal, ataşehir ve beşiktaş belediyelerinde de greve başlandı. yıllarca akp'li belediyelerde asgari ücretle, kadrosuz, tazminatsız ve sendikasız çalışan işçilerin sesi soluğu çıkmazken, bu imkanların hepsine sahip maltepe belediyesi'ndeki işçiler, birkaç chp'li belediyenin yüksek ücret vermesini bahane ederek 4100 liralık ücret teklifini beğenmediler ve greve gittiler. şu an maltepe sokaklarında çöp yığınları oluşmaya başladı. böylece akp'nin 18 yıldır nasıl iktidarda kaldığını anlamış olduk. bir kez daha gördük ki insanlara değer verenler değil ezenler yaranıyor. boşuna dememişler marabanın sırtından sopayı eksik etmeyeceksin diye.
aralık ayında asgari ücret 3800 lira olmalı diyerek akp ile pazarlık masasına oturan disk, maltepe belediyesi'nin 4100 liralık ücret teklifini kabul etmeyerek işçileri greve götürdü. onların da ne kadar samimi olduklarını ve kimlere çalıştıklarını görmüş olduk. çöp edebiyatı ile iktidara gelen akp'nin bu kadar puan kaybedip dip yaptığı bir dönemde adeta yardımına yetişerek eline malzeme verdiler. hem de aynı malzemeyi. türkiye'de şu bir gerçek ki sağcı iktidarların düşmesi ne böyle sözde sendikaların, ne siyaset kahvehanesi olmuş oda birliklerinin, ne de uyduruk solcu gazetelerin işine gelir. çünkü ülkeye beş kuruşluk değer yaratamayan laftan ibaret bu oluşumlar varlıklarını bu sağcı iktidarlara borçludurlar.
bazı chp'li belediyelerin akp ile asgari ücret yarışına girerek vasıfsız işçilere 5000 - 6000 lira ücret vermeleri hataydı. çünkü bu millete yaranamazsınız. 1992'de yaşanan grevden ders çıkarmaları gerekirdi. iyilik yapacağım derken ellerine koz verdikleri eğitimsiz insanlar disk'in de gazıyla böyle bir olaya kalkıştılar ve chp'li belediyeleri akp'ye karşı zor durumda bırakdılar. bunun adı yediği kaba pislemektir, başka birşey değil.
çalışan nüfusun %45'inin asgari ücretle çalıştığı, işsizliğin 8 milyon olduğu, üniversite mezunu işsiz sayısının 1,35 milyon olduğu, mühendislerin bile eğer iş bulabilirlerse 3500 - 4000 liraya çalıştığı şu ortamda kamu kaynaklarının bu vasıfsız işçilere kontrolsüzce harcanması son derece yanlıştır. verilecek fark asgari ücretin iki katı değil biraz üzerinde olmalıdır. yoksa nelere sebep olacağı ortada.
gösterilen iyi niyete rağmen madem bu işçiler chp'ye böyle bir zarar verdi ve halkı da mağdur etti, o halde şu saatten sonra chp'li belediyelerin de yapacakları tek şey lokavt ilan ederek hepsini kapı önüne koymak olacaktır. temizlik işleri için ilk aşamada süreli sözleşmeli işçi alımı yapılmalı. şu işsizlik ortamında açılacak kadro inanın bir günde dolar. yapılacak iş hiçbir eğitim ya da vasıf gerektirmediğinden dolayı da gecikme olmadan bir günde işbaşı yapılabilir. sonraki aşamada ise hizmet alımı ihaleleri yapılmalı ve bu olayların tekrar yaşanmaması için bir daha da kimseye kadro verilmemelidir.
edit: entry'i baştan sona tane tane bir çocuğa anlatır gibi yazmama rağmen farklı yazarlar tarafından farklı şekillerde itham ediliyorum. halbuki yanlış olan birçok şeye muhalif olduğum aşikar. bu da bize pisa sıralamasında okuduğunu anlamada neden son sıralarda olduğumuzu gösteriyor. dikkat edilirse entry'i paragraflara ayırdım ve her paragrafta farklı bir şeyden bahsettim. olay basit bir işçi grevi gibi görünse de sürecin bu noktaya gelmesinde birçok farklı dinamik var. ülkenin gelir ve çalışma şartlarını mahveden akp'yi de, günümüzde sendikacılığın ve solculuğun ne hale geldiğini de, chp'li belediyelerin attıkları yanlış adımları da, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumu da, sorumsuz işçileri de eleştirmiş bulunmaktayım.
28.02.2021 · 9. sıra
alphine
27.02.2021 00:01 ~ 17:30