Sık geçen başlıklar

krize rağmen devam eden tüketim çılgınlığı 3

ekşi'de gör
başka başlıklarda da değindim. başka arkadaşlar da değinmiş de, altını çizelim.

2001 krizini taze bir beyaz yaka çalışan olarak bire bir yaşamış bir teyzenizim.

iki dönemi kıyaslarsam bu krizin 2001 krizinden en önemli farkı kredi kartı ve bireysel kredi kullanımının bu dönemde hayatımızın tam ortasında olması.

2001'de ben bile yeni almıştım kredi kartı. belki her ailede 1 kişide kart vardı. hatta maaşlı çalışan olmayan ailelerde kredi kartı hiç yoktu neredeyse.

kriz dönemi büyük bir ekonomik durgunluk yaşanmıştı. hiç unutmam ito ve ticaret bakanlığı alış verişi canlandırmak için cnr fuar merkezinde dev bir pazar organize etmişti. gıdadan kıyafete aklınıza gelen ne varsa satış olmuştu. istanbul piyasası bi tık canlanmıştı. (cnr'ı bilen bilir. binlerce metrekarelik 8 salonlu dev bir fuar merkezidir.)

o dönem paramız varsa bişey alıyorduk yoksa susup oturuyorduk. sıcak parayı harcamak zordur. canı acır insanın. hele böyle zamanlarda.

şimdi herkes aldığı şeyleri vadelendiriyor ve ödeyene kadar ederi pul oluyor. o yüzden durgunluğa girilmiyor. sıcak para da harcanmıyor zor gelmiyor. yoksa maaşlı biri her akşam markette kağıt bin lirayı kasaya verip çıkamaz canı acır. karttan çek demek kolay.

he bu arada şu an maaş zamlarıyla durumun düzeldiğini krizin olmadığını iddia edenler görüyorum. 2001 krizinden itibaren önce %100 sonra %60 sonra da %30 zam almıştım. ki krizin 1.yılına geldiğimizde döviz stabilize olmuş, piyasa normalleşmiş fiyatlar yatay seyre geçmişti. biz şu an 2 yıldır her gün zamma uyanıyoruz.
tüketim çılgınlığı, "ihtiyacı olmayan ürünleri" satın alan tüketicilerin yoğun alışveriş alışkanlıklarını tanımlamak için kullanılan bir terimdir.

insanların temel ihtiyaçlarını yarın zamlanacak diye erken alması, tüketim çılgınlığı değildir.
alım gücümüz tamamen sıfırlanmamışken ihtiyaçlarımızdan alabildiklerimizi alalım, sonra zaten hiç alamayacağız diyedir.