ben bunu sıklıkla yapıyorum. evde bitiremediğim işi öyle bir mekanda daha hızlı bitiriyorum ve hatta hiç oylanmadan tam verimli şekilde çalışıyorum. özellikle yetiştireceğim bi iş varsa ya da odaklanmamı gerektirecek bir şey o zaman direkt yerimi yabancı ortamda alıyorum. akşam 6 olunca gönül rahatlığıyla ayrılıyorum. genelde öğlen gider akşama kadar aralıksız çalışırım.
niye öğlen?
uyanınca telefon görüşmeleri kahvaltı falan derken oturamam işin başına. bunu anlamam öğleni buluyor, toparlanıp gidiyorum. yoksa o gün öyle bitiyor. kafede bi 10dk kafamı kaldırma molası. kahve keyfi ve belki yemek. sonra tekrar 10 parmak. çalışılan yerin kalabalık olmaması mühim ya da oturulan masalar arası mesafe. telefon konuşmalarımı kimseyi rahatsız etmeden rahat şekilde yapabilmeyim. 60cm ilk malum kahveci masalarından olmamalı. laptop, defter, kahve, yayılmalık alan. ne o öyle birazdan kalkacak kurgusunda minicik masalar. ergonomi önemli, 26372647482 saat çalışıyorum sonuçta. -yok artık.-
he valla.
priz alt yapısınında uygun olması lazım, tek priz bir noktada diye bi köşeye sığışamam ve kapıyı görür konumlanırım genelde. bi de kafe öylesine bir mekan olmamalı. az göze hitap etmeli. zevk almalıyım yani. gördüğünüz gibi prensip sahibi biriyim. bunları karşılayan birkaç mekan herhalde var. yıllardır böyle çalıştığım için litfin biraz seçici olmama izin verin. burada saatler harcamanın bedeli ise birkaç kahve çay ve belki yiyecek bir şey, birkaç yüz lira. pahalı bi oturuş yani.
17.12.2023 · 25. sıra
prhn
15.12.2023 23:46