Sık geçen başlıklar

kadının çalışması eşinin iznine tabidir 2

ekşi'de gör
başlıkta tartışılan konu ne? diyanetin kadınlar ile igili gerici bir fetvası. savunanlar kimler? "ab ortadoğulu çomarları alacağına, bana direkt vatandaşlık vermeli, kendimi geliştirdim ben, saksı değilim" diye ortalıkta gezinen seküler, laik, modern sözlük yazarları.* tabi laiklikliği bir asır boyunca türban, alkol ve devlet dairelerinde mescit gibi sikko seviyelere sıkıştırıp tartışınca, ülkenin laiki(!) de böyle cübbeli şeyhler ile aynı fetvayı canhıraş savunabiliyor. laiklik esasen, tam olarak diyanetin bu ve benzeri fetvaları verememesi için anayasaya madde olarak alınmıştı. hilafet ve saltanat kaldırılmadan, tevhidi tedrisat yürürlüğe girmeden önce, şeri hükümlerle ülke idare ediliyorken de bu tür fetvalar verilirdi zaten. o zaman senin laikliğine ne gerek var allah'ın çağdaş uygarlık seviyelisi! şort giyme, bira içme, türban takma dışında bir şey düzenlemiyor mu sanıyorsunuz bu laiklik?

öncelikle; eğer kamusal yaşamın herhangi bir alanında, herhangi bir konuda dini bir yapının veya şahsiyetin görüş bildirmesi ile olan alakanız "haklı mı haksız mı" seviyesinde seyrediyorsa, müjde! sizin laiklik gibi bir derdiniz yok, hepiniz birer abdestsiz şeriatçısınız. bugün güç dengeleri tartışmaya mahal vermeyecek şekilde işid'den yana kayarsa ilk işiniz toyota pikap alıp doçkalı konvoya katılmak olur, net. dini bir yapının beşeri alanı düzenlemeye çalışan herhangi bir açıklama yapması, açıklamanın haklı veya haksız olmasından bağımsız olarak, modern devlet anlayışına da laikliğe de aykırıdir. diyanet "kadınlar üretime katılmalıdır" dese bile "çüş! o senin işin değil" denmelidir. neden? çünkü bunun önü bir kere açıldı mı, o kuruma egemen olan her anlayışın kafasına göre kamusal alana müdahalesini mümkün kılmış olursun. laiklik, önce bu tutumla başlar.

diğer bir nokta, gördüğüm kadarıyla başlıktaki en popüler görüşlerden biri şu;

--- spoiler ---
eşler birbirinin rızasını tabi ki almalıdır. evlilik böyle bir şeydir zaten.
--- spoiler ---

ifade nerden tutsan elinde kalıyor.

1) fetvada * "eşler" demiyor, "kadınlar rıza almalı" diyor. sözlük moderni nasıl aktarıyor? "eşler!" uyanıklık mi yoksa pissa'ya selam mı anlamadım.

2) en önemli konu bu: sevgili modernler, çok değerli çağdaşlar, kerameti arşa varan laikler! eşler arasında rıza ilişkisi, bakın burası çok ilginç, "haklar" söz konusu olunca geçersizdir. eğitim, sağlık, kişinin kendi bedeni üzerindeki her türlü tasarufu, oy kullanma, yaşama, beslenme, barınma, ifade özgürlüğü gibi haklar ne ise çalışma hakkı da odur. nasıl ki eşler birbirinden yaşamak için, beslenmek için, oy kullanmak için, sağlık hizmetlerinden faydalanmak için izin istemek zorunda değilse dahası bu haklar yasalarla güvence altına alınmışsa, aynı şekilde çalışmak için de birbirinden izin almak zorunda değildir. çalışma hakkı denen yaşamsal önemdeki hak ulusal ve uluslararası yasalarla güvence altına alınmış bir haktır. çıkıp dinozor çağındaki emsal yasalarla aksini savunmaya çalışan ilkellere itibar etmeyiniz.

"evlenmeseydi o zaman" gibi atar giderlere hiç gerek yok zira evlenmek geri dönüşü olmayan bir yol değil. bu ilkelliği de ayrıca terk edin çok rica ediyorum. boşanma denen bir kavramın varlığından habersiz de değilsiniz. sadece zihniniz hala varlığına alışmış değil. hala eski primatların "evden kefenle çıkma" fantezisi diri duruyor bilinçaltınızda tabi. ilkel ve kısmi çözüm "eşinin iznini almadan çalışmak istiyorsa evlenmesin"dir fakat rasyonel ve tam çözüm "bunu sorun eden kişi ile evlenmez, evliyse de boşanır"dır. evlilik, partnerinizin temel haklarını "ama ortak yaşam" diye gasp edebileceğiniz bir kuruma dönüşmemeli.
yanlış hatırlamıyorsam 1990 yılında anayasa mahkemesi tarafından iptal edilmiş medeni kanun maddesidir. soranlara muasır medeniyet dersiniz.