Sık geçen başlıklar

istanbul'u tahliye etmenin yolu 1

ekşi'de gör
"deprem bütün dünyada olmakta" diyenleri gördüğümüz soru cümlesi.

deprem tüm dünyada falan olmuyor. dünyanın sadece belli başlı bölgelerinde yıkıcı etki gösterebilecek faylar var. bunlardan biri de ne yazık ki anadolu toprakları.

hele hele avrupa, o tertemiz bembeyaz haritasıyla italya ve yunanistan hariç deprem nedir bilmeyen, hayatında hiç deprem yaşamadan doğup büyüyüp huzur içinde ölen insanlarla dolu. deprem bütün dünyada falan olmuyor yani, kendinizi kandırmayın, beyninizi kullanın.

istanbul da deprem tehdidiyle karşı karşıya olan bir şehir olarak göt kadar alana sıkıştırılmış bir tost makinesi gibi. bu şehrin nüfusunun 10 milyonun altına düşürülmesi lazım, iş imkanlarının anadolu'ya dağıtılması lazım, her bir sikimi istanbul'a sokuşturmamak lazım. uzaktan yapılabilen işlerin şehir dışından yapılmasına izin verilmesi lazım, illa ofise geleceksin laptop açıp burada oturacaksın denmemesi lazım, devletin bu işe el atıp şirketleri zorlaması lazım.

ama nerde bizde o kafa, vatandaş bile "depremse deprem, dünyanın her yerinde oluyor nolmuş yani yaşarız göt göte" diye tepki gösterebiliyor böyle bir öneriye. bok her yerde oluyor, açın biraz araştırın inceleyin be kardeşim. bu toplumdan hakikaten bir bok olmaz.

bok var istanbul'da. şirketim ofise 1 saat mesafede olmak zorundasın kuralını uygulamasa defolup gideceğim bu şehirden, gidemiyorum amk yerinden sırf para kazanıp aileme bakabilmek uğruna. para uğruna canımız her an tehlikede 50 senelik apartmanlar arasında.

sikmişim istanbul'unu, ne bir yere gidebilirsin, ne gezip tozabilirsin, ne park yeri bulabilirsin. doğma büyüme istanbulluyum, nefret ettim bu amına koyduğumun şehrinden, derdinden, tasasından, vakit kaybından, stresinden.