Sık geçen başlıklar

istanbul'da insan gibi yaşamak için gerekli maaş 3

ekşi'de gör
kendi evin + sirket arabasi + oss + 15.000 ustu net gelir.

borcun da yoksa ortalama bir avrupali gibi yasarsin.

boyle birisi var mi diyecek olursaniz burasi eksi sozluk, olmayani atiyorlar.
istanbul ve insan gibi yaşamak? paradan bağımsız olarak istanbul'da insan gibi yaşanmaz. kıç kadar yere 20 milyon insan doluşmuş, nerede "insan gibi" yaşıyorsun? bu arada ekşicilerin mantığına göre insanca yaşamak = günde 3 oğün dışarıda yemek yemek, her hafta konserlere, aktivitelere gitmek, sürekli gezmek, tozmak, para harcamak, her hafta yeni kıyafetler almak, sürekli son model telefonla gezinmek, her yere arabayla gitmek, her sene arabayı yenilemek.

sizin mantığınıza göre dünyada en yüksek refah seviyesine sahip olduğu söylenen isveç norveç izlanda gibi insanların ayda bir dışarıda yemek yediği, gereksiz yere para harcamaktan kaçındığı, işe giderken ofise evden öğle yemeği paketleyip getirdiği, 5-6 yılda bir telefonunu yenilediği, başbakanın bile işe metroyla gittiği ve vatandaşların her yere bisikletle gittiği ülkelerde kimse insan gibi yaşamıyor.

başka başlıklarda kuzey avrupa ülkelerini öve öve bitiremiyorsunuz ama gerçekte hayal ettiğiniz hayat onların yaşam tarzının tam tersi. sizin mutluluğunuz tamamen paradan ve tüketimden geçiyor. en azından bunu itiraf etmişsiniz işte. paragöz araplardan ne farkınız var ki allasen?
istanbul'da insan gibi yaşamak için verilen tariflerde "araba masrafı" kalemini görmek beni şaşırttı.

istanbul'da insan gibi yaşamak için mümkün olan tek yol evden hiç çıkmamak, mecbur kalındığı durumlarda da toplu taşıma kullanmaktır.

neden? çünkü istanbul gayet engebeli bir arazi üzerinde ve karşıya geçişi ortalama bir avrupa nehrine göre çok daha zor olan geniş istanbul boğazı etrafında yayılan, ekseriyetle e5 karayolu çevresinde boylamasına genişlemiş bir mega kenttir. adeta aşırı büyümüş bir yol kenarı tesisidir. bir boston, bir seul, bir barcelona ile uzaktan yakından alakası yoktur. yayaların rahatça yaşayabileceği şekilde tasarlanmamıştır. yol kenarı bariyerlerini bu kadar yaygın olduğu ve karşıdan karşıya geçmekte bu kadar zorlandığımız başka bir kent biliyor musunuz? ve buna rağmen, yani istanbul bir araba kenti olmasına rağmen trafiği korkunç bir keşmekeştir, araba kullanmak resmen eziyettir.

ben metrobüste giderken köprü trafiğinde ağır ağır ilerleyen ali ağaoğlu gördüm bu şehirde. dolayısıyla istediğiniz "maaşı" alın, bu garabet şehirde insan gibi yaşamak çok zor.