halk desteğini almadan girdiği çoğu mücadele abd için hüsran oldu.
yukarıda yazan arkadaşların dediği gibi, öyle istediği yere istediği gibi giremez abd, abd bile olsan giremezsin. emin ol bu şansı olsa, şuan ziki tuttmuştuk. abd de olsan fevri hareket edip, beyler ben şoorraya giriyom la diyemezsin. çünkü ülkene karşı bir nefrete dönüşür bu. bugün çin bile bir milyarı geçkin nüfusuyla, bir avuç uygur türküne yaptığı zülmün duyulmasını istemiyor. ne kaybeder amk? sanki türkler, müslümanlar toplanıp boykot filan mı edecek? kendi gibi zihniyetler bu yüzden üzerine baskı kurmasın diye, kamplarda hallediyor işi.
kaldı ki abd yediği boklardan sonra sinema aracılığı ile yeniden bir reklam yapar. oysa ıraka girer milletin anasını ağlatır ama filmde abd askeri nedensiz yere mağdur durumdadır, kızını özlüyordur, dünyanın en orrr... pardon en iyi adamıdır.
ama abd ne yapabilir söyleyeyim mi? iki tane uçağın böyle bir işe girişeceğine dair istihbaratı alır. bilinçli önlem almaz. abd başkanı tesadüfen bir okulda olur (müthiş bir düşünce çünkü masum çocuklar arasında her şeyden habersiz masum bir orrr... pardon masum bir başkan imajı) ve işler gelişir sonra.
toplumları birleştirmek içinde görünür görünmez/ var olan olmayan düşmanlara, ötekilere ihtiyaç var. kendi emellerin için saddamla da işini görür, işi biter siktir çeker, emeline uygun değilse artık öcalanı da satar, emeline uygunsa işidi kurar, bin ladini tutar ama mahkemelerde yargılamaz (gemide ölür terörüst yersen fafasfas)
ama özete gelirsek, bu işi abd yaptı demekte, yapmadı demekte pek kesin bir çıkarım olamaz. zaten bunu bilerek girift bir duruma getirmek gerek. ama işin içinde abd varsa... neler olur neler.
25.02.2021 · 18. sıra
sivas
24.02.2021 03:19 ~ 11:05