daha bugün bunu düşünmüştüm. her erkek gerçekten aldatır mı? neden mesela? yani ben etrafıma baktığımda ‘düzgün’ olarak nitelendirdiğim birinin de eşini aldatabilen biri olduğunu düşünmek istemiyorum.
ya da gelecekte beni aldatmayacak bir erkeğe denk gelmek gibi bir ihtimalin bile asla olmadığını düşünmek istemiyorum.
insan neden aldatıyor tam olarak? yani hayatınızdaki insanı üzecek bir şeyi yapıyorsanız, o insanın üzülecek olması umrunuzda değilse neden ayrılmıyorsunuz? tek eşlilik erkek doğasına uygun değil denmiş peki o zaman neden bir kadınla berabersiniz? madem her kadın sizin olsun isteyeceksiniz neden bir sevgiliniz var? gerçekten anlamıyorum.
ya da başkasına gönlünüz kayıyorsa, başkasını arzuluyorsanız aldatmak ne abi ayrılsanıza.
kadın veya erkek insan yanındakine inanmak istiyor. seviyorum dediğinde seviyor sanıyorsun. öyle de içten diyor ki… önce içten sarılıyor (şüphe duymuyorsun içten işte?) sonra gözlerinin içine bakarak “seni çok seviyorum” diyor. “senin için her şeyi yaparım” diyor. ama arka planda aldatıyor, en büyük düşmanınmış meğer. bunu her erkek yapmıyor olsun lütfen.
aldatılmak bok gibi bir travmaymış çünkü. kimse, kimseye bunu yapmasın. sevginin bittiğini, başkası veya başkalarıyla olmak istediğini söylese çekmeyeceğin acının milyon katını çekiyorsun. çünkü seni seviyor sanarken, aslında hiç sevmediğini üzülmeni umursamadığını görüyorsun. aldatıp kalkıp yanına gittiğiniz insan acıdan ölüyor.
yani bilmeden atıp tutmak falan filan değil. güçlüyüm dediğin güçten eser kalmıyor. hayal kırıklığı çünkü. inandığın her şeyin yalan çıkması falan.
ben bin senedir hayatında olduğum, sevgisinden asla şüphe duymadığım insan tarafından senelerdir aldatıldığımı öğrendim mesela. 1 değil 2 değil… bunları yaparken ne soğuk davrandı ne de ilgisiz. hep sevdiğini söyledi hep sarıldı. evlendi bide gerizekalı.
oynadığınız hayatlar gerçek yani. dizi çekmiyoruz. insanları aldatacağınıza azıcık insan olun da aldatacağınız/aldattığınız insandan ayrılın.
ben şahsen bin senedir sevdiğim adamdan böyle kazık yiyeceğime ölmesini tercih ederdim. onun bu yönünü, ne kadar rahat yalanlar söyleyebildiğini, ne kadar hastalıklı biri olduğunu görmeden hep iyi hatırlayabilmek isterdim. ilk öğrendiğimde de en çok bir daha onu bildiğim (bildiğimi sandığım) haliyle, iyi göremeyeceğime üzülmüştüm zaten. hala ona üzülüyorum.
gerek yok işte insanlara böyle şeyler yaşatmaya. ayrılın. korkak olmayın. erkek gibi ayrılın.
30.06.2024 · 49. sıra
septiklestiremediklerimizdenmisiniz
29.06.2024 03:31