Sık geçen başlıklar

her erkek aldatır 4

ekşi'de gör
daha bugün bunu düşünmüştüm. her erkek gerçekten aldatır mı? neden mesela? yani ben etrafıma baktığımda ‘düzgün’ olarak nitelendirdiğim birinin de eşini aldatabilen biri olduğunu düşünmek istemiyorum.

ya da gelecekte beni aldatmayacak bir erkeğe denk gelmek gibi bir ihtimalin bile asla olmadığını düşünmek istemiyorum.

insan neden aldatıyor tam olarak? yani hayatınızdaki insanı üzecek bir şeyi yapıyorsanız, o insanın üzülecek olması umrunuzda değilse neden ayrılmıyorsunuz? tek eşlilik erkek doğasına uygun değil denmiş peki o zaman neden bir kadınla berabersiniz? madem her kadın sizin olsun isteyeceksiniz neden bir sevgiliniz var? gerçekten anlamıyorum.

ya da başkasına gönlünüz kayıyorsa, başkasını arzuluyorsanız aldatmak ne abi ayrılsanıza.

kadın veya erkek insan yanındakine inanmak istiyor. seviyorum dediğinde seviyor sanıyorsun. öyle de içten diyor ki… önce içten sarılıyor (şüphe duymuyorsun içten işte?) sonra gözlerinin içine bakarak “seni çok seviyorum” diyor. “senin için her şeyi yaparım” diyor. ama arka planda aldatıyor, en büyük düşmanınmış meğer. bunu her erkek yapmıyor olsun lütfen.

aldatılmak bok gibi bir travmaymış çünkü. kimse, kimseye bunu yapmasın. sevginin bittiğini, başkası veya başkalarıyla olmak istediğini söylese çekmeyeceğin acının milyon katını çekiyorsun. çünkü seni seviyor sanarken, aslında hiç sevmediğini üzülmeni umursamadığını görüyorsun. aldatıp kalkıp yanına gittiğiniz insan acıdan ölüyor.

yani bilmeden atıp tutmak falan filan değil. güçlüyüm dediğin güçten eser kalmıyor. hayal kırıklığı çünkü. inandığın her şeyin yalan çıkması falan.

ben bin senedir hayatında olduğum, sevgisinden asla şüphe duymadığım insan tarafından senelerdir aldatıldığımı öğrendim mesela. 1 değil 2 değil… bunları yaparken ne soğuk davrandı ne de ilgisiz. hep sevdiğini söyledi hep sarıldı. evlendi bide gerizekalı.

oynadığınız hayatlar gerçek yani. dizi çekmiyoruz. insanları aldatacağınıza azıcık insan olun da aldatacağınız/aldattığınız insandan ayrılın.

ben şahsen bin senedir sevdiğim adamdan böyle kazık yiyeceğime ölmesini tercih ederdim. onun bu yönünü, ne kadar rahat yalanlar söyleyebildiğini, ne kadar hastalıklı biri olduğunu görmeden hep iyi hatırlayabilmek isterdim. ilk öğrendiğimde de en çok bir daha onu bildiğim (bildiğimi sandığım) haliyle, iyi göremeyeceğime üzülmüştüm zaten. hala ona üzülüyorum.

gerek yok işte insanlara böyle şeyler yaşatmaya. ayrılın. korkak olmayın. erkek gibi ayrılın.
büyük klişeler ihtiva eden sözdür. her erkek aldatmaz, %98'i falan aldatır. fırsatını bulur, bir şekilde yapar. hatta kimi dersine iyi çalışır, konuya evrime bile getirir. "işte efendim, kadınlar üreyeceği erkeği binlerce erkek içinden seçerler. neslinin devamı daha güçlü sürsün diye. erkek ise soyunu devam ettirmek için her önüne gelene zıplar yani ben ne yapayım? arkaik genler böyle çalışmış" falan filan diye sıkar sabahlara kadar. kimi de yediği boku savunamaz, susar. kimi saçma sapan şeylerle üste çıkmaya çalışır o olur, bu olur, şu olur. ben sadece çok trajikomik bir şey söylemek istiyorum.

etrafımda aldatan herifler bir şekilde hep affedildiler. "yaptı bir eşeklik, bir daha yapmaz" denilerek hep sineye çekildiler ve ilişkileri de gerçekten daha sonrasında da sürmeye devam etti. ben kimseyi aldatmadım, hep aldatmış veya aldatmaya çok hazır, her an bunu yapabilir gibi bir yaklaşımla karşılaştım. yer yer terk edildim, yer yer çok salak kavgalara maruz bırakıldım. hani ortada somut, elle tutulur herhangi bir şey de olmadı ama gerçekten bunu yaşadım. yani aldatan çok da aldatmayan da aldatanların çoğunluğundan, kurunun yanındaki yaş misali yanabiliyor.

aldatsam gam yemezdim demeyeceğim. bana yakışmaz ama insanda şans olsun, az da olsa. yalnızca sıfatı değil ruhu ve karakteri iyiye denk gelsin. gelsin ki; dengesiz, bencil, karaktersiz, cahil, çıkarcı, yalancı, egoist, ruh hastası insanlara denk gelmesin. gelmesin ki, o adanmışlık o dürüstlük bir sike derman olsun. yoksa hiçbir kıymetiharbiyesi yok sadakatin de sevginin de hiçbir şeyin de birçok zaman. aptalca şeylere maruz bırakılabilirsiniz. karşınızdaki insanları iyi tanıyın bir şeye başlamazdan evvel. yoksa, bir süre sonra gerçek yüzlerini gösterip, sizi tanımını yapmakta dahi zorlanacağınız acılarla baş başa bırakabilirler. yalnızlığınızla ve hüsranınızla, hayatınızın diğer zorluklarını, problemlerini, üzüntülerini ve de ıstıraplarını bertaraf etmeye çalışırken açılan o yeni cephede yalın kılıç savaşmaya devam edersiniz. sözün özü, aldatmamak lütuf değil erdem de değil. olması gerekendir lakin günümüz şartlarında tam tersidir. siz yine de aldatmayın, teşebbüs dahi etmeyin lakin doğru düzgün birini bulun ki bir noktada size sıkacağı kurşun ve buna müteakip açacağı yara işlemediğiniz günaha değsin. doğru insanı aldatmayın, değmeyeceğe değil.
her erkek aldatır diyenlere şöyle cevap veriyor kafka; “ kirli bir camdan bakıp herkesi ve her şeyi kirli sanıyorsunuz. bu yüzden bakış açınızı değiştirmeyi deneyin”
doğrusu: her insan aldatabilir. aradaki fark ise, aldatan kadın olduğunda haberinizin olmamasıdır.