bir türkiye klasiği olarak, daha 25-30 yaşına gelmeden bile sayılamayacak kadar çok olan mekanlar.
bu hoyratlığımız, bu sıfırın altında kent belleğimizle çok şey kaybediyoruz, çok yazık oluyor. ne mimari kalıyor, ne mekanla toplumla kurulan ilişki kalıyor.
gerçekten şahsen beni ülkeye dair en çok üzen şeylerden biri bu.
şahsen en büyükler hariç, kişisel hikayesi bol olan ve o yüzden kapanması beni en çok üzen 3 tanesini yazayım:
(bkz: kabalcı kitabevi)
(bkz: arnavutköy bp) - burasıyla ilgili benzer şeyleri hisseden güzel ruhlar yeşillendirebilir, dernekleşelim bir şey yapalım.
(bkz: emek sineması)
ama dediğim gibi, abartısız yüzlerce yer sayılabilir. hepsi ayrı ayrı üzüyor.
10.12.2023 · 9. sıra
utanan ayi
09.12.2023 00:01