geçen gün evimizden her akşam yaptığımız gibi oğlumla bisiklete binmeye çıktık. tek farkı oğlan çok tutturduğu için güneşin batmasını beklememişiz akşam üstü altı gibi yola düşmüşüz. yirmi dakika gidiş parkuru sahil boyunca. benim oğlan altı yaşında o sıcakta su desteğiyle oraya varmasına bile şaşırdım. konumuza dönecek olursak; son noktada bir oturup soluklanıyoruz. tam karşımda üç amca. mayolular. ikisi üçüncüyü ortalarına almış, merak etme bu kulakları olup duymayanları, gözleri olup görmeyenleri dize getireceğiz s.ke s.ke a. koyacağız, silah sanayiinde dünya lideriyiz, doğalgazda kendimize yeteriz, yunanistan'ı nasıl izmir'den ege'ye döktüysek döviz lobisine de aynısını yapacağız, şeklinde kafa kol pozisyonda; kim var kim yok bakmadan hararetli hararetli konuşuyorlar. oğlan olmasa yanımda gidip bir selam verip üç beş sohbet etmek isterdim. velhasılı arkadaşlar o üç amcayı yolda görseniz hepiniz selam verirsiniz. ama hepsi zır cahil. gerçekten kara propagandaya tutulmuş, geminin mendireğine bağlanmış mutlu mesut gemi batarken güneş ne güzel doğuyor diyorlar. bizi bu eğitimsizliğe bu iktidar itmedi. o amcalar altmış yaşında. bundan öncekiler pişirdi, bu hükümette kaymağını yiyor.
saygı ve sevgilerimle.
01.09.2020 · 37. sıra
apostle of horadrim
31.08.2020 00:28 ~ 00:29