Sık geçen başlıklar

feyza altun'un gözaltına alınırken rakı içmesi 1

ekşi'de gör
yıl 1996..
28 yıl öncesi..
ergenler bilmez ama biz yine de anlatalım..
deniz kuvvetleri komutanı oramiral güven erkaya..
başbakan necmettin erbakan
tansu çiller de yardımcısı
yüksek askeri şura'dan sonra başbakan erbakan komutanları yemeğe davet etmiş.
mönüde portakal suyu var.
erkaya rakı istiyor. "yok" diyorlar.
üsteliyor erkaya; garson gidip soruyor, "maalesef" diye geri dönüyor.
bunun üzerine komutan, emir subayını görevlendiriyor.
"rakı yok, ama komutan çok ısrar ediyorsa bir yerden bulabiliriz" diyorlar.
komutan "çok ısrar ediyor". sonunda rakı peçeteye sarılı olarak geliyor.
erkaya kadehi peçeteden azad edip "böyle daha güzel görünüyor" diyor ve basına öyle poz veriyor.
yemekten sonra genelkurmay başkanı karadayı'nın arayıp, "aferin güven çok iyi yaptın" dediğini naklediyor erkaya.
erkaya bugün yaşasaydı cezaevinde olurdu..
ömrünün son günlerini hapishanede geçirirdi..
akp ve reis de bunu taraftarlarına ballandıra ballandıra anlatırdı..

tarih sofrası, bu türden "alkollü simge savaşları"yla doludur çünkü...
en çok içen padişahlardan 4. murad, kahvehaneleri, meyhaneleri yıktırmış içkiyle tütünü yasaklamıştı.
sarhoşluğun cezası idamdı.
geceleri tebdil - i kıyafet sarhoş avına çıkar, bazen yakaladıklarını bizzat öldürürdü.
bir gece veziri bayram paşa ile üsküdar'dan kayığa bindiler.
kız kulesi açıklarında kayıkçı, zuladan şarap testisi çıkarıp buyur etti.
4. murad şarabı yudumlarken, "sen padişahın yasağından korkmaz mısın" diye sordu.
"padişah deryanın ortasında beni nereden görecek" dedi kayıkçı.
"ya padişah bensem" diye yokladı sultan murad...
güldü kayıkçı:
"sen de ilk yudumdan kendini padişah sanmaya başladın" dedi.
bu espriyle kelleyi kurtardı. adı; bekri mustafa'ydı...

içenlerin kınanmadığı, içmeyenlerin yadırganmadığı bir ülke umuduyla...
şerefe!..