Sık geçen başlıklar

facebook'un telefonları dinlemesi 1

ekşi'de gör
amerika'yı yeniden keşf etmeye gerek yok dediğim hede.

teknoloji firmaları size ait bütün bilgileri tek bir yerde toplamak için elinden geleni yapıyor zaten. buradaki dinlenme mevzusu bi yana bu ihlali mümkün kılan zaten bizleriz. basitçe anlatayım:

kredi kartlarıyla başlayan takip edilebilirlik hepimizin malumu. bu öyle başarılı bi yöntem ki; irili ufakli çoğu firma kendi 'ayrıcalıklı' kartlarıyla müşterinin blgilerine sızmayı başardı. yani kendi elinizle elin hipermarket zincirine, kozmetik firmasına, spor salonuna takip edilebilir bilgilerinizi bırakıyorsunuz. bunların tek başına bi anlamı olmayabilir, zaten kozmetik firması sizin hangi arabayı alacağınızı merak etmiyor ama x şehrinde ikamet eden birisi o kozmetik firmasının y şehrindeki şubesinden alışveriş yapınca sizin y şehrinde olduğunuzu öğreniyor. bu irili ufakli bilgileri onlarca firmaya verdiğinizi düşünün. şimdi bunun bi sonraki aşaması olan elektronik cihazlara geçelim.

neredeyse bütün teknoloji devlerinin uzun yıllardır yapmaya çalıştığı 'tek hesap, tek depolama alanı' adında bir proje var. bugün google'dan mail alıp, videolarınızı, fotoğraflarınızı, sunumlarınızı, notlarınızı oraya yükleyebilirsiniz. sizin ''aaa bedava 6 gb alan verdi lan?'' diye sevindiğiniz şey çok da sevimli değil. uzağa gitmeyelim, daha 2 sene önce hollywood yıldızlarının başına gelen sızdırılma skandalına bakın.

tahminimce hemen herkesin 'depolama alanında' telefonunda tutmadığı görüntüler vardır. illa gtünüz başınız ortadadır sizi çakallar demiyorum, herhangi bir şey. heh, işte onlar akıllı bir tanımlama sistemiyle çok basitçe süzgeçten geçebilir. ne gibi? bakın google images, son kullanıcıya sunulan bir nimet. işte o sistemin çok daha komplike bir versiyonu olması olağandışı değil. zaten o sistem daha çok renk değerleri üzerinden çalışıyor. yani arka fonu kırmızı bir fotoğrafı ararken öncelikli niteliği bu oluyor. orijinali bulması zor mu? rgb değerlerden o kombinasyonu birebir çıkarmak bir makina için zor değil, gayet mümkün hatta. neyse konuyu dağıtmayayım.

bu reklam işinden önce tüm bilgilerimizi verdiğimiz hesaplar var zaten. yani adam senin telefonuna yüklediğin bütün datayı alabilir. hemen ''internete bağlanmadan siliyom abi ben!'' demeyin, cache diye bi şey var, isterse çok güzel alır. dahası ve asıl önemli olan şu 'izinler' mevzusu.
bir uygulama sizden izin ister, vermezsiniz ''abi izin yoksa şunu yapamam :('' diye yine ister. arkadaşlar; izin almadan da bunu yapabilir. iddiamı artırıyor ve 'kullanım popülasyonu yüksek her uygulama bunu yapar' diyorum. peki suç mudur? elbette suçtur. korkmamız gerekir mi? evet. fakat bunun da çözümü var: akıllı cihazları -bilgisayar dahil- kullanmamak. burada işi öcüleştiren sadece akıllı telefon değil, onu anlatmaya çalışıyorum. yukarıda bahsettiğim 'tek hesap' mevzusu hemen her elektronik cihazda mevcut. buzdolabı hariç diycem ama onun da akıllısını yaptılar, ona bile güvenmemek lazım.

bugün sms teknolojisini neredeyse tamamen terk edip yerine her türlü multimedya gönderebildiğimiz whatsapp'ın gelişini bi düşünelim; indirme sayısı 2 milyara yakın bir uygulamadan bahsediyorum arkadaşlar, 2 milyar. hadi bunun bi kısmı benim gibi telefon değiştirip ikince kez yükleyenler olsa 1 milyar diyelim. 1 milyar insanın birbirleriyle konuşması, attıkları fotoğraflar, gönderdikleri videolar tek bir datadan geçiyor. tabii whatsapp'ın sahibi oturup ''ooo ahmet sevgilisine çükünü atmış lan!'' demiyor, bunlar da çeşitli yerlere servis ediliyor. yani sana rutin gelen tüm o işlemler aslında çok büyük bir datanın olağanüstü şüphe uyandırıcı biçimde çalışması demek.

artık çoğu uygulama telefonun içinde ve gömülü olarak sunuluyor. atıyorum benim telefonumdan twitter silinmiyor, senin telefonundan bilmem ne silinmiyor. adamlar onu işletim sisteminin bir parçası gibi yapmışlar. ha uğraşsam silerim ama bunu herkes yapabilir mi? peki benim hesabım olmasa da twitter benim telefonumdaki bilgilere ulaşamaz mı? çok güzel ulaşır. bu noktada senin telefonundaki 'gömülü' not uygulamasına yazdığın şeye de ulaşır, değerli bir bilgiyse değerlendirmeye alır. telefonu ilk kurduğunuzda hangi ikinci parti uygulamaların -gömülü olmasa bile- yüklü olduğuna bakın, not uygulamaları falan olacak.

bi de facebook'un doyumsuzca devam ettiği satın alımlara dikkat çekmek istiyorum. google zaten kendi krallığını kurdu, tam bi data merkezi ama instagram ve whatsapp alımlarıyla birlikte facebook iyice bi çılgın atıyor. bana kalırsa meşhur snapchat teklifleri de bu kafada bi hamleydi. insanların kaybolacağını bildikleri görüntülerini birbirlerine gönderdikleri bi uygulama. hmm, leziz.

başlıktaki konuya gelecek olursak:

kamera ve mikrofonu olan ve bağlantı protokolleri veri transferine uygun her türlü cihazdaki bilgileriniz paylaşıma açıktır. mesela vhs oynatıcılar buna dahil değildi ya da çamaşır makinalarımız hala değil ama tabletlerimiz açık. hayır işin ilginç tarafı insanları siri'yle konuşmalarına kahkahalar atıp capslerini paylaşıyor ama aynı sistemin onu dinliyor olabileceğine şaşırıyor. e adam bunu gizlemiyor ki? yaptığı şey bu sisteme seni alıştırmak, sonrasında gerekirse konuyu buraya bağlamak. en fazla çıkıp ''ya siri açık kalmış pardon, güncelleme yayınliycaz'' diye geçiştirir.

özetle buradaki en masum hikaye ''alla alla cips dedim cips reklamı çıktı'' olacaktır çünkü söylediğini bile hatırlamadığın her şey orada kayıtlı.

edit: günümüz için bundan daha korkunç olanı gps sistemiyle yerinizin tespit edilebilmesidir. sürekli yerimizi gammazlayan bi meymenetsiz gibi elimizde bu cihazlar.