seçmiş olduğu yolla ilgili.
yıllar önce, hatırlayın, ali babacan, mehmet şimşek gibi adamlar yurtdışı ziyaretleri yapıp yabancı yatırımcıların gönlüne su serpiyordu. mesajları açıktı aslında. evet, bir otokratlaşma durumu var ama sizlik bir durum yok mesajıydı.
o adamların hepsini yaka paça gönderdi erdoğan. yetkileri de kendi elinde topladı.
yabancı yatırımcı önemli, çünkü bu ülkenin kendi tasarruflarıyla gerekli büyüme rakamlarını tutturması mümkün değil. mecburen dışarıdan para girmesi lazım sisteme ki çarklar dönsün. erdoğana, nebatiye, damada kim inanır da risk alır allah aşkına? erdoğan akşamdan sabaha dostunu düşmanını değiştiren bir insan.
yolsuzluklar felaket bir seviyeye gidiyor, artık kanıksanmış durumda. böyle bir piyasada kimle, nasıl rekabet edeceksin? seneler boyu devletçiliği eleştirdiler, devlet çay mı üretir, tekstil mi üretir dediler. bu şekilde verimlilik, rekabetçilik olmaz dediler. tamam, eyvallah haklısın.
peki karşısına ne koydun? özel teşebbüs dediğin bir avuç oligark oldu. adamlar oturduğu yerden sıfır risk, sıfır emekle voliyi vurdu. kamu kaynaklarıyla besliyorsun, yetmiyor bedavaya kredi veriyorsun, o da yetmiyor bir de onu da ödemiyorlar! lan bu şirketler kamunun elinde kalsaydı bu kadar zarar edemezdin ki zaten.
soygunla, talanla buraya kadar kardeş. daha hala saf saf “du bakalım vardır bir bildikleri” diyenin aklına şaşarım! biraz daha bekle sen. kıçındaki dona kadar soydukları zaman anlarsın belki.
26.01.2022 · 33. sıra
o felix
25.01.2022 00:21