anneme, şükürler olsun.
hiçbir şey yapamasa bile yanında uzanmak, sarılmak iyi hissettirir.
dehb tanısı almadan önce çok ağır depresyon dönemlerim oldu yıllar süren, durup dururken anksiyete atağı geçirdiğim dönemler oldu.
anksiyete atağını bilen bilir, hiçbir sebep yoktur, tetikleyici yoktur ama bir anda çok kötü bir şey olacak gibi hissedersin.
veya oldu, veya oluyor...
zaman ve mekan yok olur, dün, bugün, yarın birbirine karışır.
"çok kötü bir şey" derken ölüm gibi bir şey.
çok, çok kötü, ben öleceğim veya sevdiğim biri ölecek, veya ciddi bir hastalık var veya bir afet var, felaket var hissi. "çok ciddi ve çok büyük bir tehlike geliyor" hissi.
yıllarca intiharın eşiğinde yaşamış intihara meyilli birinin böyle bir korku hissetmesi, böyle bir korkuyla elinin ayağının bağlanması da trajikomik tabii.
ironik şekilde anksiyete bozukluğumun tavan yapması beni hayata bağlayan şey oldu.
pandemi başladıktan sonra ölmekten, ölümden o kadar korktum ki hayatımın, herhangi birinin hayatının değerini idrak ettim.
anksiyete atağında o his o kadar yoğundur ki başka herhangi bir şey yapamazsın, bazı günler sadece varolmak bile dayanılmaz derecede acı verir.
dehşet, korku ve panik içinde uyanıp "bugün sadece varolacağım, sadece bu yeterli" diye kendimi teskin etmeye çalıştığımı çok net hatırlıyorum.
sadece varolmaya dayanmak için friends izleyip dikkatimi dağıtmaya çalıştığımı.
böyle durumlarda sadece anneme sarılmak bir nebze iyi gelirdi, endişeyi dayanılır kılardı.
allah başımdan eksik etmesin.
28.10.2023 · 39. sıra
doigetbonuspointsifiactlikeicare
27.10.2023 00:29