Sık geçen başlıklar

el cerrahı yok denince nasıl yok diyen hasta 2

ekşi'de gör
muhtemelen el cerrahının nasıl yetiştiğini bilmeyen hasta.

8 yıllık ilk+orta öğretim ve 4 yıllık lise eğitiminin sonunda imam olmadan mezun olmayı başarabilirseniz şu an adının ne olduğunu bilmediğim, bizim zamanımızda öss denen sınava giriyorsunuz. bu sınavda derece yapıp tıp fakültesi kazanıyorsunuz. en az 6 yıl eğitimden sonra mecburi hizmete gönderiliyorsunuz. devlet baba burada size bir kıyak yapıyor. mecburi hizmet bitmeden tus'a girebilme hakkınız var. tus'ta derece yapıp plastik cerrahi ya da ortopedi* asistanlığı kazanıyorsunuz. en az 5 yıllık uzmanlık eğitiminden sonra tekrar mecburi hizmete gönderiliyorsunuz. devlet baba burada size kıyak yapmıyor. "o mecburi hizmet sike sike bitecek yoksa diplomanı vermem" diyor. 2 yıl mecburi hizmetten sonra ydus denen sınava giriyorsunuz. bu sınav şu ana kadar girdiğiniz sınavlara göre daha kolay. çünkü insanlar artık el cerrahı olmakla uğraşmıyor. idealist bir el cerrahı olup hayatımı karartacağıma, milletin sağına soluna botoks sıkarım, ağzını burnunu düzeltip yoluma bakarım diye düşündüğü için sınava çok fazla giren olmuyor. sınavı kazandıktan sonra sırada en az 3 yıllık yan dal asistanlığı var. 3 yılın sonunda tekrar mecburi hizmete gönderiliyorsunuz. devlet baba burada yine kıyak geçmiyor ve sike sike 2 yıl daha mecburi hizmet yapıyorsunuz.

sonuç olarak 7 yaşında başladığınız okul hayatınız boyunca, girdiğiniz her sınavı ilk seferde kazanır ve okulu, fakülteyi, asistanlığı ve yandalı hiç uzatmadan bitirirseniz en erken 30 senenin sonunda el cerrahisi uzmanlığı diplomanızı almaya hak kazanıyorsunuz. ama daha önce de söylediğim gibi hiçbir cazip tarafı olmadığı için insanlar genelde plastik cerrahi uzmanlığı kısmında kalıp estetiğe yöneliyor ya da ortopedi uzmanı olup özelde çalışıyor. çünkü o yaşa kadar asistan maaşına talim çalışıyorsunuz. hatta yandal asistanlığı yaparken nöbet tutmayıp 30 gün icapçı olduğunuz için normal asistandan daha az kazanıyorsunuz.

videoda türkiye'de 80 tane olduğu söylenen el cerrahlarından biri fakülteden arkadaşım. adam mecburi hizmetini memleketinden en az 1000km uzakta yaptıktan sonra sırf batıya geri dönebilmek ve eşinin mecburi hizmetini batıda yapabilmesini sağlayabilmek için ydus'a girip el cerrahisi kazandı. çok da isteyerek girmedi. 3 yıl boyunca altına tek bir yandal asistanı gelmeden kuş kadar maaşla çalıştı. şimdi eşinden ve çocuğundan 500km uzakta ikinci mecburi hizmetini yapıyor. mecburisini bitirince muhtemelen direkt özele geçer. çünkü adam neredeyse 40 yaşına gelecek daha doğru düzgün para kazanamadı.

türkiye'de doktor olmanın belki de tek avantajı böyle durumlarda doğru kişilere bir şekilde ulaşabiliyor olmanız. allah korusun benim, eşimin, annemin ya da babamın elinde bir sinir-damar-tendon kesisi olsaydı bu arkadaşımı arayıp hocalarıyla vs bir şekilde iletişime geçip işimi hallettirebilirdim. ama bu videodaki gibi anıran davarların sayısı çoğaldıkça işler daha da kötüye gidecek. normal vatandaşın şu an bile böyle özellikli birimlere ulaşması zor iken bu olaylardan sonra neredeyse imkansız hale gelecek.

buyrun bu da en son yandal sınavında açılan ve boş kalan kadroların sayısı. yandal kadrolarının yarısı boş kalmış.
eee ya ne olacağıdı allah'ın beyin fukaraları?

kolay yetişmiyor bir doktor dediğimizde "siktirsin gitsinler" deyip durdunuz o insanlara. şimdi de nasıl yok diye sorarsınız öyle?

böyle yok, hadi git şimdi kırıkçı çıkıkçıya 3 kulhu allah 1 elham okusun, düzelir belki.

kusturdu bu "hem ayranım dökülmesin, hem götüm sikilmesin" saçmalığı. doktora git deyip de, gidince niye gittin diyemezsin. doktor da tutmamış kendini, belki ilk defa bir doktordan duyunca anlarlar diyeceğimde, beyhude bir beklenti olacak.

(bkz: yavuz hırsız)