Sık geçen başlıklar

dostoyevski'nin suç ve ceza rezaleti 1

ekşi'de gör
aklıma uzaktan bir akrabamızı getirmiş başlıktır. ne yazık ki bizim akrabanın dedikleri trolleme ya da ironi çabası değildi.

kütüphanemizden aldığı suç ve ceza'yı teslim etmeye geldiğinde sormuştum "nasıl beğendin mi kitabı" diye. o da "yok çok fazla yabancı kelime var anlayamadım tam" dedi. "mesela?" dedim; "raskov mu raskolkov mu bişey geçiyor habire" dedi.

donup kaldım. "raskolnikov" deyip düzeltmek bile gelmedi içimden.