Sık geçen başlıklar

corona virüsünün türkiye'ye gelmeme sebebi 2

ekşi'de gör
covid19 bir bakteri değildir o yüzden aldığınız antibiyotiklerin bu virüs açısından bir değeri yoktur. virüsler ancak aşı ile başedilebilirler.

2-3 entridir bir antibiyotik muhabbeti dönüyor dikkatimi çekti uyarayım dedim.
1986'da çernobil kazasından sonra gökten yağan radyoaktif serpinti o yılki çay üretimini tamamiyle kirletmişti. vatan haini bağzı bilim insanları durumu açıkladılar ama o zamanın ticaret bakanı olacak mel'un cahit aral, kameralar önünde, muhtemelen seylan'dan ithal çayını höpürdeterek, "çayımızda radyasyon yoktur, olsa ben içer miyim" diyerek son derecede bilimsel bir ağızla çaylarımızın sağlam(!) olduğunu kanıtlıyordu. radyoaktif bulut da ülkemizi teğet geçmişti. çaylarda ve sularda radyasyon olduğunu söyleyenler (fetullah muteber biriydi o vakitler) anarşik ve kominik vatan hayinleriydi.
çaylarda anormal ölçülerde radyasyon olduğu, bu nedenle geçmiş yılların çaylarıyla harmanlanarak piyasaya sürüldüğü, "gece karanlıkta parlayacak" kadar kirlenmiş olanların da şimdi rize üniversitesi kampüsü olan arazi içine gömüldüğü ortaya çıkacaktı. tabi karadeniz bölgesi başta olmak üzere ülke genelinde kanser, özellikle de tiroid kanseri vakalarının artış istatistikleri hiç yayınlanmadı. bunları açıklamak vatana ihanet olarak kabul edildi.
bildiğiniz üzere biz türkler için mevzubahis vatansa gerisi teferruattır. tabi burada vatanın rizeli çay üreticilerinin cebi olduğunu görmezden gelerek.
corona da böyledir. ülkeye corona virüsünün girdiğini, hastalık olduğunu söylemek, artık sadece turizmden gelecek paraya bel bağlamış ülkemiz için büyük suç haline getirildi. vatana ihanet yani...
bu arada, devlet önlemleri aldı diyen akit değilse çok safdil arkadaşlara : devletimiz halkına, hiç utanmadan ve hiç sıkılmadan, tek ayak üzerinde otuz yalan söyler. dün söylediğini yarın inkar eder. bu yüzden bu ülkede yaşamınızı sürdürmek istiyorsanız ön koşul olarak devletin söylediği hiçbir şeye, verdiği hiçbir söze güvenmeyin. önleminizi alın.