Sık geçen başlıklar

cici (film) 3

ekşi'de gör
abiler ablalar short içeriklerden midir nedir, ülkece okuduğumuzu izlediğimizi anlamakta zorlanır olduk.

--- spoiler ---

hortumla ıslatma cezası, filmde hiçbir an travmatik bir olay gibi yansıtılmıyor.

filmde tek bir travma var, o da annenin babayı öldürmüş olması. annenin travması oğlunun onur ünlü kıvamında takıldığı setinde hortluyor. çocuklar da öğrendikleri zaman travmatik bir etki yaşıyorlar haliyle. neden? çünkü babalarını seviyorlar. çünkü oğlunu hortumla ıslattı diye tetiklenip eşini zehirlersen bu meşru müdafaa değil, soğukkanlı işlenmiş bir cinayettir. bu gerçek, anne ve babasıyla ortalama ilişkileri olan, ortalama üç kardeşin hayatlarını sikip atıyor.

--- spoiler ---

yamuluyorsam düzeltin. yapmayın etmeyin.
olgun şimşek'in gülmekten ağlamaya geçtiği sahne beni benden aldı. oyunculuğun gözlerle yapıldığına bir kere daha şahit oldum.

son dönemlerde türk sinemasında izlediğim en iyi tiratlardan biri var bu filmde.

“bir sefer geldiydim ben ankara'ya. ankara'daydınız o zaman, lise okuyordun sen, son sınıftaydın, sıhhiye'de. bahardı. askerden bir devrem var yozgatlı arkadaş, onun yanına vardım. bir on gün kadar kaldım. gezdirdi beni sağolsun. gölbaşı diyorlar, su kenarında, et yedik, rakı içtik. dertlendim ben de, alışık da olmadığımdan herhal. dedim gideceğim. okulunu da öğrendim, gideceğim çıkacağım saliha'nın karşısına. üç sefer çıktım yola. ikisinde döndüm gerisin geri.

-üçüncüde?

-kalabalıktınız. arkadaşların vardı yanında. hep böyle süslü süslü kızlar, havalı havalı oğlanlar… baktım senin de keyfin yerinde. birisi sigara uzattı sana, sen de aldın yaktın. dedim saliha'ya bak, sigara mı içiyor. ben de yaktım bir sigara, çöktüm duvarın dibine. baktım sana, uzun uzun. içtik sigaraları, sen atınca ben de söndürdüm. siz okula döndünüz geri, ben de doğru otogara, ilk arabayla da döndüm.

o gün de bıraktım sigarayı.

-niye?

-o sigaranın üstüne sigara içilmez diye.”