bundan seneler once, istanbul'un gobegindeki evimde bunalmaya baslamistim.
eve gelmek isteyen ya da disarda bir yerlerde bulusmak isteyen arkadaslarima bahaneler uretmeler,
is yerinde artik calismak yerine faydasiz internet sitelerinde gezinmeler,
telefonlara bakmamalar,
muzik dinlememeye baslamalar,
hatta cok uzak hissettigim askerlige gitme dusunceleri.
disariya bahar gelmeye baslamis, ben insan kalabaliginin ortasindaki evimin bir odasinda takiliyorum.
acaba boyle mi olacak bundan sonra dedigim gunlerden bir gun, yine makarna suyunun kaynamasini beklerken eski mp3'leri karistirip chick corea caldim bilgisayarda.
1. parca, 2. parca derken hafiften ellerimle-ayaklarimla ritm tutmalar, muazzam piyano parcalarinda ellerimle sanki virtuozmus gibi kendimi kaybetme modlari,offf off ile takdir etmeler...
bu sirada makarna suyu falan bitti zaten.
artik jazz simarikliginin da etkisiyle bir yerden biftek siparisi verdim.
asagidaki tekele inip bir sarap aldim.
sonra chick corea esliginde kendime boyle jazz keyfi aksami cattim.
ertesi gun cumartesi.
ilk yaptigim is ne zamandir gorusmedigim arkadaslari getirmek oldu.
o gunden sonra, her gun yavastan degisti her sey. kendime gelmistim artik.
belki zaten gecici bir ruh haliydi. belki zaten bir an bekliyordum.
ama gercek su ki, o ani bana chick corea vermisti
belki de artik farkli bir boyutta oldugu icin, bendeki bu etkisini biliyordur chick corea, kim bilir?
onun icin tesekkurler chick corea
13.02.2021 · 48. sıra
gumgumok
12.02.2021 03:07 ~ 03:09