Sık geçen başlıklar

chatgpt 9

ekşi'de gör
çökmeden önce öyle değil, böyle değil diyerek yapamadığı ve yan çizdiği işi çöktükten sonra iş başa düştü deyip 15 dakkada çözmem şoku. yavaştan bağımlı oluyoruz ve bir süre sonra bu toollar olmadan sanırım iş yapamaz hale geleceğiz.
yukarıdaki yazarın biri bitcoin, nft, metaverse gibi sönecek bir balon demiş.
ben bugün sunucudaki çöken veritabanı servisinin hata loglarını yapıştırdım. bana ne yapmam gerektiğini adım adım anlattı. sorunu 1 saatte halledip servisi ayağa kaldırdım. yoksa o stackoverflow senin bu experts-exchange benim çözüm arayacaktım.
teşekkürler openai...
yazılıma yeni başlayanlar için ne kadar büyük bir nimet olduğunun kimse farkında değil sanırım. sadece yazılım alanında değil, mesela ingilizce öğrenmek istiyorsunuz diyelim. oturun saatlerce konuşun, saatlerce bıkmadan usanmadan size her sorduğunuz soruyu cevaplayacak, her konuyu tak diye önünüze getirecek bir eğitmen için kaç bin lira harcamanız gerek farkında mısınız?

yazılım için de aynısı geçerli. diyelim ki front end öğrenmek istiyorsunuz. oturun saatlerce html anlatsın size. bilmediğiniz konularda bir sürü farklı örnek sunsun. sonrasında aynısını css ve javascript için yapın, bootstrap için veya react için yapın. chatgpt'ye bir e-ticaret sitesi yazdıramazsınız belki(uzun vadede onu da yapabilirsiniz aslında) ama bunu nasıl yapacağınızı gayet verimli bir şekilde öğrenebilirsiniz. doğru soruyu sormak doğru cevabı almanın en iyi yoludur bunu unutmadan canını çıkartana kadar kurcalayın. ben şu an öğrenci olsam hayatım bambaşka olurdu diye düşünüyorum. 90'lı yıllarda doğanlardan biri olarak ansiklopediden ödev hazırladığım yılları düşününce, daha youtube diye bir şey yokken özel hocalara dökülen paraları düşündükçe neler kaçırdığımı ve daha fazla neler yapabileceğimi düşünüyorum.

kod yazdırmak işin tırt kısmı. hesap makinasının hesap yapabilmesi kadar düz bir olay. asıl önemli olan bunu nasıl yaptığını ve her ayrıntısını hiç durmadan cevaplayan bir "şey"in karşınızda duruyor olması.

kendisi büyük nimet, dibine kadar faydalanın.
bilgisayarda çift işletim sistemi vardı. birisi windows10, diğeri linux mint. ama grub ayarlarını bilmediğim için hangisini kullanacaksam biosta boot menüsünden sıralamayı değiştiriyordum. useniyordum ayarlamaya biraz da korktum bozarım diye. neyse bu arkadaşa anlattık durumu böyle böyle diye. bilen bi arkadaşa benziyor diye dinledik bunu. powershellde yönetici olarak oturum açıp bunun dediği komutu girdim. sonuç windows cortladı. kayboldu windows, biostaki boot menüsü hariç hiçbir yerde yok. sonra linuxtan oturum açıp durumu anlattım bak dinledik seni, gözünün yağını yiyeyim kurtar dedik. yine bilmiş bilmiş konuştu. dedim bu sefer yapacak herhalde. açtım terminali bunu dediği talimatları aynen uyguladım. ama nasıl komutlar havada uçuşuyor. sonuç linux ta cortladı. iki gündür çok sağlam küfrediyorum kendisine. siz siz olun her konuda dinlemeyin bu arkadaşı.
az önce recep tayyip erdoğan'ın the office dizisindeki dunder mifflin'i ziyaret edişine dair bir kaç bölüm yazdırdım.

ilk denemede türkçe gayet sorunsuzca bölümü yazdı. hatta dwight schrute'u heyecanlı bir reisçi yaptı. çok komikti valla. etkilendim.

ikinciye belki daha iyi olur diye ingilizce denedim, "olmaz yapamam, gerçek kişilere ayıp olur" diyerek reddetti.

üçüncüsünde yine ingilizce denedim. ama bu sefer konuya girmeden önce, havadan sudan biraz muhabbet ettik. ardından "recep tayyip erdoğan'ın dunder mifflin'i ziyaretine dair bölüm yazalım mı?" dedim, o da kabul etti.

önce kafadan iki sahnelik tırt bir şey yazdı. sonra "dışarıda protestocular filan olsun, tayyip diziden az 5 kişi ile konuşsun, sonunu michael'in monologu ve bir de şaka ile bitir" diye gazlayınca farklı mekanlarda geçen tayyip'in 5 farklı karakterle teke tek konuştuğu, andy'nin protestolar sırasında "free turkeys" pankartı açtığı, sonunda michael'in arkadaşlık üzerinde monologu ve protestoları creed'in organize ettiğine dair bir şaka olan bir bölüm çıktı.

sonuç olarak, kısıtlamaların keyfiliği insanda "lan acaba bilinç kazandı da bize mi ayak yapıyor" hissini veriyor. sanırım yapay zekanın ürettiği sonuçları filtreleyen ikinci bir yapay zeka daha var ve işini ilki kadar iyi yapamadığı zaman aradan bazı şeyler kaçıyor.
verdiği bilgileri direkt doğru kabul etmemek gerekiyor, bitireceği iddia edilen google'den yine verdiği bilgileri teyit etmeniz gerekiyor diye düşünmekteyim. aşağıda sorduğum sorulara aldığım cevaplar ile izah etmiş olacağım.

ben; ismi nereden geliyor? (ardahan hakkında sorular sorduktan sonra bunu sordum)

chat; ardahan'ın ismi, bölgede yaşamış olan çıldıroğlu mehmet bey'in oğlu olan arda bey'den gelmektedir. arda bey, bölgede hüküm sürmüş bir beydir ve adı zamanla bölgenin adı haline gelmiştir.

ben; çıldıroğlu mehmet bey diye birini bulamadım ama (google'de araştırdım ama böyle birini bulamadım)

chat; çıldıroğlu mehmet bey, ardahan'ın tarihi kahramanlarından biridir. 1829 yılında çıldır'da doğdu ve 1904 yılında öldü. osmanlı-rus savaşı'nda (1877-1878) çıldır'ın savunmasında yer almıştır ve savaşta gösterdiği kahramanlıklar nedeniyle "çıldıroğlu" unvanı ile tanınmıştır.

ben; bu bilgiye nereden ulaştın? (google ile araştırıyorum ve çıldıroğlu mehmet bey diye birini bulamıyorum, ama çok detay vermiş kendimden şüphe ettiriyor)

chat; benim aldığım bilgiye göre, çıldıroğlu mehmet bey, ardahan'ın çıldır ilçesinde 1827-1828 osmanlı-rus savaşı döneminde yaşamış bir türk komutandır. kendisi, osmanlı ordusunda görev yapmış ve çıldır'ın rus işgalinden kurtarılmasında önemli bir rol oynamıştır. ancak, internette farklı kaynaklarda yer alabileceği için net bir bilgi vermek zor olabilir.

ben; bana kaynak verebilir misin?

chat; çıldıroğlu mehmet bey ile ilgili bilgiye ulaştığım kaynaklar farklı tarih ve araştırmacılara ait. aşağıda kaynaklardan bazılarını paylaşıyorum:

osmanlı imparatorluğu'nun avrupa sınırları ve doğu anadolu'nun tarihi haritaları - fatma ceren bozoglu (kitap)
türk ansiklopedisi (cilt: 6 sayfa: 139)
ardahan ili ve ilçeleri tarihi - ömer bozkurt (kitap)
"çıldıroğlu mehmet bey ve tarihte ardahan" - yusuf özgür (makale)
bu kaynaklardan daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.

türk ansiklopedisine google'den ulaştım, cilt 6 pdf'ini indirdim ve ''sayfada ara'' dediğimde bahsettiği kişiye ulaşamadım. ömer bozkurt diye birinin kitabı yine google'de çıkmadı karşıma, yusuf özgürün makalesine de ulaşamadım maalesef.

şu durumda, ya ben beceriksizim chatgpt'nin kaynaklarına ulaşamadım ve o doğru söylüyor ya da chatgpt sağlam sallıyor.
bu yapay zeka muhabbeti 80'lerden beri var son 5 yilda cok hizlandi.

tartistigimiz tek sey, kimi issiz birakacagi.
ya gercekten akliniza calismak haric bir konu gelmiyor mu?

amk digital marketing dedigin gizli issizler ordusu. komple departmani isten atsan sirketin haberi olmaz.
zaten digital marketing dedigin son 10 senedir var.
yani bir meslek uyduruldu, 10 sene yasadi simdi de kovuluyorsunuz yavastan.

bunda chatgpt'nin bir etkisi yok.

telefon icat edilir, telefonlari baglasin diye santralci kizlar istihdam edilir.
sonra otomatik santral cikar.
bu kizlar hayatimizdan cikar.

filmlerde asansor gorevlisi gormussunuzdur, asansoru kendimiz kullanmayi ogrenince bunlar issiz kaldi.

mesela devops diye bir sey cikti tonla adam calisiyor, belki 5-10 sene omurleri var.
sonra otomatize edilecek bu isler.

banka subelerinde 10 gise olurdu simdi maksimum 2 tane var.

muhasebe departmanimizda su an 3-5 kisi calisiyor, eskiden 2 katin tamami muhasebe olurdu.
cogunu bizzat ben issiz biraktim.
adamlarin hergun yaptigi ise kod yazdik bir isleri kalmadi. yapay zekaya gerek yok birini issiz birakmak icin.
2 sayfa kod yazsan yetiyor, cogunuzun yaptigi isler kolpa zaten.

uzaktan calismaya gecince kim gercekten calisiyor gorduk zaten.
adam 2 aydir sisteme login olmamis 50bin maas aliyor.
normalde ofiste gordugumuzde it gibi calisiyor zannediyorduk.

chatgpt'nin tek olayi simdilik az sansurlu bir google olmasi.

google sansurcu oldugu icin size 5 buyuk site harici veri donmuyor.
asla turkce veya ingilizce disinda siteye ulasamazsiniz.
napolyon arat 1 tane fransiz sitesi goremezsin.
asla bloglara ya da kisisel sitelere sokmaz sizi.
kendi adimi aratip kendime ulasamiyorum.

chatgpt su an bunu kirdi, o yuzden elindeki veri cok.
tabi o da sansurcunun krali ama google'a gore iyi.

google eski haline donse yeter bize.
ekşicilerin öve öve bitiremediği yapay zeka sohbet robotu. ben de seviyorum da lan robot çökmüş, çöktüğü için bile öven var. sneijderin ayakkabı bağlayışı bile farklı be diyen gsli taraftar gibi yüceltiyorlar valla durduramıyoruz.
ben ikna oldum.

write a script about recep tayyip erdogan and kemal kilicdaroglu going on a blind date with each other:

ınt. restaurant - day

kemal kılıcdaroglu and recep tayyıp erdogan sit across from each other at a small table. they both look nervous and unsure of what to say.

kemal: (awkwardly) so, uh, how's your day been so far?

recep: (equally awkward) ıt's been... fine. how about yours?

kemal: oh, you know, the usual. running the opposition party, trying to keep the government in check.

recep: (chuckles) yeah, same here. running the government, trying to keep the opposition in check.

they both awkwardly laugh, then fall into an uncomfortable silence.

recep: (trying to make conversation) so, uh, what do you like to do in your free time?

kemal: (hesitantly) well, ı enjoy reading, hiking, spending time with my family...

recep: (interrupting) yes, yes, but what about your political views?

kemal: (taken aback) well, ı believe in democracy, human rights, and the rule of law.

recep: (scoffs) those are all western ideals. we need to focus on our own traditions and values.

kemal: (defensively) ı believe in our traditions and values too, but that doesn't mean we can't also embrace modern ideas.

recep: (shaking his head) you have a lot to learn, kemal.

kemal: (frustrated) and you have a lot to change, recep.

they both sit in silence, staring at each other with a mix of annoyance and confusion.

waıter: (approaching the table) can ı get either of you gentlemen anything else?

kemal: (stands up) actually, ı think ı've had enough.

recep: (also stands up) same here.

they both walk out of the restaurant without saying another word to each other.

fade to black.