hiçbir zaman ben boşuna mı okudum hissini yaşamıyorum. hiçbir şey bile yapmasanız görgünüz, vizyonunuz artmış oluyor. tahsilli insan diye bir tabir vardır. işte bu tabirin karşılığı olmuş oluyorsunuz.
ancak ben üniversite okumanın bu kadar itibarsızlaştırılmasını hazmedemiyorum. eğitim hayatının hiçbir döneminde derslerde başarılı olmak adına strese girmemiş, bir yazılıdan yüksek not alamayacağı stresi ile ağlamamış, çoğunlukla takdir belgesi ile geçmemiş, ortaokulda lisede haftasonlarını dershaneye feda etmemiş, hiçbir kaygısı olmamış insanlar da eninde sonunda üniversite okudular. o kadar çok üniversite açıldı ki zaten artık bu devirde üniversiteye girememek mümkün değil. çalışan da girdi, çalışmayan da girdi. piyasa hepsine aynı muameleyi gösterdi.
zamanında yaşadığım şehirde tek bir tane anadolu lisesi vardı. şehirdeki çocukların en iyilerinden bir kısmı, o da az bir sayı, birkaç fen lisesine, anadolu öğretmen lisesine ve istanbul'daki sınavla girilen o iyi liselere girdikten sonra (ki bu liseler ülke çapında öğrenci alıyor ve kontenjan sınırlı) kalan kalbur üstü kontenjan direkt o şehrin tek anadolu lisesine gidiyordu. anadolu liselerinde okuyanlar bilirler. okudukları ilkokul, ortaokul gibi okullarda sınıflarında başarısız ve "tembel" tabir ettiğimiz öğrenciler vardır ama anadolu lisesinde vasat öğrenci hiç yoktur. bu öğrenciler yaşıtları binlerce öğrenci ile yarışmış, kimisi bilinçli veya belli bir maddi düzeyi olan ailelerinin kendilerini yazdırması ile dershaneye giderek kazanmış, kimisi hiç dershaneye gitmeden zeki olduğu için kazanmış ama neticede evde aile ortamında da kendilerine bir ders çalışma alanı yaratılmış. yani özetle herkes düzgün ailelerin çocuklarıydı. okulda vasat öğrenci yoktu. bu öğrenciler lisede dershanelerin de başarılı sınıflarını doldururlardı. yani senin bir statün vardı. sen anadolu lisesinde mi okuyordun veya anadolu lisesinden mi mezundun, hımm demek ki bu kişi zeki veya çalışkan biri kanısına tereddüt etmeden varılabilirdi. ama şimdi bütün liseler anadolu lisesi oldu. sadece belli başlı büyük şehirlerde veya bir coğrafi bölgede bir iki adet olan nadir liselerden fen liseleri, her şehire her ilçeye birkaç adet açıldı. yani anadolu liselerinin başına gelen akıbet fen liselerinin başına da geldi elbette. şimdi benim liseyi okuduğum şehirde, benim dönemimde anadolu lisesine girilen başarı düzeyi ile şehre açılan fen lisesine giriliyor. ne oldu? ne fen liselerinin bir ayrıcalığı ve itibarı kaldı, ne anadolu liselerinin bir ayrıcalığı ve itibarı kaldı. ne sayılı üniversitelerin bir ayrıcalığı kaldı.
at izi it izine karıştı. bu durumu hiç hazmedemiyorum ve ömrüm boyunca hazmedemeyeceğim. kapasitesi olan da okuyor olmayan da okuyor. olan gerçekten emek verene oluyor. çünkü onun emeği bu toz ve dumanın içerisinde görünmüyor.
16.12.2021 · 9. sıra
sifirbesuc
15.12.2021 00:18 ~ 00:22