Sık geçen başlıklar

bankalardan kendi dövizimizi çekemiyoruz 1

ekşi'de gör
istanbul tüccarlar kulübü başkanı ilker önel‘in, tüccarlar ardına yaptığı isyandır.

kaynak

vatandaşın hesabındaki dolar kadar, bankalarda fiziki olarak kasada dolar olmayınca… haliyle millet kendi hesabındaki dövizi bile çekemeyecek noktaya geldi.

pamuk prensese sormuşlar: bir öpücükle nasıl uyandın? demiş ki: uyanmasam daha çok öpeceklerdi.

o yüzden artık uyansanız iyi olur!

ülkede dolar kalmadı. merkez bankasının rezervi bomboş. dolar artık karaborsa. merkez bankası vatandaşın dolar mevduatlarının zorunlu karşılığını birilerine ucuza peşkeş çekip dibini sıyıralı çok oluyor.

aylardır kuru olmadığı bir seviyede tutmak için sığ piyasada milyarlarca dolar yaktılar. yaklaşık 1 yıldır sığ piyasada aniden yaşanan düşüşler gördüğünüzde bilmeliydiniz ki; birisi doların serbest piyasa değerinin çok altında satış pozisyonu açıyor ve gecenin köründe bütün alım yönlü pozisyonları bu satış ile besleyebilecek kadar büyük pozisyon açıyordu. türk piyasasında yabancı aktör kalmadığı için ve yerleşiklerin çok azı forex vs piyasada işlem yaptığı için gecenin göründe 150-200 milyon dolar satsanız yüzde 4-5 düşürüyorsunuz.bu satışları yapan da merkez bankası ve onun aracılığı ile kamu bankalarından başkası değildi. merkez bankası bankalardan zorunlu karşılıklarla ve swaplarla topladığı halka ait doları gece yarısı gün içindeki serbest piyasa fiyatının 60-80 kuruş altında satarak doları düşürüyordu. rezerv tam olarak böyle eridi işte.

ama artık bitti!

ülkeye sıcak para yada yatırımcı sokmak da hayal artık çünkü yabancıları bu kadar riskli, negatif rezervli, yüksek cds'li, hukuksuz ve gri listedeki bir "narco ülkesine" dolar getirmeye ikna edemezsiniz.

ımf’nin bizi kurtarması da artık imkansızdır. çünkü imf borçları semboliktir, 3 milyar dolarla ülke ekonomisi kurtulmaz ama imf'ye giden ülkeler piyasaya bir mesaj verir. der ki; "ben kamuda israf yapmayacağım, para politikasında sıkılaşmaya geçeceğim, ihracat destekleyici politikalar, ithalat ikamesi politikalar uygulayıp cari açıkta dengeyi sağlayıp ulusal paraya eski değerini kazandıracağım" sözü verir ve piyasa yapıcıları bunu olumlu bulursa 5 yıl gibi bir sürede ekonomi toparlanır...

akp bunu kabul eder mi? etmez! çünkü bu halının altını süpürülmüş her türlü pisliğin de ortaya çıkması anlamına gelecektir.

1958'de de adnan menderes hükümeti moratoryum ilan ederek türkiye'nin iflasını duyurmuştu. halk sefalet içine düşünce menderes iktidarı kaybetmemek için giderek otoriterleşti... türkiye yönetilebilir olmaktan çıktığı için 2 yıl sonra da askeri darbe geldi. bu sefer tsk tamamen sarayın emrinde olduğuna göre herhalde sonumuz sri lanka gibi olacak.

ben vatan haini miyim ki kılıçdaroğluna oy vereyim diyen cahillere sormak lazım;

batının altına yatanlar hain değil mi.. hatta batıyı geçtim doğunun da altına yattınız, bu hainlik değil mi? londraya bağlı uluslararası tahkim garantili soygun projelerine imza atmak hainlik değil mi? üç kuruş turizm parası için maskelere "enjoy ı am vaccinated" yazmak bu millete hainlik değil mi? kaşıkçı cinayetinde tükürdüğünüzü yalayıp suudi doları için iade etmek de hainlik değil sanırım? katar doları için doğu akdeniz'deki milli menfaatlerden vazgeçmek? peki, 3 - 5 milyar avro ab'den para alacağız diye ülkeye 10 milyon mülteci alıp, bu da yetmezmiş gibi bir de ab ile mülteci iade anlaşması imzalamak nedir?

dolayısıyla kimse kimseye hikaye anlatmasın.

bu saatten sonra herkes ayağını denk alsın! bu kur çiller zamanındaki gibi bir gecede 4 kat artacak daha... ağzınız açık kalacak, ekrana bakacaksınız şaşkın ördek gibi. dünya basını bizi manşet yapacak.