sonradan gelen düzenleme:
(#145669053) işte benim de anlamadığım bu kafadakiler.
günümüz çağında kadınlar artık daha fazla iş hayatının içinde normal olarak. şanslı bir kesim bir süre ara verip çocuğuna kendi bakabiliyor ama herkes bu şansa sahip değil. bazıları ekonomik nedenlerden, bazıları uzun yıllar çalıştığı yerden ayrılmak istememesinden vs.. işten ayrılamıyor. tabi ki onların da derdi daha iyi bir gelecek için.
bu durumda devreye bakıcılar, kreşler giriyor ama onlar da artık çok pahalı ve ayrıca çocuğun sağlıklı bakılması, güvenliği vs.. nedenlerle büyüklerden yardım isteniyor.
gençliği koşuşturmakla geçmiş, yavaş yavaş sağlık sorunları olmuş, artık daha sakin ve huzurlu bir hayat sürmek isteyen hayatının son çeyreğine gelmiş büyükler bazen mecbur tutuluyor. "sen nasıl anneannesin/babaannesin torununa bakmalısın" baskısı yaşayan çevremde epey insan var.
bazı sosyal paylaşım sitelerinde de bunun üzerine herkes fikrini belirtiyor ama kimse büyüklere "sen de ne istersin?" diye sormuyor.
k.validemin en yakın komşusu, arkadaşı en son bu sorundan dolayı oldukça sıkıntı yaşadı.
oğlu ve gelini çalışıyorlar. gelini evden çalışıyor pandemiden bu yana. odasına sabah giriyor, akşama kadar çıkmıyor. tamamen iş hayatı. doğumdan sonra gelininin annesi şehir dışında yaşıyor ve o da diğer kızının torununa bakıyor. kadın, oğlunun yanına gitti. kendine ayrı bir oda yok. salonda yattı üç yıl boyunca. yemek, ev işi, torun bakmakla geçti üç yılı. tam artık torun nihayet kreşe gidecek "oh" diyeceği vakit çok konforlu gelmiş olacak ki gelini ikinciye hamile kaldı. kadından tabi beklenti içindeler. neyse doğum yapmasına az kaldı ama kadın artık yorgunluktan hasta vaziyette "dayanamayacağım" dedi.
şu an gelini ve oğlu küsler. aylardır aramıyorlar. niye "hain anne, torununa bakamadı!" birinciye baktı ama ikinciye bakmadı ya sırtlarını döndüler.
benim düşünceme göre bir çocuğa bakmak zorunda olan annesi ve babasıdır. büyükler elbetteki bakabilir, arada destek olabilir ama bakamayacaklarsa ya da istemiyorlarsa onlara kızmaya, küsmeye hakkımız yok.
ben şanslı azınlıktaydım, işime ara verdim ve çocuğuma kendim baktım ama bakamayacak olsam da k.valideme yüklenmezdim, gönül koymazdım ya da çocuk dünyaya getirmezdim.
ebeveynlere sırtını bu kadar dayamak bana doğru gelmiyor. hadi bir tane yaptın da ikinciyi niye yapıyorsun kendin bakamayacaksan?
günümüzün potansiyel bakıcıları büyükler. ama o insanlar da artık yorgun, eski tahammülleri, enerjileri yok. niye biraz rahat etmeyi istemek suç gibi görülüyor, "oh rahatına düşkün" diyerek küsülüyor, zorunda mı kadın? hakkı yok mu gelmiş o yaşa?
fakat bunu dile getirdiklerinde bencillikle suçlanıyorlar. hatta biri diyor "torununa bakmazsa, evladından da ona bakmasını istemesin" şimdi bu bencillik değil mi?
zaten kendi çocuğuna bakmak için işinden ayrılamayacak durumda olan annesine bakmak için işinden ayrılabilir mi?
bu artık baskıya dönmüş durumda.
bir arkadaşım annesine gönül koydu. "çocuğumu bakıcılara baktırdı" dedi. ben de "ama onun da bir eşi var ve farklı yakada oturuyorsunuz ve sağlık sorunları da var" dedim. ki o kadın 14 yıl k.validesiyle yaşamış, artık azıcık hayatını yaşamak isteyen biri. suç mu?
anlıyorum kadınlar için büyüklere baktırmak konforlu ama ben anneannesi tarafından büyütülen biriyim çocuklar için pek de güzel değil.
iki arada büyüyor çocuk. her yiğidin yoğurt yiyişi farklı neticede.
sonradan gelen düzenleme: bazı insanların birden fazla çocuğu var ve torun da birden fazla olabiliyor. "ona baktın, buna da bak" beklentisi olabiliyor. bu insan senelerce çocuk bakıyor, "artık bakamayacağım" dese, gönül koyuluyor. bu adil değil bence.
"sen doğur ben bakarım" deseler dahi sonuçta o çocuğa bakmak zorunda olan anne ve baba. yaşlı insanlar sağlıksal sorun yaşayıp bakamayabilir de. kişi önce kendine güvenerek çocuk dünyaya getirmeli.
29.11.2022 · 30. sıra
inoktane
28.11.2022 15:42 ~ 18:07