Sık geçen başlıklar

atatürk'ün ateist olduğunu kabullenememek 1

ekşi'de gör
benim de anlam veremediğim durumdur.
yalnız atatürk'ün ateist olma ihtimalini kabullenememek diye düzeltelim, sonuçta kişinin imanını biz bilemeyiz.

konuya tekrar dönecek olursak, atatürk eğer ateist ise de, deist ise de, müslüman ise de eğer mucize diye bir şey varsa türk milleti için gerçek bir mucizedir. inancı ya da inançsızlığı kimseyi ilgilendirmez. isterse mandalinaya tapsın, bu ülkenin kurucusu olduğu ve bu milletin onu her zaman minnetle anacağı gerçeği değişmez.

nasıl ki atatürk'ün inançsızlığı(?) üzerinden goy goy yapanların azalarak bitmesi gerekiyorsa aynı şekilde " hayır atatürk gerçek müslümandı, bu bu bu sözleri demiş, iftiracılar! " bıdı bıdısı yapanların da azalarak bitmesi gerekiyor.

benim düşüncem atatürk'ün ateist değil deist olduğu yönünde. cumhuriyet öncesin söylemlerinde açıkla islamı öven söylemleri var, belki bir zamanlar koyu bir müslümandır da, ama din ile ilgili cumhuriyet sonrası söylemleriyle cumhuriyet öncesi söylemleri arasında uçurum var.

"gökten indiği sanılan kitapların doğmaları”
" arap oğlunu yavelerini anlasınlar diye kuranı türkçeye çevirttim"
"tanrı tarafından gönderildiğini söyleyen adamlar"
"kuran'ın yasalarını muhammed yazmıştır"
...
gibi cumhuriyet sonrası söylemleri manevi yönden çok büyük değişimler yaşadığına işaret ediyor. şahsi fikrim, atatürk'ün cumhuriyetten sonra okumaya ve araştırmaya daha çok önem vermesiyle birlikte islamın aslında ne kadar çağ dışı ve insan onuruna ne kadar aykırı olduğunu görmesiyle deist ya da agnostik olduğunu düşünüyorum (yaratıcıyı reddeden herhangi bir söylemine rastlamadığım için ateist olduğunu düşünmüyorum).

ölmeden yaklaşık bir sene önce ankara'da verilen bir davette romanya dışişleri bakanına söylediği şu sözler de manevi bir arayış(doğru kelime mi bilemedim) içinde olduğunu gösteriyor.

"..zamanında kitaplar karıştırdım. hayat hakkında filozofların ne dediklerini anlamak istedim. bir kısmı her şeyi kara görüyordu. “mademki hiçiz ve sıfıra varacağız, dünyadaki geçici ömür sırasında sevinç ve mutluluğa yer bulunmaz” diyorlardı. başka kitaplar okudum, bunları daha akıllı adamlar yazmışlardı. diyorlardı ki: “mademki sonu nasıl olsa sıfırdır, hiç olmazsa yaşadığımız sürece şen ve neşeli olalım.” ben kendi karakterim bakımından ikinci hayat görüşünü beğeniyorum, fakat şu sınırlar içinde: bütün insanlığın varlığını kendi şahıslarında gören adamlar zavallıdır. "

böyle düşünmemin nedenlerinden biri kendimin de dindarlıktan deizme geçişimin inandığım dini daha çok anlamak istememle, kuranı, hadisleri, tevrat'ı, incil'i, dinlere ilişkin eleştiri kitaplarını okumamla başlaması. okudukça islamdan ve diğer dinlerden daha çok şüphe eder hale geldim, şüphelerim arttıkça daha çok okudum, okdukça din denen zehirden nefret eder hale geldim. zaten bir insanın islamiyeti terketmesi için sadece kuran mealini okuması bile yeterli.

atatürk'ün kuran'ı türkçe'ye çevirmesiyle ilgili şöyle bir sözü var :

"türkler dinlerinin ne olduğunu bilmiyorlar. bunun için kur’an türkçe olmalıdır."

evet aynen öyle türkler dinlerinin ne olduğunu hala bilmiyor, bilseler zaten terkedecekler. yobazların arapça ısrarı da bu yüzden.

kuran'ın türkçe'ye çevrilmesiyle ilgili kazım karabekir'e söylediği şu sözlerde
bence atatürk'ün islama bakış açısını özetliyor.

"evet karabekir, arap oğlunun yavelerini türk oğullarına öğretmek için kur’ân’ı türkçeye çevirttireceğim. ve böylece de okutacağım. ta ki budalalık edip de aldanmakta devam etmesinler…"

şurda atatrük'ün islamla ilgili görüşlerinden bazılarını okuyabilirsiniz.

bir müslüman inandığı dini bilmediği için hala müslümandır deyip bitirmek istiyorum.

edit:imla