Sık geçen başlıklar

asla avrupalı olamayacağımız gerçeği 2

ekşi'de gör
bunu ben de kabullendim moruk. yaparız, ederiz, internetiyle sosyal medyasıyla şusuyla busuyla gelişiriz; sokağa çıktığımızda, devlet dairelerinde güler yüzlü, yaptığı işi seven insanlarla karşılışırız, bir şekilde olur diyordum. yok olmadı. olmuyor. olmadığı gibi, sanki buna nispet yaparcasına sokakta daha fazla keko, daha fazla kezban, eğitimin daha da kutsanmadığı, cehaletin daha da yüceltildiği, fakirleşmenin arttığı, tanıdığı olanın hapisten çıktığı, durduk yere masum insanların bıçaklandığı ve öldürüldüğü, 85 milyonun 13 milyon kaçağa baktığı, siyasal islamın başta seküler kadınlara olmak suretiyle toplumun bir kesimine bir sürü saçmalığı dayattığı, arapperestliğin kutsandığı ve ülkenin hükümetinin ve bürokrasisinin bütün bu sorunları gram umursamadığı saçma sapan bir ülke oldu burası. aidiyetimi kaybettim ben.

belki çok basit bir örnek olacak ama; euro 2024'te gürcistan maçında gürcü milli marşı yine ıslıklandı. bir toplum, başka bir toplumun kutsalını, yani milli marşını neden ıslıklar lan her seferinde? kutsal bu ya. bir değil iki değil. ayıptır. yıllardır her maç aynısı oluyor ve biz bir arpa boyu ilerleyemiyor muyuz? ve yine tabi ki türklerin olduğu maçta, yani gürcistan maçında, tribünde gürcülerle kavga çıktı. neden hep türklerin olduğu yerde bunlar oluyor? bu kadar basit bir örnekten bile kanaatimce cilt cilt analiz çıkar.

başlıkla verileni kabullenmeme neden olan bir olay oldu. o olay sonrasında yıllardır savunduğum görüşe karşı "sikerler böyle işi" dedim. bir anda "dank" etti. olay önemsiz. yani önemli tabii de, daha da önemlisi bu aydınlanmayı yaşamak. bazen sike sike böyle yaşattırıyorlar demek ki. gerçekleri görmek için böyle kırılma noktaları gerekiyormuş.

madem öyle, bundan sonra oyunu bu yeni kuralına göre oynayacağız.

(bkz: bireysel çıkarların maksimizasyonu)
olabiliriz de çok bedel ödemek gerekir.
önce laik- dinci savaşı, arkasından hazineden geçinen memur-bürokratlarla hazineyi finanse eden burjuva-işçi ittifakı savaşı, arkasından başka bir ülke tarafından işgal ve bağımsızlık savaşı.
avrupa son 500 yılda; dincileri ahiretlerine kavuşturarak, kralları ve kapıkullarını layık oldukları sınırlara hapsederek, vatan denilen toprakların her bir cm2 için ne tür bedeller ödenmesi gerektiğini evlatlarını feda ederek uygarlığı öğrenebildi.
evet, avrupa'lılar; asya ve afrika'yı acımasızca sömürdüler ama sömürgelerden elde ettikleri müthiş kazançları kendi ülkelerine getirerek bilimi,ticareti ve sanayiyi finanse ettiler.
o dönemlerde ve sonrasında ise osmanlı imparatorluğu, anadolu'nun insan gücünü sömürgeleri için harcadı ve sömürge ülkelerden gelen kazançlar padişah ve kapıkullarının kasalarında gösteriş, şaaşaa, iktidarda kalma savaşları ve balkanlar için harcandı.
anadolu türk nüfusu; yemen'den galiçya'ya, kafkaslardan filistin'e libya çöllerine bizzat kendi devleti tarafından halifelik vb rüyaları için alçakça harcandı, ümmet için türk milleti feda edildi. osmanlı bunu yaparken avrupa kendisi için köle çalıştırıyordu.
tanım: avrupa düzeyine, bedel ödeyerek ulus devlet olarak gelinebilir.