Sık geçen başlıklar

artık eskisi gibi kitap okuyamamak 1

ekşi'de gör
hayat çok hızlandı. veri akışı muazzam seviyede ve iletişimin/etkileşimin kesintisiz olması sebebiyle insan kendi dünyasıyla başbaşa kalamıyor. kitap okumak emek ister ve bu emek için sarf edecek zamanımız bizlerden çalınmış durumda. metalaştık. ya tüketerek sisteme eklemleneceksin ya da kıyıda köşede kalıp kitap okuyarak hayatı kaçıracaksın gibi bir hissiyat oluştu. hayat yirmi senede inanılmaz değişti ve hâlâ hiçkimse ne bok olduğunu tam anlamıyla algılayabilmiş değil.

bilemiyorum, belki de gelinen noktada olması gereken bu. üçyüz yıl önce koltuğunun altına iki kitap koyan alimim diye geziyordu, şimdi on yaşındaki velet bilgi denizinde yüzüyor. yani, kitap okumanın amacı bilgiye erişmek, beyni terbiye etmek, duyguları ve düşünceleri aktarmak olarak kabul edilirse, şu anda bunların hepsi çok daha hızlı yapılabiliyor. yüzeysel olmakla beraber, amaç internet sayesinde hasıl olabilmekte. ha tâbi ki kitap yerine internet vasıtasıyla bilgiye, duyusal etkileşime vs erişimi, organik gıda ile işlenmiş gıda benzeri bir karşılaştırmaya benzetmek de mümkün. birinde vücut gıdayı kendi olanaklarıyla ayrıştırıp kullanırken, diğerinde vitamini minerali nokta atışı eser miktarda paketlenmiş. şimdilik her ikisinden de vazgeçmeden, sakince geçiş yapacağız gibi görünüyor. şahsen, iyi bir kitabı okumaktan aldığım tadı hiçbir şeye değişmem. yirmi sene önce okuduğum kitaplarda gözümde canlanan bazı sahneleri, kitabın bana hissettirdiklerini hâlâ hatırlarım.

kitap okumak, belki de nostaljik bir mefhum olarak anılarda kalacak. insanoğlu yirmi yıl önce emeklerken, şu anda sprint atıyor. tarihte hayat hiç bu denli hızlı akmamıştı. bilemiyorum. bilen varsa aydınlatsın.