istanbulda ikamet eden biri için park yeri bulmaktan daha keyifli bişey yoktur.
Sık geçen başlıklar
araba kullanırken yapılan en keyifli şey 3
ekşi'de göraraba kullanmanın kendisi keyifli zaten. daha başka bir şey yapmaya gerek yok.
arabada olmaktan, araba kullanmaktan, karayolu seyahatinden çok hoşlanan biriyim. hayatımın en güzel zamanlarını yalnız ya da başkalarıyla arabada geçiriyorum.
şimdi araba olayı çok güzel ve konforlu bir şey. elinin altında sen ne zaman istersen o zaman hareket etmeye hazır bir araç var ve bu özgürlük hissi harika. istediğini bindirirsin, istemediğini sallarsın gider. patron daima sensin. araba da konforluysa trafik mrafik takmıyorum harika vakit geçiriyorum.
önemli telefon görüşmelerini yapmak, müzik dinlemek, bazen dizi seyretmek, hayat sorgulamalık uzun gece yolculuklarında zihinde selfpsikanaliz yapmak, kendi kendine konuşmak, jest mimik çalışmaları yapıp aynadan nasıl göründüğünü kontrol etmek, başka insanları gözlemlemek, sıcaksa soğuk klimasıyla, soğuksa sıcacık kaloriferi ile kötü hava koşullarını bertaraf etmek falan...harika ya daha ne sayayım.
kendimi bildim bileli arabam var. arabalarıma hep bir isim koymuşumdur. onlarla sanki bir canlı gibi, ruhu varmış gibi iletişim kurarım. arabada yalnız olmak o kadar izole, o kadar değerli bir zaman dilimi ki. bazen kendi kendime espri yapıp hiç komik değildi deyip kendimi bozuyorum. sonra da arabamın telkini ile alttan alıp kendimi affediyorum. bazen kendimi azarlıyorum;
"+ya sen ne şapşalsın!
-sen kime şapşal diyorsun?" sadece araba şahit.
gündemi arabada takip ederken, haberleri dinlerken hoşuma gitmeyen bir şey duyduğumda "kalıbını skeyim senin" deyip rahat rahat deşarj oluyorum, arabadan başka şahit yok. o da sessiz melek. ayrıca araba sadece bizim taşıtımız değil, performans sahnemiz. duş haricinde, akustiği ve ekosu en güzel yer araba. şarkıları acımadan söylüyorum ve bilmediğim şarkıların da sözlerini de bir güzel uyduruyorum. başkasının yanında dinlemeye utandığım ağır arabesk fantezi şarkıları bangır bangır, haykıra haykıra, hönküre hönküre dinliyorum. "aman sesini kıs kafam şişti" diyen yok. bu ne avamlıktır diye eleştiren yok oh miss. gelsin aylayk tu movik movikler, viii völ vi völ raaakyular, doz doz dozlar. arabada en yakın arkadaşınızlaysanız, işte o zaman düet zamanı. bazen şarkı sözlerini küfürlü sözlerle değiştirip kahkahalarla gülüyorum. "bazen küçük bir an için ömür bile verilir" :))
demin yoldaydım, radyoda çıkmasın mı
"benim adım ebruli biraz gerçek biraz rüya,
yalanını siks... ay sevsinler, aşksız dönmüyor dünya."
arabada olmaktan, araba kullanmaktan, karayolu seyahatinden çok hoşlanan biriyim. hayatımın en güzel zamanlarını yalnız ya da başkalarıyla arabada geçiriyorum.
şimdi araba olayı çok güzel ve konforlu bir şey. elinin altında sen ne zaman istersen o zaman hareket etmeye hazır bir araç var ve bu özgürlük hissi harika. istediğini bindirirsin, istemediğini sallarsın gider. patron daima sensin. araba da konforluysa trafik mrafik takmıyorum harika vakit geçiriyorum.
önemli telefon görüşmelerini yapmak, müzik dinlemek, bazen dizi seyretmek, hayat sorgulamalık uzun gece yolculuklarında zihinde selfpsikanaliz yapmak, kendi kendine konuşmak, jest mimik çalışmaları yapıp aynadan nasıl göründüğünü kontrol etmek, başka insanları gözlemlemek, sıcaksa soğuk klimasıyla, soğuksa sıcacık kaloriferi ile kötü hava koşullarını bertaraf etmek falan...harika ya daha ne sayayım.
kendimi bildim bileli arabam var. arabalarıma hep bir isim koymuşumdur. onlarla sanki bir canlı gibi, ruhu varmış gibi iletişim kurarım. arabada yalnız olmak o kadar izole, o kadar değerli bir zaman dilimi ki. bazen kendi kendime espri yapıp hiç komik değildi deyip kendimi bozuyorum. sonra da arabamın telkini ile alttan alıp kendimi affediyorum. bazen kendimi azarlıyorum;
"+ya sen ne şapşalsın!
-sen kime şapşal diyorsun?" sadece araba şahit.
gündemi arabada takip ederken, haberleri dinlerken hoşuma gitmeyen bir şey duyduğumda "kalıbını skeyim senin" deyip rahat rahat deşarj oluyorum, arabadan başka şahit yok. o da sessiz melek. ayrıca araba sadece bizim taşıtımız değil, performans sahnemiz. duş haricinde, akustiği ve ekosu en güzel yer araba. şarkıları acımadan söylüyorum ve bilmediğim şarkıların da sözlerini de bir güzel uyduruyorum. başkasının yanında dinlemeye utandığım ağır arabesk fantezi şarkıları bangır bangır, haykıra haykıra, hönküre hönküre dinliyorum. "aman sesini kıs kafam şişti" diyen yok. bu ne avamlıktır diye eleştiren yok oh miss. gelsin aylayk tu movik movikler, viii völ vi völ raaakyular, doz doz dozlar. arabada en yakın arkadaşınızlaysanız, işte o zaman düet zamanı. bazen şarkı sözlerini küfürlü sözlerle değiştirip kahkahalarla gülüyorum. "bazen küçük bir an için ömür bile verilir" :))
demin yoldaydım, radyoda çıkmasın mı
"benim adım ebruli biraz gerçek biraz rüya,
yalanını siks... ay sevsinler, aşksız dönmüyor dünya."
yoğun trafikte sürat yapıp, makas ata ata seyreden aracı gözden kaybolduktan bir süre sonra yol kenarında ters dönmüş ve üzerinde dumanı tüterken görmek.