Sık geçen başlıklar

annelerimizin %90'ının psikolojisinin bozuk olması 3

ekşi'de gör
lanet olası ev hanımlığı kavramı yüzündendir. kadını eve tık, evin 7/24 temiz olmasını iste, çocuklarla ilgilenmesini iste, babanın seks ihtiyacını giderilmesini iste... kaynanasıydı, eltisiydi... iste de iste... kimse de annelerimiz ne istiyor diye sormuyor. hep bastırılmış duygular, cümleler, düşünceler.

sonra gelsin okb, gelsin anksiyeteler, gelsin bu kadının her şeyi var ama niye ağlıyor soruları...

toplum yapımız çok acımasız. bir de övünürüz aile yapımız çok iyi mıy mıy diye. bok iyi!

kutudan sürpriz olarak depresyonlu çocuklar da çıkıyor. bir tarafınıza sokarsınız.
annelerimizin yüzde kaçı mutlu yaşadı?
annelerimizin yüzde kaçı elalemin ne dediğini takmadı?
annelerimizin yüzde kaçının doğru dürüst bir seks hayatı oldu?
annelerimizin yüzde kaçı işten çıkıp eve gelince, bacaklarını uzatıp dinlendi?
annelerimizin yüzde kaçı yaşımız 18’i aşınca bizden yardım bekledi?
annelerimizin yüzde kaçı televizyonun uzaktan kumandasını eline geçirebildi?
annelerimizin yüzde kaçı istediği kişiyle evlenebildi?
annelerimizin yüzde kaçı bu akşam eve geç geleceğim diyebildi?
annelerimizin yüzde kaçı bugün evde yemek yok diyebildi?
annelerimizin yüzde kaçı insan gibi yaşayabildiler?

insan diyorum.
ben de anneyim.
çocuklarıma göre psikolojim gayet yerinde.
uzun zaman boyunca yaptığım gözlemler sonucu vardığım vahim gerçek. bunları asla ve asla türk kadınını olumsuz bir biçimde eleştirmek için ya da rus kadınını yüceltmek için söylemiyorum. onları şöyle bir gözlemleyin; belediye otobüsünde, pazarda, düğünde, telefonda konuşurken ya da veli toplantısında... allah aşkına gözlemleyin. normal olmayan bir şeyler var bu kadınlarda. astronot olacakken kıl payı ev hanımı olmuş gibi davranıyorlar. bu kadınlar kendi kendilerine bu hale gelmediler. toplum bu hale getirdi belki de onları. sürekli kendilerini ifade etmeye çalışıyorlar, bazıları artık kendini ifade etmenin bir işe yaramayacağının farkında, kimisi ise hala bir şeylerin mücadelesini veriyor ve biz bunlara "çok konuşan kadın" diyoruz. babalarımız olacak görgüsüzler yüzünden bu hale gelmiş olabilirler. mesela telefonda konuşurken izleyin onları. bir insan aynı cümleyi, ögelerinin yerlerini değiştirerek yirmi altı farklı şekilde söyler mi? karşısındaki kişinin onu dinleyip dinlememesi, cevap vermemesi onun için önemli değil. piaget’ye göre okul öncesi dönemdeki çocuklar böyle davranışlar gerçekleştiriyor. birileri annelerimizin duygularını bastırmış, birileri bu kadınların psikolojisini bozmuş. aklı başında bir anne, kırk beş yaşındaki oğluna "içliğini çorabına tep soğuk girmesin" der mi? şu insanları mutlu etmek için, psikolojilerini düzeltmek için bir şeyler yapalım ne olur. anneler günü dışında aklımıza geldikleri yok lan. dünyanın tüm ekşicileri birleşin, annelerimizi öpüyoruz!