Sık geçen başlıklar

ali koç'un zorluklarla geçen çocukluğu 2

ekşi'de gör
ali koç'un söylediklerini dinledim. çok uzun şeyler yazmayacağım. romantizm olsun diye, geçmişi övmek için yazmayacağım ama kendisini anlıyorum. bu entry'i sadece dönemin ruhu anlaşılsın diye yazıyorum. yoksa o zaman süperdi şimdi kötü demek gibi bir niyetim yok.

ali koç benden biraz daha büyük ve çocukluğu 1970'lerin sonuna denk geliyor. o dönemlerde bir çocuk grubunda en fakir kimse, onun istedikleri, daha doğrusu erişebildikleri yapılırdı. kimse kimseyi parasıyla ezmezdi. buna aile kültürü izin vermezdi zaten. bir çocuk grubunda bir çocuğun sadece simit parası varsa simit yenir gazoz içilirdi bakkalın önünde.

örnek olsun diye söylüyorum. biz orta gelirli bir aileydik ve evde arada sırada muz olurdu. beslenme çantama muz koyamazdım ailem, her çocuk muz alamaz, canı çeker diye izin vermezdi. o yüzden sevmesem de beslenme saatinde elma yerdim. hiç de sorun etmezdim. anlardım.

siz yine dalga geçin eleştirin de zamanın ruhunu unutmadan yapın bence bunu. ben eminim ali koç'un maç kuyruklarında beklediğine. çünkü orada arkadaşınla varsın ve kimse arkadaşından ayrı maça girmek istemez.

ayrıca şuna da eminim ne dedesi vehbi koç, ne de babası rahmi koç kendisine al oğlum sana 5 bin lira dememiştir. öyle bir zaman değildi. herkesin çocuklarına minimum harçlık verdikleri zamanlardı. babam mühendisti benim harçlığım haftalık 3 tost 3 gazoz alacak kadardı. yetiyordu gerçekten de yetiyordu.