üniversitede öğrenciydim. hukuk 1.sınıfım o zamanlar. kredi kartı bilgilerim çalındı savcılığa suç duyurusunda bulunmaya gittim. savcı odasında ağırladı beni. sohbet muhabbet ettik. sen benim müstakbel meslektaşımsın dedi çay söyledi. ben de içimden diyorum savcılar ne kadar sıcak insanlarmış hukuk camiası aslında çok da soğuk değilmiş diye. neyse işlemler bitti imzamı attım çıktım odadan. o sırada savcının odasına biri girdi zaten. adliyeden çıktım. bir numara arıyor beni. açtım şikayette bulunmamda yardımcı olan savcı. nerdesiniz, sizi göremedim, bir kahve içseydik, mesleğimiz üzerine konuşsaydık sohbetimizi ilerletseydik dedi. ben şok oldum. numaramı şikayet dilekçesinden bulmuş, üşenmemiş aramış. yani bi de ben daha 1.sınıfım benim ne hukuk bilgim olacak ki. ben adliyeden uzaklaştım dedim. yakınlardaysanız gelin dedi. lütfen ısrar ediyorum, sizi beklerim dedi. sağolun çok yardımcı oldunuz ama ben çok uzaktayım dedim kapattım. sonra da numarasını engelledim. bu memleketin savcısına da güvenmeyeceksek kime güveneceğiz bilmiyorum. şimdi ahlaksızlık yok diyebilirsiniz ama bence yaptığı etik değildi, telefon numaramı kullanıp araması da hoş değildi, kendinden yaşça küçük biriyle hukuki sohbet adı altında ısrarla görüşelim demesi tacizdi resmen. kısacası bu hayatta bir tek kendinize güvenin.
edit: soranlar olmuş. istanbul küçükçekmece adliyesinde oldu bu olay.
24.10.2021 · 10. sıra
ekmek ustu bal yemeden uyuyamayan
23.10.2021 00:00 ~ 08:26