Sık geçen başlıklar

akp'nin %30 oy almaya devam etme sebebi 3

ekşi'de gör
cehaletin ödüllendirilmesi.

gidin herhangi bir devlet ilköğretim okuluna, bir tane 4. sınıfın öğretmenini bulup sorun, kaç öğrencin okuma yazma bilmiyor diye. en az 4 diyecektir. eğitim umurunda olmayan halk da seviniyor, benim çocuğumun sınıfı geçti diye

bakın yakın örnek vereyim, nasıl emekli olduğu belli olmayan en düşük emekli maaşı alan tayfanın emekli maaşı 7500 e eşitlendi. yapsınlar az bile ama 7500 lira emekli maaaşı alan yıllarca yüksek prim ödemiş orta kesim maaş zammı alamadı. ortada resmen alt tabakanın ödüllendirilmesi var.

sabaha kadar böyle örnekler verebilirim.

ama en çok huzur bozan, cana kast bile olsa adam yaralamaktan cezaevine girilmiyor artık. yahu böyle saçma şey mi olur?
ingiliz atasözü:
"körler ülkesinde, tek gözlüler kral olur."

"nato toplantılarından birine katılan tansu çiller yanındaki bürokratlardan birine sorar; rusya temsilcisini göremiyorum. neden katılmadı, bir mazereti mi var? bürokrat yanıtlar; efendim nato zaten rusya'ya karşı kuruldu."

"grigory petrov" der ki:
yöneticiler iyi veya kötü olsunlar, kahraman veya zalim olsunlar, onlar kendi milletlerinin birer yansımasıdırlar. onlar, milli ruhun birer kopyasıdır. onlar, halk kitlesinin içinden doğmuştur. bir millet nasılsa, devlet adamları da onlar gibidir. işte bu nedendir ki;

"eskiden beri her millet, layık olduğu idareye ve devlet adamlarına sahip olur" denilmiştir.
çünkü akp bir yol değil, sonuçtur. akp bir tezahürdür.

akp'nin 1 kez bile seçilmiş olması zaten bu halkın biat kültürüyle alakalıdır. 1 kez seçilmesiyle 200 kez seçilmesinin arasında bir fark yoktur, çünkü bu zaten bir kültürün tezahürüdür. osmanlı döneminde de güneşin alnında tarla belleyen topal hasan, bir aileyi altın varaklarla sarayda yaşatıyordu. havuz partileri yaptırıyordu ve "padişahım çok yaşa" diyerek yokluk içindeki hayatına devam ediyordu, "e ben de insan değil miyim?" diye sorgulamıyordu. şimdi müze mesela, git bak beylerbeyi sarayına, oradaki havuz partisini gözünde bir canlandır. o fukara hasan aynı kafayla üremeye devam etti, sadece bu. yani bu tarih boyunca böyleydi, böyle de gidecek. arada uyandırmaya gelen gazi mustafa kemal atatürk vardı, o ne kadar dürttüyse de uyanmadı millet. gen bilimi, malum... en çok bizim hasan üredi...