hicaz-yemen cephesi'nde 1918 yılında esir düşen 16. tümenin 48. alayındaki osmanlı askerlerine karşı seydibeşir kampı'nda ingilizler içine bol miktarda (bkz:
krizol) maddesi eklenmiş su dolu kazanlara mikrop kırma bahanesiyle sokulan 15.000 askerimizi kör etmişlerdi. (bkz:
eyüp sabri bey)'in esaret hatıraları kitabını okuyabilirsiniz.
bazı yazarların bahsettiği filistin cephesinde meydana gelen muharebenin adı ise (bkz:
megiddo savaşı)dır.
kur'an'a el basıp, peygamber üzerine günlerce kabile kabile yemin ettikten sonra yine de isyan eden arap milliyetçilerini şam sokaklarında darağacında sallandıran ve arap milliyetçilerinin bugün bile kasap cemal diyerek lanetle andığı (bkz:
cemal paşa) hatıratında bu muharebeden bahseder. cemal paşa "her bir evden ateş edildi, havadan da ingilizler askerimizi bombaladı" der. bu muharebede takriben üç tümen yani otuzbin civarında askerimizi kaybettik. şehitlerimizin mezar yerleri bile belli degil. (bkz:
hayfa)'da ki şehitliği biliyorum sadece. cemal paşa'dan öyle nefret ederler ki cemal ismi arapça olmasına rağmen çocuklarına asla bu ismi koymazlar. tabi muttefikler bütün bu işleri bölgedeki yerleşik ve isyankar malum millete mensup kabilelerle birlikte yaptılar. bu konuyla ilgili (bkz:
cemal paşa)'nın hatıraları okunabilir.
tarih önemlidir, ders almak gerekir. "ya unutalım bunları..." olmaz. ibret almayan ve ilişkilerini buna göre dizayn etmeyen ahmak toplumların başına her zaman aynı şeyler gelebilir.
türklerin ve hatta kürtlerin tarihindeki en büyük şansı, ulular ulusu mustafa kemal paşa'nın enver paşa'ya ahmak dediği muharebe de megiddo'dur. yaşamının önemli kısmı postal cikarmadan cephede geçmiş ve binlerce insanın ölümüne şahit olan mustafa kemal paşa, türkiye cumhuriyeti'ni kurduktan sonra bölge ile bağlantıyı her anlamda neden koparmak istedi zannediyorsunuz.
gelelim bugüne;
hamas teröristleri, yahudiler için bayram olarak kutlanan (bkz:
sukkot) ta ve kutsal bir günde saldırmış, sivil asker ayrımı yapmadan insanları vahşice katletmiştir.
sukkot, yahudilerin mısır'dan çıkışı anısına yapılan ve sekiz gün süren bir bayramdır. 29 eylül-6 ekim arasında kutlanıyordu. tevrat'ta üç büyük hac bayramı olarak bahsedilir ve erkekler mabede gelip takdim ve kurban sunmakla yükümlüdür. hasat dönemine geldiği için 'hasat bayramı' da denilir. teröristler saldırmak için özellikle şabat gününü ve sukkot un bittiği günü seçmişler. erkekler mabedde dua ediyorlar ve saldırı gerçekleşiyor.
malum ırkın tarih boyunca katliam yaptıkları iki halk, türkler ve yahudiler değil tabi. son olay da mutlaka arap milliyetçiliği ekseninde değerlendirilmelidir. ki arap milliyetçiliği islam'dan önce ne ise islam'dan sonra ve günümüzde de aynı şekilde devam etmektedir. türkler ve kürtlerin içindeki bazı ahmaklar malesef bunu görmek ve anlamak istemiyorlar.
arap tarihi kaynaklarından bildiğimiz kadarıyla arap-yahudi yani iki kuzen topluluğun kavgası binlerce yıl önce kadın meselesi yüzünden başlamıştır. bitmez de. bu konuda türkleri ilgilendiren tek şey olayın insanî boyutudur. israil'de yaşamını kaybeden insanlara ve türk yahudi toplumuna başsağlığı diliyorum.