erdoğan'a türkiye'de boyun eğdirebilecek bir " kurum " yok. bir " sistem " yok.
türkiye 2002 türkiye'si değil. bu adamı yenmenizin tek yolu halk iradesi. seçim sandık falan bunlar işin " medeni " tiyatrosu aslında.
erdoğan çıktı dedi ki ey halkım benim için sokağa çık!
x kişisi çıktı dedi ki ey halkım benim için sokağa çık!
kim daha çok insanı sokağa çekebilecek karizmaya ve liderliğe sahipse seçimi o kazanacak. sandıktan ne çıktığından bağımsız olarak.* zaten insanlar içten içe bunu hissedip ona göre oy verecek. psikolojik bir şey bu. yanlış aday çok net bu seçimi kaybettirir. şuan sadece tek bir doğru aday var. malesef gerçek bu. erdoğan çok güçlü ve onu yenebilecek tek kişi imamoğlu*. bu gerçekle yüzleşmeyen herkesi tarih yargılayacak. umarım yanılırım. bak yanılabilirim de. hiçbir yargı kesin değil. ama en muhtemel " gerçek " bu. neden risk alıyoruz? neden milyonlarca gencin hayatını, geleceğini tehlikeye atıyoruz?
erdoğan'ı yenmenin tek yolu milyonlarca insana sokağa çık dediğinde sokağa çıkartabilecek bir lider.
bu lideri bulur o lider ile seçime girersiniz, ya da kaybedersiniz. gelin bana sabaha kadar narsist diyin.
meral akşener hariç türkiye'deki mevcut muhalif parti liderlerinin hepsinden daha iyi bu işten anladığımı düşünüyorum. o kadar beceriksiz, o kadar kalitesizler ki. bunu göremeyen insanlara gerçekten çok üzülüyorum.
akp tüm kurumları yozlaştırdığı gibi muhalefet partilerini de yozlaştırdı. halk bir umut sizi adam yerine koyuyor hepsi bu. oysa diğer kurumlardan farksız muhalefet partileri de.
gördüğünüz tüm saygı wishful thinking'den ileri geliyor. rakipsizliğiniz de kanan evren'in getirdiği %10 seçim barajından. aynı boş adamları dönüp duruyoruz bir şey değişecek diye umuyoruz sonra. yeni bir yüz aman girmesin siyasete.
gidin abdullah gül'ü falan aday yapın siz. belki millet muhalefeti değiştirmeden iktidarı değiştiremeyeceğini anlar bu sayede.
25.01.2023 · 46. sıra
alt epidermis
24.01.2023 00:16 ~ 01:08