Sık geçen başlıklar

29 ekim 2023 nilüfer belediyesi gazapizm rezaleti 1

ekşi'de gör
dümdüz olaydan bahsetmek istiyorum. etkinlik bittiğinden beri başlık açsam mı açmasam mı diye kara kara düşündüm, acaba ben mi ortamdan fazla elitlik bekledim yoksa bu sahnedeki eleman nerede olduğunun farkında mı değildi diye. nihayetinde benim söyleyeceklerimin sizlere buton aratacak saçma sapan şımarıklıklar gibi gelme ihtimali olsun veya olmasın, bu adamın terbiyesizliğinin en azından tarihe not düşülmesi gerektiğine kanaat getirerek başlığı açıyorum sevgili suserlar. bu entry'i okuduktan sonra kim ki bu diye yazdıklarıma bakınca da kimseye art niyetle, saldırı, karalama vs amacıyla yaklaşan biri olmadığımdan, etliye sütlüye sözlükte neredeyse hiç bulaşmadığımdan, kendi halinde bir yazar olduğumdan emin olacaksınız.

gelelim olayın kendisine..
bir bursalı olarak bu akşam bursa'da nilüfer belediyesi'nin cumhuriyet bayramı 100. yıl kutlamalarına ailecek katılma kararı aldık. planlandığı şekilde fatih sultan mehmet acıbadem kavşağından başlayan yürüyüşe katıldıktan sonra konser alanına doğru yol aldık topluca. hayatımda ilk kez böyle büyük bir kalabalıkla karşılaştım desem yalan olmaz. sayılarla aram iyi değildir ama milyon kişiye yakındı desem abartı olmaz diye tahmin ediyorum. yediden yetmişe herkes vardı. gaziler, yaşlılar, hasta yatağından kalkıp bastonla gezen nineler, dedeler, bebekli/çocuklu aileler, gençler. yürüyüş boyunca pırıl pırıldı herkes. ellerinde bayraklarla neşeyle şarkı söyleye söyleye yürüdük. hiçbir siyasi, dini ideoloji ayrımı olmadığını da net gözlemlemiştim, toplumun her kesiminden insan cumhuriyeti kutluyordu, ortam sıcacıktı, herkes mutlu mutlu yürüyordu. özlediğimiz manzaralardı. buraya kadar sorun yok.

yürüyüş bitimine doğru bu kadar insan konser alanına yaklaştık, öğrendik ki gazapizm ve teoman konseri varmış. tamam dedik, gazapizm neyse de teoman'ı dinleriz en azından. çünkü gazapizm kimdir, nedir tanımıyoruz. en azından cumhuriyeti kutlamaya gelen, neredeyse cumhuriyetle yaşıt insanlar bilmiyorlar. normal.

konser alanına yaklaştıkça insan tipinin belirgin bir şekilde değiştiğini fark etti herkes. pusetiyle, çocuğuyla gelen aileler huzursuz olmaya başladı. elinde bayrak falan olmayan, hiç de bayram kutlamaya gelmiş gibi görünmeyen, yürüyüş boyunca da hiç karşılaşmadığımız, kalabalıkta yüksek sesle küfrederek birbirleriyle iletişim kuran, bir metre kareye neredeyse on kişi düşecek kadar insanlar iç içeyken baca gibi sigara içen, iletişim becerisi düşük, birbirlerini ite kaka, kalabalıkları yara yara hareket etmeyi eğlenceli bulan, konseri en güzel manzaradan izlemek için 6-8 metrelik billboardların üzerine tüneyen ergen grupları. ben böyle tanımlıyorum, etrafımdaki yaşını başını almış, bu toplumun cehaletini çoktan çözmüş olgun insanlar dümdüz keko dediler. çoğu sahne önünden yer kapmak için yürüyüşü falan esgeçip konser alanına gelmiş, okay, isteyen istediğini yapsın. ama konumuz bu değil.

konserin birazdan başlayacağı bilgisinden hemen sonra saygı duruşu yapıldı ve istiklal marşı okundu. her yer kıpkırmızı, bayraklarla donatılmış, atatürk'ü her yerde görebilirsiniz. tekrar ediyorum, 100. yılı kutlamaya geldik ve bu kalabalıkta gaziler, yaşlılar, aileler de var. çünkü bugün cumhuriyet bayramı.

gazapizm sahneye çıktı, sahneye yakın kısımlar coştu, biz bilmeyenler de kendisinin performansı bitse de teoman gelse diye beklemeya başladık derken, gazapizm sahneden "topluca siktir çekmeye hazır mıyız" minvalinde bir cümle kurdu.. tekrar ediyorum, bu etkinlik cumhuriyet bayramının 100. yıl kutlaması. sağ yanımda gazi eşiyle kol kola gezen teyzeler var. önümde pusetiyle bir anne.

biz arkalarda ve insanların daha seyrek olduğu yerdeyiz, şaka değil belediye ses sistemi, akustik hiçbir şeyi hesaplamadığından dümdüz şarkı sözleri bile zar zor anlaşılıyor diye olumlamaya başladık. "öyle dememiştir ya, ne alaka, başka bir kelime söyledi de biz benzettik" diye düşünmeye başladık. bunun üstüne "hassiktir be!" gibi bir cümle de kullanınca elemanın cumhuriyet bayramı konserinde sahneden yüzbinlerce insanın yüzüne baka baka küfrettiğinden herkes emin oldu. aileler, yaşlı başlı insanlar duruma inanamadı. çünkü bu etkinlik cumhuriyet bayramının 100. yıl kutlaması.

aradan beş dakika ya geçti ya geçmedi, "şimdi herkes tişörtlerini çıkarsın" diye ergenleri gazlamaya başladı. beynini kullanamayan moronlar da bu elemanın direktiflerine uyarak üstlerini çıkarıp öylece devam ettiler (bu ne zamandan beri toplumsal kurallara uygun bir hareket, ne zaman normalleşti onu da bilmiyorum). ortam iyice rezil bi hal aldı, elinde bayrakla cumhuriyet'in yüzüncü yılını kutlamaya gelen herkes bir bir konser alanını terk etmeye başladı. teoman'ı beklemediler. hep birlikte alanı terk ettik. eve gelince doğru mu duydum diye gazapizm'e ait şarkılara göz gezdirdim ve dünya bu isimli parçanın sözlerine bakınca durumdan emin oldum.

şimdi gelelim bunu buraya niye taşıma ihtiyacı hissettiğime.

birincisi yalan yok, ilk kez bir belediye konserine gittim, kekoların, görgü usul bilmeyenlerin doluşması böyle yerlerde kaçınılmazdır, hiçbir sıkıntılı tip gelmese bile azıcık kadın görelim diye gelenler olur, bunun farkındayım (normal ve sorun çıkarmayan insanları tenzih ediyorum). gazapizm bedava konser veriyor diye çağırılsaydım elbette gitmezdim. kutlama alanındaki büyük çoğunluk gitmezdi. kimse şarkıcının sanatına kendini kaptırıp, parçayı aktif şekilde dinleyip "ah işte bu şarkı, benim tüylerimi diken diken yapıyor, beni başka evrenlere götürüyor azizim" diye eşlik etmeye gelmiyor. bu tip müzik türleri, konserler daha çok birbirleriyle süper iyi anlaşacak azınlıkların birbirlerini de gazlayarak alışılmışın dışında eğlence anlayışlarını sürdürebilmelerini tetikliyor(bence). girişi künefe izdihamı, çıkışı bedava havlu izdihamı gibi, her metrekarede sigara içen bir tip, küfürsüz iletişim yok, herkes taşkınlık peşinde, şarkıcı da bunu destekliyor.. tam amatör ergen eğlencesi.

tamam, bunları bir kenara bırakalım. hadi bunca insan bundan zevk alıyor olsun, bana ne der geçerim. normalde gireceğim, bulunmak isteyeceğim ortam değil.

ama bu belediye bu elemana, organizatöre hiç mi sormaz ya. setlistte neler var, sözler nasıl, cumhuriyet bayramı kutlamasına yakışır mı yakışmaz mı, biz buraya yüzbinlerce insan getireceğiz, atatürk'ü anacağız, marşlar söyleyeceğiz, bu şarkıcı seçimi doğru mu değil mi diye hiç mi sorgulamaz..

hadi belediyede kimse sorgulamadı, kimse de ne alaka demedi, gençleri toplarız ortam coşar diye (hangi gençler peki?) popüler bir şarkıcıyı getirdin, sözleşmesi anlaşması yapıldı, bu konser gerçekleşecek..

ki şahsen bazı konserlerde küfür ve argo kullanıldığına da vakıfım, bu da sıradışı bir durum değil yerine göre. sonuçta herkes kendi jargonuna göre, kendi kelime kapasitesince iletişim kurabiliyor. bununla da bir sorunum yok. rezalet kısmı izleyicinin kendisi de değil, yaptıkları da.

peki bu adam hiç mi farkında değildi etkinliğin kendi vasat konserlerinden biri olmadığının, izleyici kitlesinin kendi kemik kadrosundan oluşmadığının. insanların ellerinde bayraklarla kutlu cumhuriyetin 100. yılını kutlamak için geldiğinin..

böyle bir konsere davet edilmiş olmak bir şarkıcı için onurlandırıcı, kilometre taşı olabilecek bir durum değil midir? sahne alırsın, cumhuriyet'in 100. yılını beraber kutladık diye onur duyarsın yıllar sonra, oradaki yediden yetmişe herkes de seni o günle anar, bu bir başarıdır. iyiye kullanmayı bilen sanatçı için paha biçilmez bir fırsattır..

buraya kadar okudunuz, "e hani kaynak?" diye sorabilirsiniz, maalesef kutlama boyunca telefonla hiç işim olmadı ama bundan şikayet eden tek insan olmadığımı göstermek için belediyenin postları ve twitter'da karşılaştığım birkaç tweeti şuraya tutturuyorum. böyle bir terbiyesizliğin neredeyse hiç gündeme getirilmemesinin de ses sisteminden söylediklerinin zar zor algılanmasına bağlıyorum. sahneye uzak kimseler muhtemelen duymadılar bile.

yorum sizin.

.

.

.

.

.

.

"gelmeseydin o zaman" minvalinde embesilce gelen birkaç mesaj üzerine edit:
öncelikle lütfen giriyi tekrar okuyunuz. insanlar teoman ya da gazapizm için değil, cumhuriyeti kutlamak için toplandılar. rezalet kısmı şarkıcının buna rağmen konserlerindeki gibi sürdürdüğü üslubu.