bütün dünyada 60'lı yılların sonlarından itibaren hukuk doktrinlerinde hastalıklı bir eğilim var. bu liberalizm/kapitalizm kaynaklı bir eğilim yüksek olasılıkla.
yaşayanın hayatını ölen uğruna bitirmemek...
trafik kazası, soygun, tecavüz, cinayet farketmiyor bir hatta birden fazla insanın ölümünden ve/veya sakat kalmasından mesul olsanız dahi alacağınız ceza en geç 5-6 yılda topluma geri dönmenize imkan tanıyor. kamuoyunu yatıştırmak amacıyla 10-20-30 yıl cezalar telaffuz ediliyor, sonra bu cezalar mahkemede saçma sapan sebeplerle budanıyor ve çıkan ceza da infaz yasalarıyla tekrar yarılanıyor.
bu yıl amerikada üniversite öğrencisi bir sürtük hem uyuşturucu hem alkol etkisindeyken direksiyona oturup, 2 kişiyi parçaladı resmen. kaltağın kafası o kadar yüksekti ki karakolda hala "buradan kaç saatte çıkarım?" diye soruyordu memurlara. kendisine iki kişiyi öldürdüğü söylendiğinde de "pazartesi sınavı olduğunu, ona nasıl yetişeceğini" dert etti.
bu allahın belası karıya mahkeme "lütfen" 12 yıl ceza verdi. babası "kızının kamuoyu baskısı yüzünden linç edildiğini" söyleyip, 12 yıl cezayı "çok" buldu. oysa "masum" kızının arabasının tamponunda yarım bir insan vardı durdurulduğunda.
daha da beteri 12 yılın tamamını da yatmayacak okuduklarımdan anladığım kadarıyla. en geç 7. yılın sonunda denetimli olarak serbest bırakılma olasılığı yüksek ayrıca ikinci yılın sonundan itibaren yeterince inandırıcı şekilde "pişmanım" diye ağlanırsa eyaletin kendisini serbest bırakma olasılığı da sözkonusu.
iki insanı parçalayarak öldürmenin cezası max 6-7 sene yani o da inşallah maşallah.
türkiyeden de şahsen tanıdığım bir yavşağı örnekleyebilirim. daha önce alkolden ehliyet kaptırmışken gene zil zurna direksiyona geçip, park halindeki bir araca arkadan ciddi bir hızla çarpıyor. altındaki kiralık araba pert, öndeki araba pert ama daha da kötüsü öndeki arbadakilerden birinde işgücü kaybına neden olan bir sakatlık doğuyor.
bu eleman siyasi gücü olan biri değildi, asker, polis, savcı vs değildi. hali vakti yerinde bir aileden ama sıradan biriyfdi. zengin doğduğundan iyiavukatlara erişimi vardı. yıllarca davaları oyaladı, 1 gün bile hapis yatmadı bu kaza yüzünden, doğan tazminatları da itirazlar/temyizlerle yıllarca ödemedi. bunlar kesinleştiğinde ise ailesinden kalan malı mülkü yemiş bitirmiş, oturduğu ev de tefecinin birine olan borcu yüzünden satılmıştı. sokak ortasında karaciğeri iflas ettiği için yığıldı, öldü gitti 5 kuruş da alamadı kimse. ama hukuk sisteminin hakkını yemeyelim;
bu adam 25 gün hapis yattı...
ödemediği bir çek yüzünden...
bir insanı sakat bıraktığı yada başkalarını öldürme riski olduğu için değil;
borcuna sadık olmadığı için.
tüm dünyada ve türkiyede burjuva hukukunda insan hayatı kimsenin sikinde değildir.
önemli olan ölenin derdini yakınlarına bırakıp, sağ kalanı mümkün olan en kısa sürede topluma geri döndürmek ve ekonomik faaliyetlerine devam etmesini sağlamaktır.
bu imtiyazdan yararlanmak için de öyle kodaman, yetkili, etkili olmaya falan da gerek yoktur.
önemli birinin yakını olmadığı sürece adam bıçaklayan gaspçı, çocuk ezen alkolik, torbacı vuran çeteci de işlediği suçla orantısız düşük cezalar alır.
iş ki baltayı taşa vurup, sıkıntılı birinin yada öyle birinin yakınının canını yakmasın.
sistem çürük...
tek yol devrim....
ister sosyalist, ister kemalist, isterse şeriatçı....
meydanlarda adam asmalı bir devrim olmadan bu soytarılıklar bitmez...
burjuva demokrasisinin soytarı hukukundan adalet bekleyen gitsin afyonda vapur beklesin...
gelme olasılığı daha yüksek...
29.10.2023 · 9. sıra
adamsendebendeonda
27.10.2023 23:32