Sık geçen başlıklar

26 temmuz 2018 trump'ın türkiye'yi tehdit etmesi 2

ekşi'de gör
abd hep böyleydi. geçmişte demirel olsun, ecevit-erbakan ikilisi olsun, haşhaş konusunda abd tarafından çok büyük baskılarla karşılaştılar. demirel'i abd büyükelçisi darbeyle tehdit etti. düşünebiliyor musunuz? ülke benim ülkem, adamlar okyanus ötesinden kalkıp benim ekeceğim şeye karışıyorlar. nitekim 12 mart'tan 3 ay evvel demirel'e gidip "bunun faturası ağır olacak" demiş büyükelçi ve 12 mart'ta demirel'i indirmişler. yeni gelen hükümetin yaptığı ilk şey ne peki? haşhaş üretimini bitirmek.

sonra 1974 yılında ecevit-erbakan ikilisi haşhaş üretimini tekrardan başlatıyorlar. abd yine kuduruyor. haşhaş üretimini engelleyin yoksa ambargo uygulayacağız diyorlar. türkiye dik duruyor, abd ambargosu geliyor. tam da kıbrıs harekatına denk geliyor bu olay. türkiye yine de eğilip bükülmüyor, abd'nin türkiye'deki üslerini kapatıyor. incirlik'i de abd'ye kapatıyor, nato uçuşlarını serbest bırakıyor. abd 1978 yılında ambargoyu kaldırıyor, türkiye yine de üsleri açmıyor, ta ki 80 darbesine kadar. bir başka darbe yine abd'nin çıkarlarını koruyor.

ve 2000'li yıllarda bir parti ortaya çıkıyor, abd'nin bu ambargoları sonrası oluşan ortamı "x kuyruğu, y kuyruğu vardı. biz geldik her şeyi süper yaptık" diyerek kullanıyor, siyasi propaganda yapıyor bu konu üstünden. bakalım bugün bu partiden çıkan yöneticiler, o küçümsedikleri eski türkiye'nin yöneticileri kadar dik durabilecekler mi.
daha geçen ay kraliçe'nin huzuruna çıkan, iki hafta önce trump'la fotoğraflar çektiren erdoğan'ı desteklemiyoruz, doğru.
yalnız ve güzel ülkemiz tehdit ediliyor, bu da doğru.

ülkemizin tehdit edileceğini ve hatta daha ciddi sorunlar yaşayacağımızı yıllardır anlatmaktan dilimizde tüy bitti.

bunları söylediğimiz her an, hakaretlerle susturulduk.

bu yüzden, akp'li dostlar kusura bakmasın, söylediklerimiz gerçekleşti diye erdoğan'a koşulsuz biat edecek değiliz. biz zaten doğru yerdeydik, hâlâ doğru yerdeyiz. siz memleketin tek adama peşkeş çekilmesine koşulsuz destek oldunuz. suçlu olanlar sizsiniz.

biz haklıydık. biz hâlâ haklıyız.

haksız olan ve bunları yaşamamıza sebep olan sizlersiniz. o yüzden lütfen önce dönüp kendi hatalarınıza bakın. hatanın neresinden dönülse kârdır. sorgulayın, bağlantıları kurun ve bugüne dek hakaretlerle susturduğunuz, ötekileştirdiğiniz, küstürdüğünüz muhaliflere kulak verin. 2002'den beri "tehlikenin farkında mısınız" dememiz boşuna değildi.

kişiler, partiler, hükumetler gelip geçer. baki olan milli bilincimizdir. türkiye cumhuriyeti devleti'nin yapı taşlarını dinamitleyen, koca devlet geleneğimizi, üç-beş kasaba kurnazının fantezilerine terk edenler akp seçmenidir. kendine gelmesi ve duruşunu netleştirmesi gereken de yine aynı gruptur.

ekleme: şu entryden ülkemizi sevmediğimizi sonucunu çıkartabilecek kadar kansız olan kişi, ne ülkemizi seviyordur ne de milletimizi. net söylüyorum. biz bu ülkeyi öyle çok sevdik ki, sizinkiler habur'da halay çekerken biz hapse düştük. sizinkiler kozmik oda'yı fetö'ye teslim ederken, biz silivri'den haykırdık. sizinkiler ege'deki adalara "kayalık" derken biz ses çıkarttığımız için mahkemelik olduk. 6. filo'yu kıble belleyenler burada gelip vatansever pozu kesmesin bir zahmet.

böyle rezilce bir düşünceyle hipnotize olan bu kişilerin tek derdi de akp'yi haklı göstermeye çalışmaktır. 16 yıldır yapılan hataları görmezden gelmek, 16 yıldır "yapmayın, bakın devlet böyle yönetilmez. üretimi bitirdiniz, liyakati bitirdiniz, hukuku bitirdiniz, ekonomiyi de bitirirseniz bizi kukla yaparlar" diyenlere, bize, yani gerçek vatanseverlere hakaretler etmek, anca bu kansızlara yakışır zaten.
bu fetöcüleri bu ülkede kim istihdam etti? biz bu fetöcülere cayır cayır muhalefet ederken, "batı fetöyü kullanacak, bunları kritik yerlere sokmayın" diye biz bağırırken, akpliler korumadı mı bu adamları? neyin tantanasını yapıyorsunuz? lan siz bozdunuz zaten memleketin ayarını! sizin yüzünüzden bugün buradayız lan!

merak etmeyin. bu toprakların gerçek sahipleri, 1922'de özgürlük için canını verenlerin torunları yine kurtarır bu toprakları. sakarya'da, kıbrıs'ta, kore'de, bosna'da, şırnak dağlarında nasıl destan yazdıysak yine yazarız. ama bu sefer sizin gibi vatansız, paragöz, insanlıktan kopmuş, ali kemal torunu haysiyetsizlere tahammül eder miyiz orası meçhul...

saflarımız iyice belli olsun ki, ülkemizi kurtarmamızın gerekeceği o gün gelince dost-düşman iyice ayırt edelim.