z kuşağı olarak adlandırdığımız 2000 ve üzeri doğumlu saygıdeğer kardeşlerim bu entry özellikle size bir ışık kaynağı olsun diye yazılmış ve düzenlenmiştir.
- türkiye ekonomisinin son 28 yılda nasıl rezil rüsva olduğunu detaylı bir şekilde cümlenize can-ı gönülden anlatacağım;
1995 senesinin yazı gaziantep/şahinbey ilçesinde ikamet ediyorduk. o zamanlar henüz 6 yaşındayım ve önümüzdeki dönem ilkokula başlayacağım. babam, antep endüstri lisesinde yazman yani memur bir adamdır. benden büyük okul çaglarında 2 ablam / 2 abim var. biz 7 kişilik aile olarak bir memur maaşıyla iyi - kötü hayatımızı idame ettiriyoruz. bakın evimiz kira ve ona rağmen babamın tek bir memur maaşı hepimizi geçindirmeye yetiyordu.
bu şekilde hayatımızı sürdürürken o zamanın gaziantep belediyesinin yeni reisi (chp'li) celal doğan'dan güzel bir haber aldık;
şahinbey ilçesinde perili kaya diye adlandırılan bir mahallede evi olmayanlar için bir bölge ayırtmışlar. o zaman biz, akrabalar diğer eş dostlarımız ve başka evi olmayan hemşerilerimizin her bir ailesine 150'şer m2 olan arsalar verdiler.
hiç unutmam babam o yoklukta bize verilen alana kamyonla briket / çimento yığdı ve biz o arsaya 3 göz odalı, bahçeli, merdivenli oldukça şirin bir ev kondurduk. bizim gibi binlerce aile bu şekilde antep merkez ilçesinde ev sahibi oldu.
bakın sevgili kardeşlerim sizlere anlatmak istediğim şudur;
- bundan yaklaşık 28 sene önce evi olmayan aileler çok rahat bir şekilde barınabiliyorlardı. hatta 1994 yılı meşhur çiller hükümeti dönemi türkiye'de bir devalüasyon yaşanıyor ve dolar 3 katına çıkıyor. ondan 1 sene sonra ona rağmen biz çok rahat ev sahibi olabiliyorduk. o yıllarda her şehirde bu sistem uygulanmıştır.
şimdi gelelim sadede !
bu ekonomiyle afedersiniz ne kadar yırtınırsak yırtınalım değil ev sahibi olmak barınmak için resmen konteyner sahibi olabilsek bile kafidir diye düşünüyoruz. karavanda yaşamak isteyenler var, ahşap küçük evlerde yaşama hayali kuranlar var. şimdi ev sahibi olabilmek için 20 sene banka taksitine bağlansan bile hayal oldu. yani demek istediğim sevgili kardeşlerim üzerinden 28 yıl geçmiş olmasına rağmen o zamandan bu zamana çok gerilere gitmişiz.
- tabiri caiz ise çomak sokarım ben böyle düzene.
not: şimdi bazı ebabil kuşları çıkıp aynen şu şekilde;
- iyi de kardeşim sen 6 yaşındayken bu kadar şeyi nasıl aklında tutuyordun diye sorular soracak. benim o arkadaşlara da cevabım;
- 6 yaşında çocuk deyip geçmeyin, biz neyin ne olduğunu çok iyi biliyorduk yani aklımız her şeye yetiyordu. okuma yazmayı okula gitmeden önce çözdük. eğitim sistemimiz o kadar güzel ve yaşantımız o kadar kaliteliydi. zamanının gazetelerinden kupon biriktirir "meydan larousse ve britannica'nın cilt cilt ansklopedilerine" sahip olurduk.
not 2: ulu önder atatürk'ün bizlere armağanı ulusal egemenlik ve çocuk bayramımız kutlu olsun.
önemli not: ne olursa olsun karamsarlığa kapılma güzel kardeşim. bu ülkeden çok akıllı çok zeki insanlar gelip geçti ve onlardan bazıları şu anda aramızda yaşıyor. bu sensin kardeşim, bu sokakta simit satan bir işportacı, bu gece gündüz çalışan bir taksici arkadaş ve bu ekmeğini benzinlikte çalışarak kazanan bir gariban. bu markette bir kasiyer, konfeksiyonda bir makineci. bu okulda bir öğretmen, hastanede bir hemşire ve doktor. bu sokakta canını ortaya koyan bir polis ve bu sınırlarını düşmandan koruyan bir asker.
- bu sensin sevgili kardeşim sen / sen bu ülkeninin bu vatanın bu toprağın bir neferisin. ve benim senden tek isteğim, geçmiş hakkında atıp tutan bir takım insanları kaale alma. geleceğine bak güzel kardeşim yani yaşayacağın güzel günlerin hayalini kur. ne olursun ama ne olursun yalnızca bunları düşün.
unutma bu ülkeyi sen yöneteceksin !
sen bu vatanın bir cevherisin / ben sana güveniyorum ve inanıyorum. en güzel günleri birlikte yaşayacağız. o güzel canını sıkma, kal sağlıcakla. gözlerinden öperim güzel kardeşim.
burada bana ait bir sır var;
görsel
dip not: değerli yazar arkadaşlar bu entry'in geniş kitlelere ulaşması için bu başlığı ön plana çıkaralım, hepinize saygılar.
24.04.2023 · 35. sıra
chinekhop
23.04.2023 11:26 ~ 18:49