Sık geçen başlıklar

22 ekim 2023 fenerbahçe hatayspor maçı 2

ekşi'de gör
ben galatasaray taraftarıyım. ancak bu seneye özel sezonun ilk maçından beri heves ve heyecan ile takip ettiğim fenerbahçe hakkında bir yazı yazmak geldi içimden.

yaşım da 30'a dayanmak üzere artık. yahu daha gençsin ne var ki bunda diyeceksiniz belki ama lise çağlarımdaki o fanatik ve duyguları derinden yaşayan halimden de eser yok şimdi. dolayısıyla futbolu izlerken artık dürtülerim ön plana çıkmıyor. kaldı ki o çocukluk ve ergenlik zamanlarımdaki saf tutkulardan ne kaldı ki geriye diyerek eskiye özlem duyan yoğun arzularımı yana yakıla anarım. hatta sezen aksu'nun o efsanevi sen ağlama albümündeki, sözleri sabahattin ali'ye ait olan çocuklar gibi şarkısı benim hep bu isteklerimi körüklemiştir. bu şarkının henüz ilk mısrasında sezen aksu şunları söyler;

bende hiç tükenmez bir hayat vardı
kırlara yayılan ilkbahar gibi
kalbim hiç durmadan hızla çarpardı
göğsümün içinde ateş var gibi

işte benim bu geçmişe dair özlem duygularımı alevlendiren bu şarkının ilk mısralarını bugünlerdeki fenerbahçe'nin muhteşem form durumu ile özdeşleştirmeden duramıyorum.

1. satır

küçükken galatasaray forması ile heyecanlı bir şekilde izlediğim derbiler bende yoğun travma yaratmıştı. ne kadar iyi olursak olalım takım, saracoğlu'na çıktığı zaman ikinci lig takımından farksız bir performans sergilerdi. tribünlerin yoğun tezahüratlarına, alex de souza'nın ani bir anda topu ters kanada atmasına, tuncay şanlı'nın yoğun heyecanına ve mücadelesine, fábio luciano'nun ya da diego lugano'nun kafa gollerine ve volkan demirel'in baskıyı kıran rahat hareketlerine bir şekilde engel olunamaz; ardından da mağlubiyet gelirdi. aslında şarkıda geçen bende hiç tükenmez bir hayat vardı sözü o an için şükrü saracoğlu'ndaki ambiyansın özeti gibiydi.

2. satır

o seneler üzerinden çok ama çok geçti. ezeli rakibimiz yalan yok zor badireler atlattı. hepimizin malumu örgüt dadandı ilk önce. bu süreçte efsane başkanları aziz yıldırım dik bir duruş sergiledi ama onun da son dönemleri sportif olarak sancılı idi. avrupa'da garip takımlara elenişler, alex'in takımdan kovuluşu gibi yaralayan olaylar yaşandı. sonra aziz başkan ayrıldı ve ali koç geldi. büyük umutlar onun ilk döneminde kümeye düştü ancak en azından takım son haftalarda lig'de kaldı. ilginç transferler yapıldı. mesela orta sahaya kurtarıcı diye tolgay arslan alındı, victor moses'a bel bağlanıldı. son sezonlarda lige iyi giriş yapılan dönemler de oldu ancak kayış hep bir yerlerde koptu. ancak yine de her sene başında fenerbahçe taraftarı kırlara yayılan ilkbahar gibi uzun sürmeyeceğini bildiği halde umutlarını hep taze tutmayı başardı ya da başarmaya çalıştı. 5-6 yıllık kara kışın özeti böyleydi.

3. satır

gelelim bu seneye. 2023-2024 sezonunun başında 5. senesini doldurmak üzere olan ali koç bence önceki sezonlarının başında yapmış olduğu transfer hatalarından ders almıştı. artık sanki işler değişiyordu. vaktiyle yassine benzia 'nın alındığı mevkiye dusan tadic gibi bir futbolcu alınmıştı bir kere. örnekleri artırabiliriz. mesela ally samatta'nın yerinde edin dzeko, sadık çiftpınar'ın yerinde alexander djiku, max meyer'nin yerinde ise fred oynayacaktı artık. bazen insan geçmişi sorguladığı zaman ne gibi hatalar yapıldığını görünce kahrolur, pişmanlık çeker. bence bu anlarda ders almak çok mühimdir. sanırım yönetim katı artık ders almış gibi gözüküyordu. kaldı ki bu fikir değişikliği, gelen transferlerle birlikte taraftarda olumlu bir hava yaratmıştı. artık fenerbahçeliler yeni gelen futbolcuları görüp sezonun başlamasını beklerken bana şarkının kalbim hiç durmadan hızla çarpardı sözlerini hatırlatacaktı

4. satır

bu transferlerin tabi ki iyi de yönetilmesi gerekli ve elzemdi. ismail kartal bana kalırsa bu işin altından şu ana kadar gayet güzel de kalktı. takım rakibe sahayı dar etti sözünü yıllarca kulaklarında duymamış bu taraftara bu oyun bence çok oluyordu. güzel de oluyordu. sanki eski efsanelerin ruhları yeni transferlerde kendini bulmuş gibiydi. bakın tuncay'ın hırsını sebastian szymanski'de, mehmet aurelio'nun kesiciliğini ismail yüksek'te, appiah'ın oyununu fred'de, tümer'in klasını irfancan kahveci'de, gökhan gönül ve roberto carlos'un bindirmelerini osayi-samuel, jayden oosterwolde ve ferdi kadıoğlu'nda görmek mümkündür. bu takım farklı bir takım.ve bu belli oluyor. tüm bunların neticesinde onların bu güzel futbolunu canlı izleyen fenerbahçe taraftarının maç çıkışında kendilerine sorulacak takımı izlerken neler hissettin sorusuna verecekleri cevap ise göğsümün içinde ateş var gibi hissetim sözleriyle olacaktır.
gs taraftarı bir hataylı olarak,

volkan hocaya laf söylerseniz dalağınızı sikerim.