Sık geçen başlıklar

18 mart 1915 çanakkale zaferi 5

ekşi'de gör
çanakkale muharebeleri'nin ilk bölümünü oluşturan denizden yapılması planlanan yarma harekatını durdurmamız neticesinde kazandığımız zafer.

çanakkale'de düzenlenen deniz ve kara harekatı gelecekteki çoğu planlamayı etkiledi. deniz harekatı, normandiya çıkartması öncesi müttefiklerce ciddi şekilde etüd edildi ve keşif, hedef tespiti, çıkarma noktalarını belirlenmesi, denizden kara hedeflerinin imhası vb konularında yol gösterici oldu. çanakkale kara savaşları ise almanların yıldırım savaşı doktrinini oluştururken kullandıkları auftragstaktik ve schwerpunkt için verilecek güzel örneklerle doluydu ve onlar da kara harekatını dikkatlice analiz etti. bu konuda en bilinen örnek mustafa kemal atatürk'ün kara harekatının en başında conkbayırı'nda cephaneleri kalmadığı için düşmandan kaçan askerleri durdurup süngü taktırarak oldukları yerde süngü taarruzu vaziyeti aldırması ve ilerleyen ingilizlerin bu durum karşısında duraklamasıdır. bu sayede ingiliz ilerlemesinin ivmesi kaybedilmiş, inisiyatif savunuculara geçmiş ve gelen türk takviyeleri o bölgedeki cephe hattını statikleştirmiştir. ayrıca çanakkale kara harekatı iletişimin önemini ortaya çıkardığından almanların 2.dünya savaşı'nda ürettikleri her tanka alıcı veya alıcı/verici özellikli telsiz koymalarına neden olmuştur çünkü gerideki karargahla cephenin en ileri kısmı arasında ve cephede aynı bölgede bulunan birlikler arasında bile yaşanan iletişim kopuklukları ve bunların neticeleri konusunda ciddi örnekler bu savaşta görülmüştür.

konuyla ilgili gayet güzel hazırlanmış bilimsel eserler ve kişisel gayretlerle yazılan birçok harika çalışma mevcut. ancak savaşı, okuması sıkıcı harp cerideleri kayıtları üzerinden incelemek, konuyu tekdüze ve bazı yönlerden anlaşılmaz hale getirebiliyor. askeri teknoloji ve taktikler açısından ihtiyaç duyulan okumalar için maalesef yabancı kaynaklara, hatıralardan yola çıkılarak hazırlanmış yabancı internet sitelerine ve çok nadiren türkçe'ye çevrilmiş kitaplara başvurmak lazım. michael forrest'ın yazdığı çanakkale boğaz savunması ve g.s.patton'ın yazdığı gelibolu savunması ulaşılabilecek bu tipteki ender kitaplar. bizim tarafta genelkurmay'ın çıkardığı kitaplar da güzel analizler içerir. onun dışında bizde internet kaynakları çok berbat. genelde ya hacı-hoca hikayeleri ya da tekdüze hamaset laflarıyla dolu kopyala yapıştır siteler var.

ekleme: gerçek zayiat sayısı hala bir muamma olup resmi rakamlar üzerinden yapılan tahminlere göre şehit, yaralı, kayıp, hastalıktan ölüm sayısının 220bin civarında olduğu tahmin ediliyor.
beni çok etkileyen ve çerçeveletip odamın duvarına astığım bir günlük sayfasını paylaşmak istiyorum sizlerle;
saat 7:00
geceden beri düşman taarruz ediyor.
şimdi gidiyoruz, allah hayreylesin...
saat 11:00
muharebeye girdik.
milyonlarla top ve tüfek patlıyor...
şimdi birinci onbaşım yaralandı.
allah'a ısmarladık.
11:15... i.naci

çanakkale'deki binlerce şehitten birisi; teğmen ibrahim naci...cephede yaşadıklarını gün gün kaydetmişti. kaydettiği defterin kapağına da, 'bu defter kimin eline geçerse bir şehit hürmetine yukarıdaki adrese göndersin' cümlesini yazmıştı. yukarıdaki notlar da şehit olduğu günden...
bütün şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum, ruhları şad olsun.
görsel
“karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak.

birinci siperdekilerin hiçbirisi, kurtulmamacasına hepsi düşüyor. ikinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerine gidiyor fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz?

bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. sarsılma yok. okuma bilenler kur’an-ı kerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor.
bilmeyenler ise kelime-i şehadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyor. sıcak cehennem gibi kaynıyor. 20 düşmana karşı her siperde bir nefer süngüyle çarpışıyor.

ölüyor, öldürüyor. işte bu türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebriğe değer bir örnektir. emin olmalısınız ki çanakkale muharebeleri’ni kazandıran bu yüksek ruhtur.”

- 19. tümen komutanı mustafa kemal
ingiliz subay şöyle diyor du;
"ölü askerleri vardı 14, 15, 16 yaşlarında ve inan ki gülüyorlardı.
ilk kez kaybedeceğimizi o gün hissettik"