üst edit: troll kardeşler size cevap vermeyeceğim. bugün 4-5 yavru trolü daha büyümeden engelledim. engellerinizi 2023de kaldıracağım akskajskasjaj kalbim krizin bekçisi olmuş
------
uzun bir yazı olacak baştan belirteyim. ve aklımdan geçenleri olabildiğince anlatmaya çalışayım.
5-10 mayıs haftasına mart ayından itibaren dikkat edilmesi gerektiğini söyledim ve birçok entrymde de bu duruma yer verdim.
peki bu haftanın önemi neydi? bu tarih aralığında fed faiz kararları, enflasyon verisi açıklaması vb gibi birçok açıklama,beklenti, toplantı, karar vardı. bunların çoğu da küresel piyasalar için son derece önemliydi. turkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için de ekstra kur baskısı demekti. zaten de beklenen oldu. dolar kuru 15 tl üzerine çıkınca 16lira hedefine emin adımlarla gitmeye başladı...
%70 den fazla enflasyonun olduğu ülkede, dolar kurunun hızlı artışının da fiyatlara yansıması hızlı olacaktır. ve daha önce söylediğim bana göre "ikinci dalga başladı." hükumet hala ortaya bir program koymak yerine, 0.99 faizle birilerine ev aldırma peşinde. ama bu sistem de kur korumalı sistem gibi sürdürülebilir değil. ev fiyatlarını arttırmak dışında bir işe yaramaz.
"ev fiyatları, araba fiyatları düşer mi?" derseniz, düşmez. hiçbir şeyin fiyati düşmez.
ev fiyatlarının düşmesi için, arz fazlası yani alicidan çok satıcının olması ve yeni insaatlara projelere ihtiyaç vardır. demir, beton, hammadde bu kadar pahaliyken bir ev nasıl ucuzlayabilir?
80 milyonluk ülke 100 milyon sınırına dayanmış, araplar kapış kapış ev satın aliyorken yani ortada bir talep fazlası varken, ev fiyatları nasıl düşebilir?
benzer şeyler otomobil sektörü için de geçerlidir. ben fiyatlarin duseceginden ziyade yükseleceğini düşünüyorum. çünkü tüm dünya enflasyonla mücadele ediyor. kısacası araç fiyatlarının düşmesi, ev fiyatlarına göre biraz daha zor. çünkü döviz kuru fiyatları direkt etkiliyor.
otv indirimine gelince, devlet otv indirimi vs yapamaz. çünkü bu araçların bazıları turkiyede uretilse bile birçok parçası ithal, ithal demek döviz çıkışı demek. kısacası devlet ülkeden dövizin çıkması için bir indirim yapmaz, yapamaz. zaten bugün yaşadığımız sorunların bir çoğu, geçmişte yapılan hesapsız kitapsız indirimlerden kaynaklaniyor.
iktidara geldiği günden beri ülkeye giren yatırımı/dovizi üretim yerine, yol, köprü, konut gibi gelecekte pek bir önemi olmayacak şeylere yatıran devlet, kasasindaki rezervi popülist uygulamalarla harcadı. şöyle düşünelim 1 dolar = 1 tl olduğu dönemi bir baz aldığınızda çevremdeki herkes neredeyse sıfır araca biniyordu. şirketler amerikaya iş toplantısı adı altında personel gonderiyordu. yani gonderebiliyordu. kısacası amerika bile türklere pahalı bir yer değildi.
ekonomik açıdan düşündüğümüzde bu yöntem de o gün şartlarında doğru değildi. şayet ülkeye gelen yatırımlar bilim/teknoloji/ uretim/eğitim gibi alanlara yöneltilmiş olsaydı, bugün güney kore'den çok daha iyi durumda olabilirdik. kısacası "kit kaynaklar israf edildi." ve kolay para kazanma yöntemleri, konut/arsa kısacası gayrimenkule ağırlık verildi. bu yöntem ekonomiyi bir şekilde döndürse de uygulanan ya da uygulanmayan maliye/para politikalarıyla, kendi içinde dönmeye yetmedi. çünkü türkiye üretim yerine ithalatı tercih etmişti. ve döviz birinci öncelik olmuştu.
dövizin her şeyden önemli olduğu bir yerde önce bu konu görmezden gelindi, halk uyutuldu. nasıl mı?
2008 yılında akp'ye kapatma davası açıldı.
2008 temmuzun'da (bkz: haşim kılıç) 'in "oylama sonucunda "kapatılmaması kararini okudu.
otv indirimi 2009 mobilya, bilgisayardan, otomobile kadar her şeyde indirim sundu.
2008 varlık barışı, yanlış hatırlamıyorsam paranın kaynağı olmadan %5 ödeyerek paranızı legal olarak sisteme sokabiliyordunuz. diyelim ki 100.000tl paranız var. fakat kaynağı belli değil, 5 bin tl vererek bu paranın hesabını vermekten kurtuluyordunuz.(kisaca temel mantığı bu) ilk çıktığı günden bugüne kadar 6 kez varlık barışı çıktı/uygulandı.
2008 torba yasası ve daha sonra çıkartılan torba yasalar.
2b orman arazisi,
imar barışı,
imar affı
bedelli askerlik
bedelli askerlik 2
bedelli askerlik 3 (yürürlükte olan)
özelleştirmeler,
vs
vs
kısacası 2008 döneminden sonra devlet kendi kaynağını bir şekilde kendi yarattı. ve halkın sorunlarını bu şekilde çözdü, bu sistem de milletin hoşuna gitti.
trafik cezası 120liradan az olanın borcu silindi
gecmis bagkur primlerinden faiz alınmadı
kaçak göcek evlere tapu verildi.
orman arazisindeki yerlere imar dağıtıldı vs vs. türkiyenin en büyük fabrikaları satildi/ozellesti.
bunu şöyle dusunebiliriz, dedenizden miras kalan şeyleri satıyorsunuz, günlük hayatınızı devam ettirmek için çalışmıyorsunuz, zaman içinde tembelliğe alışıyorsunuz. bu durumda harcadığınız miras bitince zengin dostlarınizdan borç istiyorsunuz.
şayet öyle olmadı ise ,
peki toplanan bunca kaynak ne oldu?
şimdi düşünelim gerçekten ne oldu?
hükumet kaç fabrika açtı?
ya da turkiye yüksek teknolojili ne üretti?
söyle izah etmek gerekirse yıl sanırım 2009du. otv indirimi çıkalı birkaç gün olmuştu. 3 arkadaş çay içip sohbet ediyor, otv indiriminden bahsediyorduk. sonra gezmek için istanbul topkapida bulunan hyundai yetkili servisine gittik. o yıl yanlış hatırlamıyorsam dolar 1.7tl civarındaydı. hiç arac almak aklımızda bile yokken ve buna ekonomik olarak hazır bile değilken, 3 arkadaş, 3 adet hyundai getz araç satın aldık. ve cebimizden 3-5 kuruş para verdik. araçların tanesi 22bin tl idi. neredeyse %85i kadar da kredi kullandık. o kadar şaşkınlıkla çıktık ki,
+biz şimdi durup dururken neden araç aldık?
- valla ben dizel diye aldim.
× iyi de senin zaten dizel araban var.
- ee abi adamlar para almadan araba verdiler. kredi işini de kendileri hallettiler, ee faiz de düşük.
+ saçmalık.
×aynen saçmalık. bunlar bizle kafamı buldu acaba...
3 gün sonra gidip araçları teslim aldık.
işte biz (devlet) o yıllarda böyle saçma sapan popülist yontemlerle parayı ucuz olarak piyasaya dağıttık. bu para da elin korelisine, japonuna, almanina gitti. kısacası ülkeden ışık hızıyla döviz çıktı. yine o yıllarda da özellikle samsung ar-ge çalışmalarına ciddi para harcayıp, akıllı telefonlarının ilk versiyonlarını piyasaya sürüyordu. samsung omnia yani şuan kullandığımız akıllı telefonların windows işletim sistemli versiyonu...
üreten bir toplumu hazira alıştırarak, tüketen bir toplum haline getirmek çok zor olmadı ve 15-20 yıllık süreçte insanlar buna alıştı.
2012 balyoz, ergenekon davalarıyla herkesin kafası karıştı ve medya gücünü de ele geçiren iktidar kendi tabanını inandirmakta zorlanmadı.
ergenekon, balyoz vs fark etmez, bu gibi davalarda siz uluslararası mecrada hukuk sisteminizi görücüye çıkarırsınız ve ekonomide hukuk, demokrasi, lider, coğrafya, şeffaflık gibi meseleler önemlidir. nasıl ki siz birine borç verince bazı kriterlere bakıyorsunuz, yatırımcılar da benzer kriterlere bakiyor. güvenmediği insana/ülkeye kim, neden yatırım yapsın?
neyse 2007 yılında turkiyenin cds'i yani ülke risk puanı 190 diyelim kısaca, 2019 yılında neredeyse 570 puandi. ( puanın düşük olması olumlu, yüksek olması olumsuzdur) şuan için cds 690 . ..
rahip brunson, 2013 gezi direnişi, 17-25 aralik operasyonu, seçimler, komşularla ilişkiler, suriye meselesi, akdenizde petrol arama, israil-filistin olayları, mısır-libya-iran hamleleri, rus uçağının düşürülmesi, rus krizi, f35, abd ilişkileri, s400, ab sorunlari turizm krizi ve bunun üzerine gelen pandemi süreci...
ekonomide istikrar önemlidir. şu yukarıda saydığım olayların tamamı son 10 yıl içinde gerçekleşti. istikrarlı olduğumuz tek konu; istikrarsızlık...
şimdi tekrar düşünelim,
uretmiyorsun, sürekli kriz halindesin, komşularınla aran kötü, dünyayla ilişkilerim kötü ve kırılgan bir ekonomin var.
merkez bankan bağımsız değil,
verdiğin enflasyon, tefe-tufe rakamların gerçekçi değil,
hukuku kendi menfaatin için kullanıp işine gelen karara saygı duyuyor, işine gelmediği zaman bağırıp siyasi baskı uyguluyorsun,
dünyada en fazla tutuklu gazeteci senin ülkende...
diyorlar ya "düzelecek aralığı bekleyin, 2025 süper geçecek vs " yahu bi anlatsanıza nasıl olacak bu iş?
şimdi şöyle düşünün küçük bi tarlanız var. domates ekip, yol kenarında satıyorsunuz. domates ekmeyi bırakmışsınız, ev halkı soruyor ; bu sene nasıl gecinicez ?
- domates satarak ...
başkasından veresiye aldığınız domatesi satıyorsunuz, onun da kar marji size yetmediği gibi, evde kendi yiyeceğiniz domates bile artık sizin için bir gider kalemi. bu da yetmezmiş gibi domates aldığın adamla da kavga edip, kriz yaratıyorsun. o da yetmiyor domates satacagin kişilerle de kavga ediyorsun.
yani bu sürdürülebilir bir şey değil...
bu ülkede şeker fabrikaları satildi. işçiler grev yaptı, bir kesim ses çıkarttı.
ne oldu?
şeker o gün kaç paraydi, şuan kaç para ?
ya da başka bir soru ucuz olan ne var ?
şimdiler de duyuyorum "ali babacan süper adam"
ali babacan süper adam falan değil!
çıksın açıklasın üretim alanında ne yapmış?
kaç tesis kurmuş?
hangi yüksek teknolojileri ürünleri geliştirmiş, bunları kime satmış?
bir futbol maçında takım kazaniyorsa işler yolundadır ve herkes mükemmeldir. çünkü belirleyici olan tabeladır. yani kasada para varsa herkes harcar. para harcamak için dahi olmaya gerek yok.
süper adam da, dahi de mustafa kemal'dir. kaç para varmış ülkesinin kasasinda ?
kaç fabrika açmış yokluk içinde?
çiftçiye nasıl destek vermiş?
ilk bankayı nasıl kurmuş?
tarim kanununu nasıl çıkartmış?
1929 yılında onca sorun içinde zeytin ağacını korumayı nasıl başarmıştır?
neyse, konumuz gazi değil. burdan kendisine teşekkür ederim. en çok sevdiğim ağaç şurada da (bkz: #131662264) belirttiğim üzere
bu ülkede yapılan en büyük hatalardan biri betonlastirmaktir ve bu hata da hala devam etmektedir. denenmişi deneyenlerin deneyimlerini, deneyimleyecegiz; deneğiz, deneyimliyiz...
yukarıdaki bilgiler ışığında dolar kuru ne olur derseniz ?
bence demeyin, yıllardır ne olduysa o olur.
geçtiğimiz hafta merkez bankasının açıkladığı verilere göre 5 milyar dolar rezerv eksilmiş.
şuan mb rezerv durumu -60 milyar dolar.
yani cebinde hiç parası olmayan bir adam, merkez bankasından daha varlıklı. çünkü merkezin " kasada 1 lira var demesi için " +60.000.000.000$+1tl'e ihtiyacı var. (eheheh sifirlari 4 kez saydım )
şayet kısa vadede bir faiz artışı gelmezse kur vites yukseltebilir. tabi sadece faiz artırarak bir şeyleri çözemezsiniz, faiz artışı sadece biraz zaman kazandırabilir. faiz artışını maliye/para politikalarıyla desteklemezseniz bir ay sonra yine aynı şeyleri konuşuyor oluruz. ve muhtemelen konusuruz, ben 4-5 senedir konuşuyorum (ajsjajssjsjahsj şuraya yazdiklarimla uğraşacağıma fiziğe yonelseydim, atom bombası yapardim)
geçenlerde birisi söyle diyordu, " savaş yüzünden enflasyon yüksek "
+kimler savaşıyor?
-rusya - ukrayna
+ee onlarda enflasyon kaç?
-kaç, sen söyle?
+ %18-%22
- yani?
+lan yanisi mi var! savaşan adamlardan daha fazla bizdeki enflasyon %70! biz savasmiyoruz! bizim normalimiz bu !
+anlamadın mı?
- ......
+ ne bakıyorsun boş boş bi şey desene?
- savas ortamında enflasyonu düzgün olcememişlerdir.
+ ahahahahah
son olarak piyasalarla ilgili genel görüşümü belirteyim. "çok yazdı kapatıcam "
abd enflasyon verisini bekledigimi ve buna göre yatırım yapacağımı söylemiştim.
genel anlamda beklemeye devam ediyorum.
her ne kadar 29.200 dolardan bitcoine long actiysam da bu pozisyonumu 30.200 seviyesinde kapattım. mana coini 0.80 civarından bir miktar aldım. mana, sol, dar dışında hiçbir coine şu aşamada bulasmayacagim. pazartesi saat 18den önce de islem yapmayacağım.
altin/gümüş giriş için uygun görünse de yine piyasayi izleyip, salı günü islem yapmanin daha doğru olduğunu düşünüyorum.
nakitte beklemek bazen iyidir. piyasalarda fırsat bitmez/kaçmaz.
nasdaq, sp500 düşerse sıkıntı devam ediyordur. teknik olarak borsalar hızlı bir düşüş yaşarsa, teminat açığı oluşabilir ve bu bitcoin ve değerli metallere de yansır. paranın tamamını kullanmak bu hafta riskli olabilir .
onun dışında yakın zamanda istanbula gidecegim, marangozluk da iyi gidiyor. kemal amcanın karyolasini da yaptım.
he bu arada burdan haribo yetkililerine de seslenmek istiyorum, " kolalı - ekşili şekerimsi seyi birine kızıp mi yaptınız? ya da bunu ürettiğinizde kendiniz tadına bakmadiniz mi? abicim usta başına falan denetin ürünlerinizi. limon tuzu mu yedim, kaldırım taşı mi emdim anlamadım "
ehajshajsjsj
yok ya şaka yaptım.
işbu entry tamamen kişisel görüşlerimi içermekte olup, bir yatırım tavsiyesi içermez. tarihe not şeklinde oluşturduğum entrylerin birleştirilmiş halidir.
edit: takip eden bir arkadasin sorusu,
"komik grafik ne oldu ?"
bilmeyenler için dolar 18tlden 11tl civarına düştüğünde, cep telefonundan üstünkörü çizdiğim bir grafikti.
(bkz: #131695302) emin adımlarla yoluna devam ediyor. komik grafik aralik ayinda cizdigim grafiğe göre bu aralar bir düşüş yaşanabilir. bu da faiz kararı fiyatlamasi olabilir. zaten büyük bir düşüş değil...
+60milyar doları, tl olarak yazmışım, sayın dikkatli yazar @mabitheking sayesinde fark ettim. o kadar şey arasında hatayı bulmuş çıkartmış, vay canına! tisikkirlir...
17.05.2022 · 30. sıra
thebulk
16.05.2022 00:00 ~ 14:31