halis mulis 2 adet çomarım var. berbat halde buldum, aldım, eğittim. benle yaşıyorlar. ölene kadar da bakımları benim sorumluluğumda. hayatlarındaki en büyük amaç karınları doysun, rahat bir yerde uyusunlar, sevilsinler ve canları yanmasın. her gün hayat onlar için yeniden başlıyor ve bitiyor. ertesi gün yeni hayatları başlıyor... acısız, tok karınla, güzelce uyudukları bir gün sonunda en büyük hedeflerine ulaşmış oluyorlar. bundan öte yol yok....
bir köpek ya da kedi sokakta, taşta, çamurda, ormanda ya da o berbat barınaklarda aç, sefil, acı içinde yaşamaktansa bırakın huzur içerisinde ölsün. köpekler sokağa alışık diye bir şey yok. hepsinde türlü türlü hastalık var, türlü türlü acısı var hepsinin. karnı tok olanın bile türlü hastalığı oluyor sokakta. asıl zulüm onlara bu hayatı layık görmek ve sonrasında
da saçma sebeplerle, yanlış gerekçelerle, kişisel hırslarla sokakta ya da ormanda yaşamalarını güzellemek. ben bunun hayvanseverlik değil kişisel hırs olduğunu düşünüyorum.
hayvansever arkadaşlarım yapmayın. bir sokakta 10 tane köpek olmaz. bu köpekler çeteleşir. elbette bugün bu hususta gelinen noktanın sebebi hayvanlar değil, elbette suçlu onlar değil ancak başka çözüm yok. ben çok iri köpekleri olan bir insan olarak bilinçsiz köpek sahiplerinden ve bölgelerine girdiğim bazı sokak köpeklerinden inanılmaz korkuyorum. her an köpeklerle gezerken bana saldırabilirler ve öldürebilirler. öyle bir şey yok diyen olursa da moda sahilden başlayarak bir moda turu yapalım benim ayılarla da bakalım nasıl badireler anlatıyoruz görelim.
ee senin çomarların kıymetli de onlar değil mi denebilir. benim büyük şehir hayatında, maddi gücümü de düşünerek, hayatımı da göz önüne koyaral 2 tanesini sahiplenmeye gücüm yetti. elimden geldiğince başka hayvanlara da yardım ediyorum ama olmuyor, olmayacak. ben dünyanın en zengin ya da en fakir insanı değilim. bu gerçekle yaşıyorum. maalesef bu kadar olabiliyor. bu sokak hayvanı fantezicilerinin çoğunun birer cins hayvanı var o kadar. ormanda besleme yapanlara hiçbir şey demiyorum. yaptıkları çok çok zor ve muhteşem erdemli bir durum.
sülalesi hayvansever, çevre yollarından köpek, çöplerden kedi toplayan bir ailenin ferdi bir insan evladı olarak söylüyorum ki tek çare bu garibanların acısını dindirmek. bunu bir standarta bağlamak. hayvan satışını engellemek ve barınaklarda hayvan sahiplendirme yapmak.
2 kutu kuru mamayla, yaşam hakkına saygı sloganıyla olmaz bu iş. yaşam hakkına saygı duysaydınız bu berbat koşullarda yaşamasına göz yummazdınız bu hayvancıkların. sizin sokaklarda onlara layık gördüğünüz şey yaşamak değil, uzun süreli bir ızdırap sadece.
vücudunuzda 200 tane bitle, yağmurda ve soğukta, yarı aç yarı tok yaşayın bakalım 2 gün. gider kendinizi atarsınız bir yerden çoğunuz, beni öldürün diye yalvarırsınız.
ben acılar içindeki kedimi uyutacak yer bulamadım 2 hafta ya. en son kendim uyutacaktım da bir veteriner merhamet etti de hayvanın acısına son verdi. bu ucuz duygusallıklar beni çıldırtıyor. acıklı bakan sokak köpeği fotoğrafı paylaşıp iki kilo mama koyarak olmuyor bu işler. ya ben sokaktan, ormandan köpek sahiplenmişim, yürürken korkuyorum. arabayla giderken çevre yolundaki ve ormandaki o hayvanları görünce içim acıyor. nasıl hayvansever deyip de kendinize bu hayvanların böyle yaşamalarını uyutulmalarına tercih ediyorsunuz.
kısırlaştırma ile çözülmez bu problem. sokaklar, barınaklar ve ormanlar köpekler için uygun yerler değildir. bu hayvanları uyutmak yerine buralarda yaşamaya zorlayıp bir de bunun güzellemesini yapmak vicdansızlıktır, kişisel tatmin aracıdır.
1 gün sokakta aç yatın da görün bakalım hayvanlar için güzellediğiniz ve layık gördüğünüz hayatın kaç bucak olduğunu.
sokaktan sahiplendiğim ve benle evde yaşayan köpeklerimi gezdirirken sokak köpekleri tarafından köpeklerimle birlikte öldürülebilirim ben. her gün yaşadığım bu muammayı çözmeden kimseye destek mestek yok.
10.01.2024 · 47. sıra
seni gidi bok
09.01.2024 00:07 ~ 00:08