devrim değil akımdır.
sırf yaşam tarzı yüzünden gördüğü baskılar nedeniyle iran'dan kaçıp istanbul'da hayatını devam ettiren eğitimli, modern iranlı kadınlardan bu konu hakkında aldığım bilgileri direkt aktarıyorum:
maalesef burada herkesin umutlandığı gibi devrim fln olacağı iranlı kadınlar tarafından hiç de düşünülmüyor. 2017 yılında gerçekleşen (bkz: beyaz çarşamba) hareketinde de benzer şekilde eylemlerin yapıldığı ve iran devletinin belli bir süre bekledikten sonra eyleme katılan kadınları hapis cezasına çarptırdığı, hapiste kadınlara “öldürün artık beni” dedirtecek derecede eziyetler yapıldığı, kiminin ortadan kaybolduğu, bir kısmının da yurtdışına kaçmak zorunda kaldığı biliniyor. daha geçen sene iran hükümeti sırf protestolara katıldığı için mili güreşçisini bile (bkz: nevid efkâri) uluslarası tüm tepkilere rağmen idam etti. buna bir kılıf bulmak için de eziyetle adama olaylarda bir kişiyi öldürdüğünü söylettiler. iran'da yaşayan, yaşasa da özgür kalabilen bir tane aktivist yok şu an. hepsi yurtdışında. ülkeye girdikleri an boyunlarına ip ya da kollarına kelepçe takmak için bekleniyorlar. daha bugün sosyal medyada annesinin ölümüyle gündeme gelen daryuş ikbali de onlardan biri. peki yaşayacaklarını ve kimsenin onların arkasında durmayacağını bildikleri halde bu kadınlar nasıl buna cesaret ediyor? durum hiç de ekşici hayalperestlerin düşündüğü isyana dayanan nedenlerden kaynaklanmıyor. gerçek neden görüntüleri çeken bu kadınların farklı ülkelere kaçmanın yasal ya da yasal olmayan yolunu çoktan bulmuş olmaları. o ülkelere devlet onları tespit edene kadar çoktan uçmuş olacaklar. bu videoları da mültecilik başvurularında iran'a dönemeyeceklerine ispat olarak kullanmak için çekiyorlar. acı ama gerçek olan bu. iran'da çok uzun yıllardır eğitimli kesimin yurtdışına kaçması zaten bir kültür haline gelmiş. hepsinin amcası, dayısı , halası, teyzesi, kuzenleri vs. yurtdışında yaşıyor. istanbul'da gördüklerimiz ise oralara gidemeyenler ya da gitmeye çalışanlar. iran için çok önceleri umutlar kaybedilmiş gördüğüm kadarıyla. bir şeyleri değiştirme potansiyeli olanlar da ülkeyi mevcut rejimden nemalanan çıkarcılara yada cahil memnunların ellerine bırakıp gitmiş. çoğu kişi memnun değil birçok şeyden ve yöneticilerden ama çoğunluk olmanız bile bir şey ifade etmiyor. gücü elinde tutanların bugüne kadar yaptıkları ve yapabilecekleri yüzünden kimse kendisinin ya da sevdiklerinin başına kötü şeyler gelmesini istemiyor çenesini tutup oturuyor, ne yapıyorsa gizli gizli yapmaya çalışıyor. yapamayan da yine kaçıyor. yani anlayacağınız bazı şeyleri kaybettikten sonra geri getirmesi hiç de böyle burada düşünüldüğü kadar kolay değil. türkiye'de de özellikle mevcut iktidarın politikalarına ve halkın tepkisizliğine baktığımızda yeni iran olma yolunda emin adımlar ile ilerlediğimizi söyleyebiliriz.
edit 1: rıza pehlevi, dedesine saygı duyulmasına rağmen kendisi bizdeki orhan osmanoğlu'ndan hallice itibar gören biridir iran halkı tarafından. çok kişiyi hayal kırıklığına uğratmış. verdiği desteğin hiçbir anlamı yok.
edit 2: başlığın kendisi gibi altında ilgi duyulan entrylerde de aynı şey görülüyor. gerçekler bir kenara itilmiş, tamamen duygular ve beklentiler doğrultusunda oluşmuş popülist söylemler ile (bkz: post-truth)'un dibine dibine vurulmuş.
15.07.2022 · 37. sıra
ozkhan
14.07.2022 00:12 ~ 02:07