Sık geçen başlıklar

özel sektör öğretmenleri 2

ekşi'de gör
bir sayfa entry okudum kafayi yersin. oglum siz gercekten butun bu sacmaliklari ‘bilmis bilmis’ yaziyor musunuz?
ulkede ogretmen acigi var, ama gencecik cocuklar ogretmen olarak atanmiyor. niye? kpss kazanamadiklari icin mi? ıstemedikleri icin mi? okullarda yer mi yok?
yooo
calistigim hemen her okulda en az bir ‘ucretli’ ogretmen var ki ben istanbul’un gobeginde calisiyorum. cunku devletin bu sekil isine geliyor. cunku meb, bana verdigi maasi ve sigortayi artik odemek istemedigi icin yenileri sozlesmeli olarak calistiriyor. yarim sigorta, girdigi ders saati uzerinden ucret ki bu cogu zaman asgari ucrete bile denk gelmiyor. bir sekil torpil bulup atanan zaten ogretmenlik yapmiyor, o torpili varsa ilcede ilde ya da en kotu ihtimal idari gorevde calisiyor. birkac cok iyi ozel okullardaki ogretmenlerin haricindekilerin de yasadiklari asagi yukari bu. sizse gelmis buraya sikik sikik yorumlar yaziyorsunuz. bi de oyle bir cehaletle, oyle bir ustten bakmayla, oyle de kendine guvenle yaziyorsunuz ki insanin midesi bulaniyor.

suraya ‘yazik bu genclere’ yazacaginiza abuk sabuk laflar karalamissiniz. ben de mal gibi okudum, tansiyonum yukseldi.
ne diyeyim; umarim sinanirsiniz ayni sekilde.
sinirden neyi nasil yazdim bilmiyorum bile.
sanıyorum şartları en kötü durumda olan meslek gruplarından biridir.

türkiye'nin hemen hemen her yerinde durum benzer şekilde. kimi şehirde maaş anlamında ortalama daha yüksek, kimisinde daha düşük o kadar.

geçmişten bu güne hem kendi yaşadığım, hem de arkadaşlarımın sorunlarından aklıma gelenleri yazacak olursam :

1) kuş kadar maaş.

branşına göre fazlasıyla değişiyor bu durum. sayısal branşlarda durum biraz daha iyiyken sözel branşların işi gerçekten zor.

1000 liraya çalışan öğretmenler var, gerçekten var. resmiyette asgari ücret alıyor gibi görünüp, fazlasını eliyle patrona geri veren insanlar gördü bu gözler.

benim meslekte yaklaşık 9.yılım. mesaiyi görmezsek ilk defa beni mutlu edecek maaşa ulaştım diyebilirim. tabi çalışma saatlerini devletteki bir öğretmenle kıyaslarsak geçmiş olsun bana.

2) çalışma saatleri.

özel sektörde genelde mesai 6 gün oluyor. (7 gün çalıştıranları da gördüm) yine çalışılan yere göre değişmekle birlikte ortalama olarak sabah 9 akşam 6 denilebilir. daha fazla veya daha az olanları var tabi ki. kendisini kurumsal kabul eden yerlerde ders saati üzerinden vs anlaşma yapılabiliyor ama genel olarak 40-50 saat arası ders ve üzerine birebir öğrenciyle soru çözümü yapılıyor. kısaca, anlaştığın mesai süresince oturmak yok.

bir de veliyle uğraşma boyutu var. ben bu konuda biraz daha rahat yerlerde çalıştım ama neler neler görüyorum, duyuyorum. öğrenci koçluğu, her gün veliyi arayıp bilgi vermek, hal hatır sormak, hatta ev ziyaretleri yaptıran kurumlar var.

3) iş güvencesi.

türkiye'deki tüm özel sektör öğretmenlerinin en büyük problemi sanıyorum budur. öncelikle benim bildiğim kadarıyla hakkımızı arayabileceğimiz bir sendika yok. yaşanılan mağduriyetlerden aklıma gelenleri sıralayacak olursam :

-genelde sigortalar asgari ücret üzerinden yapılıp, üzeri elden alınır. bunun acısı emeklilikte ve bir gün kredi çekmeye gittiğinizde ortaya çıkıyor. ve yapılabilecek hiç bir şey yok açıkçası. patronundan sigortayı yüksek istersen maaşın düşer, napıcan şimdi?

-kırtasiye ödeneği, nöbet, ek ders, hafta sonu mesai vs için para almanız söz konusu bile değil. yani bu tip haklar hiç var olmamış gibi. ben seninle kaç gün, hangi saat aralıklarında anlaştıysam, o saatler boyunca istediğimi yapacaksın ekstrası yok şeklinde yürüyor genelde işler.

4) kıdem tazminatı. adı var kendisi yok.

not : ukteydim doldum.