arkadaşlar celal hocanın istanbul dışındaki evi zaten fay hattının üzerinde. adam evi fay hattının hareketini hesaplamış ve ona göre yaptırmış. yani adam depremden kaçmıyor. depremden sonra oluşacak kalabalık kaostan kaçıyor.
Sık geçen başlıklar
celal şengör'ün istanbul'dan hemen taşının demesi 4
ekşi'de göregeye gelmeyin diyen var. lafa bak. o zaman yallah moğolistan'a.
adama bak ya egeyi parsellemiş sanki.
adama bak ya egeyi parsellemiş sanki.
başlıkta yazılan 3-5 yorumu okuyunca neden akp'nin iktidarda olduğu hakkında güzel fikir sahibi oluyorsunuz. "jeologlar bir şeyi doğru tahmin edemeyecekse o kadar okulu neden okuyorlar!" diyen bilimin b'sinden habersiz zekaileri mi saysam, "taşınmakla bitmiyor ki hoca her yerde başına bir şey gelebilir" diyen dahilere mi cevap versem, "sen zenginsin tabi, senin tuzun kuru!" yazan parlak beyinlere mi laf yetiştirsem... ama ben yine dilim döndüğünce bir deneyeyim;
1- "jeologlar bir şeyi doğru tahmin edemeyeceklerse o kadar okulu neden okuyorlar?"
cevap: jeologlar, biyologlar, arkeologlar ve daha sayısız -log'lar kahin değildir. bilim böyle bir şey değil. jeolog olmak demek ne zaman, nerede, ne şiddette deprem olacağını önceden vahiy almak demek değildir. bilim her zaman değişir, gelişir, yanılır, yeni sorular sorar ve bu şekilde ilerler. 1950'lerde o dönemin neredeyse tüm bilim insanlarının kabul ettiği birtakım teoriler, kuramlar bugün çoktan terk edilmiştir.
2- "taşınmakla bitmiyor ki, yurtdışına da gitsen orada da başına bir şey gelebilir."
cevap: sizin hayattaki risklere ve kendinize yapılan uyarılara karşı bakış açınız buysa hayatta çok zorluk yaşarsınız benden söylemesi. gidip de "kilo verip sigarayı bırakmazsan kalp krizi geçirebilirsin." diyen doktora da "hocam yolda yürürken kafama saksı da düşebilir, kilo vermekle bitmiyor." diyor musunuz? "emniyet kemerini tak." diye uyaran arkadaşınıza "emniyet kemeri takmakla bitmiyor ki, parkta dolaşırken düşüp belimi de kırabilirim." diyor musunz?
3- "senin tuzun kuru tabi hoca, paran varken taşın demesi kolay."
cevap: birader adam kendi bilgisi ve öngörüsü dahilinde bir uyarıda bulunuyor. sana çıkıp da "istanbul'dan taşınmayan orospu çocuğudur!" demiyor. bugün gidip aktif yaşam ve sağlıklı beslenmenin hayat kalitesine katkısı konulu bir makale okusanız o zaman da makalenin yazarlarına "sizin tuzunuz kuru tabi bizim burada spor yapacak zamanımız, sağlıklı beslenecek paramız yok." diye mail atacak mısınız?
4- "ben taşındım, ailem annem babam ne olacak?"
cevap: yine aynı argüman, o zaman doktorunuza gidip "ben sigarayı bıraktım diyelim, "ailem arkadaşlarım içiyor onlar ne olacak, onlar ölecekse yaşamanın anlamı ne?" diye cevap verin.
sonuç olarak, celal şengör uzman olduğu alanla ilgili bence haklı bir uyarıda bulunmuş. zaten istanbul'un nüfus ve yapılaşma açısından her ölçeğe göre doyuma ulaşmış olduğu artık 5 yaşındaki çocuğun bile anlayabileceği bir şey. haller böyleyken bir de üzerine deprem riski ekleniyor. isterseniz taşınırsınız, isterseniz taşınmazsınız. karar tamamen size kalmış. celal hoca sadece mesleği gereği üzerine düşeni yapıp uyarıda bulunmuş.
edit: başlıkta bir entry var. içerisinde "siktirin gidin bilimininiz başka yerde yapın!" diye bir kelam geçiyor. olur hocam, biz bütün bilim insanları olarak başka yerde yaparız. siz de o zaman depreme dayanıklı binayı deneme yanılmayla yaparsınız bilim olmadan. neymiş efendim insanların deprem travması varmış da deprem olacağını söyleyemezmiş. aynen, mesela japonya'daki insanlarda da nükleer saldırı travması var. o zaman olur da japon hükümeti ülkeye doğru gelen bir balistik füze tespit ederse bunu halka söylememeli, kimseyi sığınaklara yönlendirmemeli. neden? çünkü halkın travması var. asıl siz gidin de kendi hayal dünyanızı başka yerde yaşayın. deprem olacak. büyük harflerle yazıyorum, o-l-a-c-a-k! toplumun ne kadar deprem travması olursa olsun, bu deprem olacak. bunu söylediğim için belki benden nefret edeceksin ama olacak kardeşim. bu kafayla doktora gittiğinizde kanserseniz size söylemesin doktor, turp gibisin maşallah diyip sırtınızı sıvazlayıp göndersin.
"siktirin gidin biliminiz başka yerde yapın."
başka hiçbir şey demiyorum...
1- "jeologlar bir şeyi doğru tahmin edemeyeceklerse o kadar okulu neden okuyorlar?"
cevap: jeologlar, biyologlar, arkeologlar ve daha sayısız -log'lar kahin değildir. bilim böyle bir şey değil. jeolog olmak demek ne zaman, nerede, ne şiddette deprem olacağını önceden vahiy almak demek değildir. bilim her zaman değişir, gelişir, yanılır, yeni sorular sorar ve bu şekilde ilerler. 1950'lerde o dönemin neredeyse tüm bilim insanlarının kabul ettiği birtakım teoriler, kuramlar bugün çoktan terk edilmiştir.
2- "taşınmakla bitmiyor ki, yurtdışına da gitsen orada da başına bir şey gelebilir."
cevap: sizin hayattaki risklere ve kendinize yapılan uyarılara karşı bakış açınız buysa hayatta çok zorluk yaşarsınız benden söylemesi. gidip de "kilo verip sigarayı bırakmazsan kalp krizi geçirebilirsin." diyen doktora da "hocam yolda yürürken kafama saksı da düşebilir, kilo vermekle bitmiyor." diyor musunuz? "emniyet kemerini tak." diye uyaran arkadaşınıza "emniyet kemeri takmakla bitmiyor ki, parkta dolaşırken düşüp belimi de kırabilirim." diyor musunz?
3- "senin tuzun kuru tabi hoca, paran varken taşın demesi kolay."
cevap: birader adam kendi bilgisi ve öngörüsü dahilinde bir uyarıda bulunuyor. sana çıkıp da "istanbul'dan taşınmayan orospu çocuğudur!" demiyor. bugün gidip aktif yaşam ve sağlıklı beslenmenin hayat kalitesine katkısı konulu bir makale okusanız o zaman da makalenin yazarlarına "sizin tuzunuz kuru tabi bizim burada spor yapacak zamanımız, sağlıklı beslenecek paramız yok." diye mail atacak mısınız?
4- "ben taşındım, ailem annem babam ne olacak?"
cevap: yine aynı argüman, o zaman doktorunuza gidip "ben sigarayı bıraktım diyelim, "ailem arkadaşlarım içiyor onlar ne olacak, onlar ölecekse yaşamanın anlamı ne?" diye cevap verin.
sonuç olarak, celal şengör uzman olduğu alanla ilgili bence haklı bir uyarıda bulunmuş. zaten istanbul'un nüfus ve yapılaşma açısından her ölçeğe göre doyuma ulaşmış olduğu artık 5 yaşındaki çocuğun bile anlayabileceği bir şey. haller böyleyken bir de üzerine deprem riski ekleniyor. isterseniz taşınırsınız, isterseniz taşınmazsınız. karar tamamen size kalmış. celal hoca sadece mesleği gereği üzerine düşeni yapıp uyarıda bulunmuş.
edit: başlıkta bir entry var. içerisinde "siktirin gidin bilimininiz başka yerde yapın!" diye bir kelam geçiyor. olur hocam, biz bütün bilim insanları olarak başka yerde yaparız. siz de o zaman depreme dayanıklı binayı deneme yanılmayla yaparsınız bilim olmadan. neymiş efendim insanların deprem travması varmış da deprem olacağını söyleyemezmiş. aynen, mesela japonya'daki insanlarda da nükleer saldırı travması var. o zaman olur da japon hükümeti ülkeye doğru gelen bir balistik füze tespit ederse bunu halka söylememeli, kimseyi sığınaklara yönlendirmemeli. neden? çünkü halkın travması var. asıl siz gidin de kendi hayal dünyanızı başka yerde yaşayın. deprem olacak. büyük harflerle yazıyorum, o-l-a-c-a-k! toplumun ne kadar deprem travması olursa olsun, bu deprem olacak. bunu söylediğim için belki benden nefret edeceksin ama olacak kardeşim. bu kafayla doktora gittiğinizde kanserseniz size söylemesin doktor, turp gibisin maşallah diyip sırtınızı sıvazlayıp göndersin.
"siktirin gidin biliminiz başka yerde yapın."
başka hiçbir şey demiyorum...
fatih altaylı'nın bugünkü köşe yazısında, kadim dostu olan bilim adamı celal şengör'ün, fatih altaylı ve ailesine yaptığı açık uyarıdır.
şu anda viyana'da bulunan ve jeoloji alanında en prestijli bilim ödülüne layık görülen celal şengör'ün, son düzce depreminden sonraki fikir ve kanaatleri çok değişmiş.
şöyle demiş fatih altaylı'ya:
--- spoiler ---
ve tabii ki, celal şengör ile konuştum.
avusturya’dan türkiye’de olan biteni yakından izliyordu.
geceden beri tüm verilere ulaşmaya çalışıyordu.
“bana biraz süre ver” dedikten sonra geri aradı ve anlattı.
yazacaklarım dünyanın en önemli jeologlarından birinin ve kuzey anadolu fayını inceleyen uluslararası ekibin naci görür’le birlikte üyesi olan bir türk jeoloğun görüşleridir.
“fatih, bu deprem müthiş kötü bir haberdir. bu deprem kuzey anadolu fayının hareketinin tüm jeologlar tarafından tam olarak anlaşılamadığının göstergesidir. 22 yıl içinde düzce’de ikinci bir deprem bu. oysa herkes düzce’nin gerilimini boşalttığını ve uzunca bir süre ciddi bir deprem olmayacağını düşünüyordu. öyle olmadığını gördük.
bunun anlamı şu.
istanbul depremi bayağı yakınlaşmış.
stres birikimi had safhaya yaklaştı.
naci görür’ün dediği doğru. bolu dağı’na doğru da bir deprem bekleyebiliriz. ama orada 1944 yılında bir deprem oldu. stres var ama çok büyük bir depreme yol açacak kadar değil.
asıl stres birikimi batı’ya doğru oldu.
yani adapazarı, gölcük ve istanbul.
istanbul’u bir kez daha uyarıyorum. ve belki bundan sonra bir kez uyarma fırsatımız dahi olmayabilir. sana tavsiyem istanbul’dan, şehir içindeki evinden taşın. o kadar hazırlıksızız ki, bir doğalgaz boru hattının kırılması bile yeter. taşın çünkü fatih’siz bir hayat istemiyorum.”
--- spoiler ---
kaynak burada
şu anda viyana'da bulunan ve jeoloji alanında en prestijli bilim ödülüne layık görülen celal şengör'ün, son düzce depreminden sonraki fikir ve kanaatleri çok değişmiş.
şöyle demiş fatih altaylı'ya:
--- spoiler ---
ve tabii ki, celal şengör ile konuştum.
avusturya’dan türkiye’de olan biteni yakından izliyordu.
geceden beri tüm verilere ulaşmaya çalışıyordu.
“bana biraz süre ver” dedikten sonra geri aradı ve anlattı.
yazacaklarım dünyanın en önemli jeologlarından birinin ve kuzey anadolu fayını inceleyen uluslararası ekibin naci görür’le birlikte üyesi olan bir türk jeoloğun görüşleridir.
“fatih, bu deprem müthiş kötü bir haberdir. bu deprem kuzey anadolu fayının hareketinin tüm jeologlar tarafından tam olarak anlaşılamadığının göstergesidir. 22 yıl içinde düzce’de ikinci bir deprem bu. oysa herkes düzce’nin gerilimini boşalttığını ve uzunca bir süre ciddi bir deprem olmayacağını düşünüyordu. öyle olmadığını gördük.
bunun anlamı şu.
istanbul depremi bayağı yakınlaşmış.
stres birikimi had safhaya yaklaştı.
naci görür’ün dediği doğru. bolu dağı’na doğru da bir deprem bekleyebiliriz. ama orada 1944 yılında bir deprem oldu. stres var ama çok büyük bir depreme yol açacak kadar değil.
asıl stres birikimi batı’ya doğru oldu.
yani adapazarı, gölcük ve istanbul.
istanbul’u bir kez daha uyarıyorum. ve belki bundan sonra bir kez uyarma fırsatımız dahi olmayabilir. sana tavsiyem istanbul’dan, şehir içindeki evinden taşın. o kadar hazırlıksızız ki, bir doğalgaz boru hattının kırılması bile yeter. taşın çünkü fatih’siz bir hayat istemiyorum.”
--- spoiler ---
kaynak burada