leonesnegros4
profili

  • skolyoz hastası yunus'a yardım kampanyası

    hasta baltalimanı başta olmak üzere bir çok devlet hastanesinde ameliyat olabilir. kendisinin yakınına ulaştım kimlik numarası ile filmlerini gördüm. baltalimanı hastanesi'nde bundan daha kötü bir çok omurga ameliyatı başarı ile yapıldı ve yapılmaya devam ediliyor.

    eğer tüm bu devlet imkanlarına rağmen hasta ben özelde olacağım bana 350 bin lira ver diyor ve bahane olarak da çaresiz olduğunu söylüyorsa bunun adı nitelikli dolandırıcılıktır, hayasızlıktır, fırsatçılıktır. para toplama kaygısının tedavi olma niyetinin önüne geçtiğinin göstergesidir.

    hastalık acil ameliyat olunması gereken bir hastalık değildir. sadece azmi hoca ve ekibinin yapabileceği bir ameliyat değildir. bu sebeple bu tarz başlıklara sazan.avi olarak bakıyorum. bir benzer başlık omurga eğriliği hastalığı olan 19 yaşındaki genç şeklinde oluşturulmuş ve benzer şeyleri yazmıştım. demek ki işlere ket vurulmuş aynı olay farklı başlıkla tekrar piyasada.

    yardım kampanyasına ön ayak olan yazarlar ile ilgili kamuyu yanlış bilgilendirmek, devlet hastanesinin ameliyatı üstlenmemesi gibi bir şey söz konusu değil, ve nitelikli dolandırıcılık sebebiyle dava açılacaktır.

  • vajinal doğum yasaklansın

    vajinal doğum yani normal doğum bir kültür ve görgü işidir. pelvik taban egzersizleri gibi egzersizlerle doğuma hazırlanan birçok avrupa vatandaşı gidip çatır çatır normal yolla doğurabilir. ama bizim koca götlü gün teyzesi kılıklı kezbanlarımız, dünyaya bir isa mesih getireceği ve insanlığı kurataracağı için çok çok yemesi gerektiğine inanır. pelvik taban kasları adeta parşömen kadar olan bu yağlı kızlarımız tabi ki normal doğum sırasında güçsüz kaslarıyla bebekleri dışarı itemeyecek, içeride kalan bebeğin komplikasyon riski artacaktır. yani aslında normal doğum sırasında doktorun tek müdahale edeceği yer, çocuk çıkarken kıçı başıyla yırtıp çıkmasın diye epizyotomi denilen düzenli yırtık oluşmasını sağlayan bir kesi atmaktır. geri kalan herşey annenin o güne kadar doğuma nasıl hazırlandığıdır.

    sevgili vatandaşlarımız maalesef doğuma hazırlanmak için hiç zahmet etmediği, çoğunluğu kısır börek kete ile hamileyim ben can taşıyorum diyerek göte göt kattığı için sezaryen doğum çok daha mantıklı gelmektedir hekimler için. şahsen kadın doğumcu olsam, kendi beceriksizliği yüzünden sıkıntılı doğacak çocuğun faturasını ödeyeceğime sezaryenle keser yukarıdan alırım. ha emin olun kimse kadın doğumcuya bunun hesabını soramaz. omuz takıldı der bilmem ne oldu der çıkar işin içinden.

    eğer normal doğurmak istiyorsanız gidip doğum egzersizi çalışın sevgili vatandaşlar. doğuma kendinizi hazırlayın. nohut yutmuş solucan kadar olun duba gibi değil! o yedikleriniz çocuğa yaramıyor, hatta çok yediğiniz için şeker hastalığına yatkın olup çocuğun beyni dışında her yerini büyütüyorsunuz. çocuğa gitmediğini şuradan anla: 25-30 kilo alıyorsun ey türk gebesi. bunun 5 litresi senin deyişinle ödem, benim deyişimle fazla volüm. 5 kilo da çocuk çıksa sevgili gebe geriye kalan 15 nereye gitti, göte gitti. o kiloyu alma canım gebem. normal doğum bir birikim, emek, çalışma ürünüdür.

    başlığı açan yazar ironi yapmış anlayacağınız. normal doğurmayı beceremediğimiz doğru. o kadar beceriksizizki yasaklanması gündeme getirilecek kadar bir beceriksizlik bu, öyle böyle değil yani.

    siz bu branşı böyle her boka dava açarak gözlerini korkutabileceğinizi sanıyorsunuz ancak süreç sizin aleyhinize işliyor vatandaş. yarın normal doğuma hiç yanaşmayan büyük bir güruh kadın doğumcu bulursanız yana yana gezersiniz. adamı sanki çocuğu kendisi yapmış da yanlış yapmış gibi suçlarsan adam öyle bir kıvırır ki niye sezaryen yaptığını, kimsenin elinden bir şey yapmak gelmez.

    normal doğum sağlıklıdır evet ancak bunu isteyen anne adayı kıçını kırıp kegel egzersizini yapıp yapabildiği ölçüde yürüyüşünü yapacak, azıcık bir kilo alacak. ondan sonra hekimden normal doğum istemeye yüzü olacak. çatır çatır doğurup aslanlar gibi gidecek. tabi tüm bunlar için anlayışlı adam gibi koca olacak. gariban gebenin progesterondan zaten hiçbir şey kafasına girmez. onu yönlendirecek bir adam olması gerek veya daha nadiren bilinçli bir anne veya kaynana. türk erkeği de bu konuda çok başarılı(!) olduğu için gariban gebemin hali perişan oluyor ister istemez. şu aile sağlığı toplum sağlığı merkezleri güzel çalışırsa bu işlere el atması lazım aslında ya artık hayırlısı.

    bak güzel vatandaşım, sevgili gebem. sağlık sistemi basamak basamaktır, hastalarınsa alın yazısı hastane yokuşlarında susamaktır canım ülkemde.

    1.basamak hekimlik: hastalık oluşmasın diye vardır. bunun içine aşı girer, yukarıda bahsettiğimiz pelvik egzersizler girer. niye girer peki? çocuk aşı olursa kabakulak olmaz. kabakulak olmazsa bu enfeksiyonların yan etkisi olan kısırlık gibi sorunlarla karşılaşmaz. kısır olmadığı için tüp bebek falan işine girmez. bunlar baştan bir adet aşıyla hallolur.
    pelvik egzersiz yaparsa pelvik taban kasları güçlenir. güçlü anne normal doğum yapar. serebral palsi ihtimali sezaryene göre %50 daha az olur. alerjik hastalıklar bilmem neler bir sürü şey vajinal yolla doğan bebeklerde daha az rastlanır. ancak bunların tamamı için ilk şart egzersiz ve bilinçtir.

    senin o oy devşirmek için kurulan ve üst solunum yolu reçetesi yazmaktan başka çoğunluğu hiçbir sikime derman olmayan asm'lere tsm'lere bayılıyorsun. niye bayılıyorsun çünkü bilinçsizsin, bilinçsiz olduğun için sorgulayamıyorsun ve hakkını isteyemiyorsun. ancak şunu diyebiliyorsun: şimdi gidiyoz tohtora istediğimiz ilacı yazdırıyoz biz şoh güsel oluyo yah... halbuki bu egzersiz eğitimlerini veren kişileri talep edebilsen ve kamuoyu oluştursan bunu istemek senin doğal hakkın. başındakiler seni umursamıyor diye sen de koyun kalmaya mahkum kalıyorsun.

    diğer basamak sağlık hizmetlerini uzun uzadıya yazmayacağım. 3.basamak hekimlik tam bizim milletin istediğidir: iyi bir cerrah. gelişmiş ülkeler 1.basamakta olayı çözer. olması gereken çok çok iyi cerrahların çok çok fazla olması değil, iyi aile sağlığı halk sağlığı hekimlerinin her şeyi çok çok önceden halletmesi ve kötü şeyler olmasını engellemesidir.

    ironi yapan doktora yükleneceğinize, niye sezaryen yapıyorsun diyeceğinize şimdi gidin aile sağlığı hekimliğine nerede lan benim normal gebelik eğitimim diye oraları zorlayın, bu sizin hakkınız sevgili vatandaşım ısrarla aile hekiminizden isteyin. onlar da seve seve size yardım etmeyi isteyeceklerdir. kamuoyu oluşturup sesinizi duyurun. haydi bakalım güç sizinle olsun!

    edit: iş bu entry'nin halihazırda gündemde olan koru hastanesi'ndeki olayla hiç bir ilgisi yoktur. entry tamamen vajinal doğumla ilgili sınırlı bir konuyu içerir. o hastane meselesi muhtemel bir adli vaka olasılığı yüzünden yorumsuz bırakılacaktır. her iki tarafı dinlemeden fikir beyan etmek yanlıştır ancak takip eden doktorun orada bulunmuyor olması pek hoş olmamış ancak çok zorunlu bir durum sebebiyle o an orada bulunamayabilir. takibi kim yaptıysa doğumu onun yaptırması tabi ki tercih sebebidir. burada yöntem sezaryen olur normal doğum olur tartışılır bu önemli değil, önemli olan sezaryen mi normal doğum mu kararını en iyi verebilecek olan başından beri kontrollerini yapan doktorun doğum sırasında hazır bulunmasıdır. risklere göre operasyon şeklini takip eden doktordan daha iyi verecek birisi yoktur. özel hastanenin paketinde bunu vaadetmesi de ayrı bir saçmalık. adamın kabul edilebilir bir bahanesi olması durumunda pekala o an orada olmayabilir.

    benzeri yaklaşımlarda sağlık çalışanlarına aşırı agresif tavır sebebiyle şahsen hayat kurtaracak bir branş tercih etmeyeceğim. sizin ego olarak yorumladığınız dr plaka almayacağım ki hayat kurtarmak zorunda kalıp o hayatı kurtarıp üzerine bir de bilmem ne yaparken kaburgamı niye kırdın sorusuna maruz kalmayayım. tüm bunlarla uğraşacağıma hiç bulaşmam, en az riskli ve gg olmayacak uygulamaları yapar devam ederim.

  • migros'un başörtülü çalıştırmama kararı

    migros'tan alış veriş yapma sebeplerim arasındadır. asansöre içinde erkek* olduğun için binmeyen, erkek olduğun için tokalaşmayan, selamı sabahı geçtim iki kelime konuşmaya bile yanaşmayan insanları görmek istememek de en doğal hakkımdır. kızım senin gibi bir blaberus giganteus görünce kafamı çeviriyorum zaten, seni görünce spontan retrograd üreteroskopi* yapıyorum ister istemez, senin sunta vücuduna kalmadık çok şükür.

  • 27 ocak 2017 arda turan açıklaması

    birey olma hakkını kullanarak hür irademle fikrini belirteceğin yer sandıktır, kitleleri manipüle edecek internet ortamı değildir demek istediğim açıklama. yine demiş olduğu demokrasinin temel ve gerekli şartlarından biri olan fikrini ifade etmek, sandıkta oy atılarak yapılacak bir işlemdir. kim senin sandıkta verdiğin karara karşı çıktı veya zarfı attığın elini tutup da müdahale etti ki böyle bir açıklama yapma gereği duydun? böyle bir şey tabi ki olmadı, amaç propagandayı haklı çıkarma gayreti. propraganda ile demokratik hak kavramlarını karıştırmayalım, karıştırtmayalım.

    edit: özel mesajla hakaret eden sayın troll sıçmıkları da oluştuğuna göre doğru şeyleri dillendirmişim. ordoyo gotolmoyorom omo fokor ozgorologo vor. bak bok çukuru muptelası ibne, önce o ağzındaki uçkuru çıkar. lan totoş biz de zaten bunun fikir özgürlüğü olup olmadığı ile ilgili yorum yapıyoruz, beğenmiyorsan eksile geç. bir de yazdığım yazıya kendim inanıyor muymuşum diye mesaj geldi ki tam bir facia... yok kafama silah dayalıydı birader hiç işim olmaz.