debe başlıkları

türbanlı tıp öğrencisi

  • çankaya'nın first lady'si türbanlı olur mu tartışmalarında üniversite öğrencisiydim. şiddetle hayır olamaz diyordum çünkü öyle öğrenmiş, öğretilmiştim. sonra bir baktım ki oluyormuş.

    üniversitelere baş örtüsü ile girilmeyen yılları da gördüm. öğrenciler binanın hemen dışında başlarını açarlardı. ben de bunu olması gereken olarak karşılardım. çünkü üniversitelere başörtüsü ile girilemez demişlerdi, ben de inanmış, inandırılmıştım. bu yüzden bu zulmü, haksızlığı içime sindirirdim. sınıf arkadaşımın hemen yanı başımda binanın dış penceresini kendine ayna yapıp okumak için zorla başörtüsünü çıkarmasını makul, okumak için ödemeleri gereken bir bedel olarak gördüm. bu haksızlığa içimden bile ses çıkarmadım. çünkü üç beş oy için, birileri yerlerini korusun, varlık sebeplerini devam ettirsinler diye başörtüsü ile üniversiteye girilmez yalanına inanmış, inandırılmıştım. kendi aklımı kiraya vermiştim.

    sonraları insanların neye nasıl inanıyorlarsa öyle yaşamaları gerektiğini anladım. bu gerizekalı türban kompleksinden garip liberal bir aydınlanma ile vazgeçtim ve inanın çok rahatladım.

    üniversitenin son senesinde ise üniversite öğrencilerinine türban yasağının kalkmasına da şahit oldum. kendi intern grubumda olan ve sevdiğim arkadaşlarımın baş örtülerini takıp önlüklerini giyip çalışmalarını gördüm. aynı insanlardı, aynı ilkelerle çalışıyorlardı, aynı işi aynı ciddiyetle yapıyorlardı ama bir farkla; o gün hepsinin gözleri ışıl ışıldı, hepsinin gözleri gülüyordu.

    türbandan korkmayın tahammülsüzlükten korkun, türbana tahammülsüzlüğün maşası olmayın, sınıf arkadaşınızın, komşunuzun, çocukluk arkadaşınızın destekçisi olun. biz beraber oldukça güçlüyüz, birkaç oy için manipüle edilmeyin. bu insanlar düşman değil, herkes ile eşit vatan evladı. bunu unutmayın.