debe başlıkları

pucca'nın yedi yıl hapis cezası alması

  • bu ülkede tanımında "özendirmek" geçen bir suç olmasından utanıyorum. özendirmek nedir? ben şimdi sana git kendini uçurumdan at desem bu özendirme midir? ya da millet kendisini boğaz köprüsünden atıyor desem? ya da intihar edecek olsanız hangi noktayı seçerdiniz diye sorsam? ya da mesela kendimi uçurumdan atsam?

    buradaki yorumlardan da anlaşılacağı gibi türk halkının çoğunluğunun kafası almıyor. çocuğunuzu uyuşturuculardan korumanın yolu uyuşturucuların varlığının konuşmasını engellemek olamaz. evladınızın uyuşturuculardan korumak için onu kenara çeker, kendisiyle bir birey olduğunu hissettirerek konuşur, uyuşturucuların zarar ve tehlikelerini kendisine anlatırsınız. siz bir ebeveyn olarak üzerinize düşen görevi yaparsanız çocuğunuz internette gördüğü bir geri zekalının sorduğu soruyu okuyup uyuşturuculara özenmez. hoş, bunları yapmasanız da kimse kimseyi, hele ki salakça bir soruyla uyuşturucu batağına çekemez.

    türk adalet sistemi tam anlamıyla ilkeldir. özendirme diye bir suç olamaz. kişi kendisinden sorumludur. yaşı ufaksa da kendisinden ebeveyni sorumludur. suçu övmek diye bir suç da olamaz. bir şeyin yasak olup olmadığı kanunlarla belirlenmişse gün gelir o kanunlar değişir ve bakarsınız ki eskiden suç olan şey artık suç olmaktan çıkmış. bunun adına ilerleme denir. ancak bu ilerlemenin olabilmesi için birisinin çıkıp toplumu suç olarak kabul edilen şeyin suç olmaması gerektiğine ikna edebilmesi gerekir. bunun için de kanunların suçu övme, suça özendirme gibi şeyleri suç olarak tanımlamaması gerekir. buna da ifade özgürlüğü adı verilir.

    şöyle birkaç örnek vereyim. galile zamanında dünya'nın evrenin merkezi olmadığını iddia etmek yakılmayı gerektiren bir suçtu. 1865'e kadar abd'de kölelik vardı. 30'larda alkollü içkiler yasaktı. 60'ların ortalarına kadar ırk ayrımcılığı vardı, yakın zamana kadar neredeyse dünyanın her yerinde eşcinsellik suçtu. yukarıdaki örnekler için galile haricinde kimse bunlar suç olmamalıdır dediği için suçlanmadı. kimse suçu övmek suçuyla yargılanıp ceza almadı. bu kanunlar değişti çünkü insanların kanunun yanlış olduğunu iddia edip bu konuda kamuoyunu ikna etmeye çalışmalarına kimse engel olamadı. kamuoyunu kanunun yanlış olduğuna ikna edebilirseniz o kanun eninde sonunda değişir. eğer kanun doğru bulunuyorsa değişmez. ancak bu tartışmanın yapılabilmesi için demokratik altyapının mevcut olması gerekir. karşıt düşüncelerin sesinin kesildiği yerde demokratik tartışma olmaz, iktidar istediği kanunu dikte edip bunun tartışılmasını suçu övmek, suça özendirmek suçlamalarını kullanarak engeller.

    bu nedenle toplumsal değişimler ya ifade özgürlüğünün olduğu ülkelerde birilerinin halkı o değişime ikna etmesiyle ve o değişimin dünyaya yayılmasıyla gelişir, ya da ifade özgürlüğünün olmadığı ülkelerdeki kanlı devrimler ve halk ayaklanmalarıyla. şanslıyız ki bu güne kadar çoğunlukla demokrasinin işlediği ülkeler (belki de bu özellikleri sayesinde) güçlü kalabilip dünyaya yön verebildiler. örneğin 2. dünya savaşının kazananı mihver devletleri olsaydı bugün bütün dünyada ırk ayrımcılığı devam edecek, belli ırklar köle olarak kullanılacak, belli ırklar, eşcinseller, engelliler ve muhalifler yakalandıkça öldürüleceklerdi.

    konu dallanıp budaklandı ama yeniden temeline dönelim. dünyanın daha iyi bir yer olabilmesi için iyiye doğru bir değişim zorunludur. değişimin de halkın istekleri doğrultusunda barışçıl yollarla gelebilmesi için tartışılabilmesi gerekir. kanunları değişmez ideal gerçekler olarak görüp tartışılmasını engellerseniz bunlardan hiç birisi gerçekleşemez. o nedenle kanunlara muhalefet edebilme hakkı demokrasilerin olmazsa olmazıdır. ve tabi ki kanunlara muhalefet edebilme hakkının olduğu bir yerde suçu övmek, suça özendirmek gibi ilkel suçlar da olamaz.

    bu demek değildir ki kanunu istemeyen kanuna karşı gelebilsin. güncel örnekten gidersek, insanların uyuşturucu tehlikeli değildir diyebilme hakkı olmalı ancak kanunu değiştirecek desteği bulamadıkları sürece uyuşturucu ticareti yapmaları suç teşkil etmelidir. ancak hangi uyuşturucuyu kullanırdınız gibi naif bir soru için 7 yıl hapis cezası vermek, karnını doyurabilmek için çaldığı ekmek yüzünden kürek cezasına çarptırandan bile daha absürt, daha despot, daha insanlıktan nasibini almamış bir adalet sisteminin varlığına işaret eder.