debe başlıkları

the shawshank redemption'ın çok abartılması

  • sinema bilgileri imdb top 250'deki 80 sonrası çekilen filmlerden ibaret olanların the shawshank redemption'ı en iyi sinema filmlerinden biri sanmasından ötürü doğan abartmadır. en iyi filmlerden biri değildir, genel beğeniye en çok uyan güzel bir filmdir. bu tarz bir tartışmaya normalde girmem, girmemim sebebi bunu belirttiğin zaman dahi ekşi sözlük'te tepkiyle karşılaşma durumu ve kimsenin analiz etmemesi. gayet güzel filmdir, ama genel beğeni en iyi film demek değildir, başka faktörlere de bakmamız gerekir en iyi filmi belirlemek için.

    bana -ve birçok eleştirmene- kalırsa, "dünyanın en iyi filmi" hatta "dünyanın en iyi filmlerinden biri" etiketini alan bir filmin bu yükümlülükleri üzerinde taşıyabilmesi için belli başlı gerekliliklere sahip olması gerekir. bu tüm sanat dalları için de geçerlidir. mesela beethoven senfoni no. 9 klasik müzik tarihinin en büyük yapıtlarından biridir, neden ? çünkü döneminin üzerinde, hala etkisi devam eden, yeni şeyler sunan, birçok besteciyi etkilemiş, geçmişten farklı, orijinal, sadece müzikle ilgilenleri değil toplumu etkilemiş, formun üzerine çıkmış, yaşam ve insan üzerine bir anıttır, bu yüzden kimse tutup da yadırgamaz en büyük eser denmesine. yine aynı şekilde charles baudelaire'nin les fleurs du mal eserine veya rembrandt van rijn'in gece bekçilerine benzer "en büyük yapıt" söylemini söylerseniz kimse kolay kolay bir şey diyemez çünkü beethoven'ın 9. senofinisi için müzikteki anlamına eşdeğer güçtelerdir.

    sinema dünyasında da böyle bir aramaya girişsek the shawshank redemption bu yakıştırmayı ne kadar hak eder ?
    başta da dediğim gibi, "dünyanın en iyi filmi" hatta "dünyanın en iyi filmlerinden biri" etiketini alan bir filmin bu yükümlülükleri üzerinde taşıyabilmesi için belli başlı gerekliliklere sahip olması gerekir, öznel bir hitabı kadar nesnel bir gücünün de olması gerekir.
    bu film bu gerekliliklerin hiçbirini tam manasıyla karşılamıyor. ekşi sözlükte gereksiz yere putlaştırılan şeylere hatta dünya çapında benzer bir konumda olması nedeniyle bunu tek tek incelemek istedim.

    sinema için sözünü ettiğim gereklilik nelerdir, öncelikle onlara bakalım:

    * müthiş bir yönetmenlik örneği mi ?

    * efsane bir oyunculuk mu içeriyor ?

    * kusursuz, çoklu alt metne haiz ve orijinal bir senaryoya mı sahip ?

    * yönetmenleri etkilemiş mi ?

    * sinema ve diğer sektörleri etkilemiş mi ?

    * sinemaya bir yenilik (teknolojik vesaire) getirmiş mi ?

    * zamanında sosyokültürel bir etkisi olmuş mu ?

    * zamanının ötesinde mi ?

    * çok mu sanatsal ?

    * çok mu felsefi ?

    * çok mu orijinal ?

    * çok mu yaratıcı ?

    * farklı unsurlarda da kusursuz mu ? (soundtrack vesaire)

    bir filmin "en iyiler" kervanına katılabilmesi için bence bu gibi kriterlerden çoğunu karşılaması gerekir. bu film ise bence hiçbirini tam manasıyla karşılamıyor. halbuki karşılayan başka filmler var sinema sanatında. şimdi her kriteri tekrar tekrar daha detaylandırıp inceleyelim:

    * müthiş bir yönetmenlik örneği mi ?
    frank darabont iyi bir yönetmenlik çıkardığını söyleyebiliriz ama a sınıfı bir yönetmen olmadığı gibi bu filmde a sınıfı yönetim yok. darabont'un uzun metrajlı sadece 4 filmi var ve sadece iki tanesinin önemli olduğunu söyleyebiliriz (biri bu diğeri de the green mile), ama yine de film sayısı bir yönetmenin iyi olup olmadığını göstermez. andrey tarkovski, ingmar bergman, federico fellini, robert bresson, françois truffaut, krzysztof kieslowski gibi yönetmenlerin çektiği en basit sahne bile bir resim tablosunu ya da psikoloji romanı etkisi uyandırabililir; karakterin düşüncelerini ve duygularını dışavurumunun kusursuzluğu ve düşsel analtımı ile etkilenebilirsiniz. ya da daha popüler ve günümüze yakın yönetmenleri ele alalım; david lynch, tim burton, quentin tarantino, martin scorsese gibi gibi; beğenmeyebilirsiniz ama hepsinin kendi tarzı ve karakteristik bir çekim anlayışları vardır, kamera açılarından kullandıkları müziklere veya dekorlara kadar filmlerinde birçok yerde kendi imzaları vardır. frank darabont ise böyle bir yönetmen değil. filmin yönetimi iyi olsa bile atıyorum alfred hitchcock gibi bir yönetmenin filmi ile karşılarştırmak güçtür, gülerler.

    * efsane bir oyunculuk mu içeriyor ?
    büyük bir filmi büyük yapan etmen senaryo ve yönetmen ile oyunculardır. başröl tim robbins, yardımcı rol morgan freeman. ikisi de rollerinin hakkını vermiş, buna bir şey diyemem, iyi de oyuncular. fakat "dünyanın en iyi filmi" unvanını alan filmde ikonik bir oyunculuk beklememiz de hakkımız. 1928 tarihli la passion de jeanne d'arc filmindeki maria falconetti'nin jeanne d'arc rolü,on the waterfrontdaki marlon brando'nun oyunculuğu, smultronstället'te eski deha yönetmen victor sjöström, lawrence of arabia'daki lawrence rolü ile peter o'toole, dr. strangelove'da tam birbirinden farklı tam 3 karakteri oynayan peter sellers, sunset blvd'da gloria swanson, one flew over the cuckoo's nest ve the shining'de farklı şekillerde deliren jack nicholson, der untergang'de hitler'i canlandıran bruno ganz vesaire örnek çeşitli ikonik oyunculuklardan bazıları. bu filmde ise bunlara eşdeğer bir oyunculuk söz konusu değil.

    * kusursuz, çoklu alt metne haiz ve orijinal bir senaryoya mı sahip ?
    filmin senaryosu stephen king'in 1982 tarihli rita hayworth and shawshank redemption romanına dayanıyor, senaryonun bir roman adeptesi olması "en büyük film" bazında baktığımız zaman - hane olarak değerlendirebiliriz ama bunu bir kenara bırakıyorum çünkü senaryo belirtmeliyim ki sandığınız kadar orijinal değil, daha önce benzerleri çekildi. un condamne a mort s'est echappe (1956), escape from alcatraz (shawshank redemption buradan bayağı bir beslenmiş) ve the great escape (1963) bazı ünlü örnekler. temeller ve bazı detaylar bu filmlerden alınma. filmin senaryosunda olup da bu filmlerde de olan fazlaca detay var. ki şahsi görüşümüme göre atıyorum un condamne a mort s'est echappe çok daha kaliteli bir filmdir esaretin bedelin'den ama neyse girmeyelim bunlara.
    esaretin bedeli birden fazla altmetin barındırsa da çok güçlü olduklarını düşünmüyorum, çok daha yönlü ve çeşitli senaryoya sahip filmler var. ve tabii orijinal olan.

    * sinema teknolojisine katkısı olmuş mu ? (özel efektler)
    hayır. ama aynı dönemlerde çıkan forrest gump, jurassic park gibi filmlerin böyle bir etkisi bulunuyor.

    * yönetmenleri etkilemiş mi ?
    büyük ölçüde hayır. elbette etkilenen isimler olmuştur ama büyük çapta ve isimlerde değildir. kimi filmler vardır her yönetmeni etkilemiş, geleceğe yön vermiştir. örneklemeye üşendim şuan.

    * sinema ve diğer sektörleri etkilemiş mi ?
    hayır. kimi filmler sinema dahil tüm diğer sektörleri etkiler ama bu filmde böyle bir şey söz konusu değil. mesela etkileyenlere örnek: star wars.

    * zamanında sosyokültürel bir etkisi olmuş mu ?
    hayır. kimi filmler vardır; dönemin moda algısını, beğenilerini, müzik zevklerini, trendlerini, ilgilerini tümden etkileyebilen; ama bu filmde böyle bir şey söz konusu değil. etkileyenlere örnek: jurassic park (dinozor çılgınlığı) veya rear window (grace kelly'nin giydiği v yaka kostüm kadınlar arasında çok popüler olması)

    * zamanının ötesinde mi ?
    hayır. filmin çıktığı 1994 yılından 22 sene geçti belki bu değerlendirmeyi yapmak o yüzden doğru olmaz, fakat 90'lardaki filmlerden fazla bir şey sunmuyor. zamanın ötesi denilen film o yıllarda kimsenin çekmeyi akıl edemeyeceği ve günümüzde bile şaşırtabilecek şeyler olmalı. örneğin 1927 tarihli metropolis.

    * çok mu sanatsal ?
    sanattan ne anlaşıldığına göre değişir. fakat bir tarkovski, bunuel ya da godard filmi kadar sanatsal olmadığı gayet açık.

    * çok mu felsefi ?
    hem hayır hem evet. holywood filmleri için derin bir film olduğu söylenebilinir ama uzakdoğu, avrupa ve rus sinemasına ile karşılaştırdığımızda sığ bir filmdir, felsefi derinliği yoktur. az çok düşünüp sorgulayan birinin bu filmden çıktıktan sonra derin düşüncelere dalacağını düşünmüyorum.

    * çok mu orijinal ?
    benzer filmlerin olduğunundan bahsetmiştik.

    * çok mu yaratıcı ?
    hayır. bize yeni bir dünya yaratmıyor ya da jean cocteau vari şiirsel bir masal dünyası da yok.

    * farklı unsurlarda da yeni bir şey sunuyor ya da diğer büyük filmlerden önde mi ? (soundtrack vesaire)
    hayır.

    işte bu sebepten abartılmış bir filmdir. iyi güzel filmdir ama sinema tarihine damga vurmuş, kusursuz, yönetmenleri etkilemiş, yön vermiş aynı zamanda izleyeciye de hitap eden onlarca film varken esaretin bedeline "gelmiş geçmiş en iyi filmlerden biri" yakıştırması yapmak yersiz oluyor... böyle bir şey için öznel beğeni yetersizdir.

    edit: kimsenin zevkine laf ettiğim veya daha bilgiliysem daha zevkliyimdir de gibi bir söylem içerisinde değilim. çok bilgili olup zevk sahibi olmayan nice insan var, onlardan biri ben de olabilirim pekala. demek istediğim oldukça yalın ve basit: bir filmin en büyük olarak anılabilmesi için genel beğeninin yanında farklı faktörlere bakmanın da gerekliliği, ve bu doğrultuda baktığımızda esaretin bedeline "en büyük film" yakıştırmasının yersiz olması. en güzel film ile en iyi film farklı şeyler. imdb'i genel olarak en beğenilen filmleri listeliyor ister istemez, fakat nesnel bir bakışla en beğenilen film en büyük film olmuyor, kısacası demek istediğim bu.