lebron james

  • oyunculuğu malûm ama bir de kişiliğine bakmak lazım. karakteri hakkında fikir verecek çok ilginç bir anekdot:

    lebron james cavs'in tarihindeki ilk ve tek efsane şampiyonluğunu kazandıktan sonra bir gün, cleveland'dan mütevazı bir arabayla, tebdil-i kıyafet detroit'e geçiyor. bildiğiniz gibi bu iki şehir yakındır araları 300 km'den az.

    lebron detroit'te gezip şehrin iyi mekanlarında falan takılıyor. detroit'i bilenler vardır, amerikan otomotiv sanayisinin çöküşünden sonra tum abd'deki en hızlı küçülen şehirdir ve suçun da başkentidir. bu yüzden lebron tamamen tanınmayacak hale kendini sokup bu perişan mahalleleri yerinde görmek istiyor. altında 2004 model chevy aracıyla başlıyor dolaşmaya.

    eninde sonunda korkulan oluyor ve silahli iki genç nigga lebron'un önünü kesip, "hey uzun ahbap açız ve zor durumdayız" diyerek lebron'un cüzdanıni istiyorlar.

    lebron bunlara "bakın ben zengin biri değilim cüzdanımda sizin için sadece 100 usd cash var ama eğer isterseniz size bir başka hediye verebilirim. ve jesus şahit olsun ki bu sizin için daha hayırlıdır" diyor.

    bunun üzerine soygunculardan biri "lanet olsun sana pis zenci derhal 100'lüğü tosla" deyip parayı alıyor.

    ancak diğer genç ben parayı istemiyorum "bu adam bir hurma çekirdeği de verse onun hediyesini alacağım" diyor ve kalıyor. diğer soyguncu lanet olsun adamım sen kafayı mı üsüttun gibisinden konuşup kaçıyor.

    akabinde lebron kalan çocuğu arabasına kadar yürütüyor ve bagajı açıp çocuğa bir tepsi baklava veriyor. ve çocuğa "senden ricam bu baklavayı kimseye satma ya da verme sadece kendin ye, umulur ki, böylelikle tanrı ve jesus sana sahip çıkar" diyor.

    bu sözler üzere imana ve izana gelen o genç ilzam olmuş şekilde eve dönüyor. acıktıgi anda da başlıyor baklavayı yemeye. elbette bir günde bir tepsi baklavayı bitiremiyor. ertesi gün şeytan aklına giriyor yediğini yedin kalanını sat diyor ama çocuk şeytani dinlemiyor. ve baklavanın son dilimlerini yerken ağzına cat diye bir nesne geliyor. neredeyse dişlerini kıracak olan şeyi çıkarınca bir bakıyor ki, gösterişli bir yüzük.

    kimseye göstermeye kiyamadigi yüzüğü internetten araştırınca anlıyor ki, lebron james'in en değerli şampiyonluk yüzüğü.

    yine şeytan aklına giriyor bir bakıyor ki yüzüğün değeri milyonlarca dolar. koleksiyon değeri ile açık artırmaya sokulsa hesapsız para edecek. ancak gencin yine kalp gözü açılıyor ve ne pahasına olursa olsun bu yüzüğü sahibine iade edeceğim diyor.

    uzatmayalım ilk otobüse atlayıp cleveland'a dönüyor ve lebron james'i görmek istiyor ancak elbette koruma ordusunu geçemiyor.
    orada korumaların başındaki adama yalvarıyor, kendisine "sadece detroit'teki arkadaşı baklavanın hatri için gelmiş" deyin diyor. bu mesaj iletilir iletilmez yol kenarında bekleyen çocuğun önünde devasa bir jeepin kapısı açılıyor. lebron çocuğu maiikanesine aldırıyor.

    çocuk bu yüzüğü asla kabul edemeyeceğini bundan sonra namusuyla işportacı olarak tako satacağını fakat hırsızlık yapmayacağını söyleyip yüzüğü geri veriyor. lebron cocuktan tum kimlik bilgilerini alıp onu özel araçla geri gönderiyor.

    son olaydan 1 hafta sonra çocuğun kapısı çalıyor. acinca karşısında takım elbiseli iki adam görüyor. kendisine bir banka cüzdanı uzatıyorlar. buna göre artık ölene kadar o hesaba her ay 10.000 usd yatırılacağı söyleniyor ve tam sağlık sigortasi da yapılmış durumda. çocuk gözyaşları içinde diz çöküp ağlıyor, "kurban olduğum rabbim, bu dünya lebron james'lerin yüzü suyu hürmetine dönüyor"diyor.

    ancak kendisinden istenen tek bir şey var, bu hayır hasenatin gizli kalması.

    işte o lebron james aslinda böyle bir gönül sultanı.

    kaynak: az bilinen lebron menkıbeleri - frankie jason fincher bölüm 1 sayfa 154.

    ayrıca: 86444235

  • gecen sene finale tasıdıgı takım, su an nba sonuncusudur.
    kendisinin ne seviye bir oyuncu oldugunu anlamak icin, gecen seneki takiminin su anki haline bakabilirsiniz.

  • kendisinin birinci siradan secildigi 2003 draftinin ikinci turunda lakers tarafindan secilmis luke walton onderliginde sampiyonluk kovalamaya karar vermis basketbolcu.

  • gençler, lebron gerçekten saygı duyulacak, zevkle izlenecek büyük bir yetenek. ama jordan'la falan karşılaştırıyorsunuz, ayıp.

    magic johnson gibi bir efsanenin "burada bir jordan var, bir de diğerleri, yani biz." dediği adam jordan. karl malone gibi bir efsanenin kariyerini yüzüksüz bitirmesinin sebebi. shaq gibi bir adam jordan için "benim hayal bile edemeyeceğim şeyleri çok kolaymış gibi yapıyor." diyor. bugün pippen vs hala hatırlanıyorsa bu jordan sayesinde.

    salaklaştınız iyice ya. kimse lebron'a kötü diyemez. adam makina. ama arkadaşlar, jordan'a karşısında en çok zorlandığı savunmacıyı sorduklarında smith'i söylüyor. smith'e soruyorlar, "jordan'ı izlemek varken savunmak pek aklıma gelmiyor" diyor.

    jordan'ı greatest of all time yapan klavye başındaki ergen izleyici değil, basketbol yorumcuları da değil, ona bu payeyi dönemin superstarları verdi. basketbol'un çizgisini değiştiren birinden söz ediyorsunuz, aklınızı başınıza alın.

  • basketbol oynamanın yanı sıra bazı takım arkadaşlarına "bak şu potaya atıcaz biz" diye belirtme gibi bir görevi olan kral

  • beni ve alkolik 3 arkadaşımı, pekala nba finaline çıkarabilecek insan üstü adam.

  • şu anki maçın ilk yarısının tamamında sahada kalıp 25 sayı - 5 ribaund - 5 asist yaptı.

    konferans finali 6. maçı ve adam 34 yaşında.

    amme hizmeti ; molalarda şunu izleyip dünyanın en profesyonel sporcusunu görebilirsiniz.

    maç sonu ; düştü, kalktı, kevin love sakatlandı, blok yedi, blokladı, maç sonu 2 üclük attı, fişi çekti. 46 dakika oynadı. 46 sayı - 11 ribaund - 9 asist

    kim bilir belki hala oynuyordur.

  • şaka maka bütün nba kariyeri akp döneminde gerçekleşmiştir :(

  • kuzeyi de krallığına bağladı.

  • bu gözler ne bireysel performanslar, ne one man show'lar gördü. hepsi de çok özeldi. lakin ben bu adam kadar uğraşanı görmedim.

    itiyor , zorluyor , düşüyor, kalkıyor , al da at diyor sokamıyorlar valla ben yoruluyorum ekran başında. en son sikerim yapacağınız işi diyor, giriyor içeri atıyor. dönüp takıma ebenizi sikeyim ebenizi dese yeridir.

    edit ; son saniye basketi ile maçı kazandırdı. 44 sayı - 10 ribaund - 8 asist. ulan ne güzel adamsın sen ya.